Defne' nin Dilinden.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Defne' nin Dilinden.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2013 Pazartesi

Beyaz Esya :)

Tum aile salondayiz, rutin bir aksam
TV acik bir yandan
Defne' nin beyaz bir sandalyesi var, onun yanina gitti birden ve,"anne, biz bu sandalyeyi Vestel' den mi aldik?" dedi. Hayir kizim neden sordun dedigimde; " biraz once televizyonda " beyaz esya Vestel' den alinir" dedi ama" dedi :)
Canim kizim benim, ne kadar saf, ne kadar yalinsin. Bayiliyorum yorumlarina :)
Cok guldum, cok eglendim. Sonraki ilk isim beyaz esyanin ne oldugunu anlatmak oldu tai ki :)))

25 Temmuz 2013 Perşembe

Kardeş Maceraları

Haziran sonu, Melisa henüz bir aylık. Bir gün annemle birlikte yıkıyoruz onu. Banyodan çıkarken ağladı biraz. Defne hemen koşup geldi ve “ Neden canını acıtıyolsunuz kaydeşimin, ona zayay veriyoysunuz, bakmayı bilmiyo musunuz bu çocuğa?” diye azarladı bizi J

25.07. 2013 . Saçları sürekli açık Defne’ nin bu aralar.  Hiç toplamak istemiyor. Melisa yakalamış saçından çekmiş. Defne geldi yanıma dedi ki, “Anne kaydeşim neden senin saçını çekmiyo hep benimkini çekiyo? “ ben de dedim ki, “Defne’ cim ben topluyorum saçlarımı da o yüzden çekmiyor benim saçımı, hem o daha çekmemesi gerektiğini bilmiyor ki”
Ben anlatırken Defne döndü kardeşine ve şöyle dedi ;
“Melisa’ cım sen sakın üzülme tamam mı, ben sana kızmıyolum, senin yaptığın bi davranışa kızıyolum. Hem ben sana doğlusunu öğleteyim, benim saçımı çekmemen gelekli tamam mı? Sen saçımı çekelsen benim kafamda saç kalmazsa, bana Kel Defnee, kel Defneee demezlel mi? Çekme saçımı tamam mı ablacım “ J

23.06.2013. Melisa’ nın mevlüt törenindeyiz. Herkeste başörtüsü olunca Defne de gitti taktı bir başörtüsü, geldi oturdu Hülya annesinin yanına. Baktı herkes Yasin kitabını okuyor, gitti odasından bir kitap aldı geldi ve dizinin üstüne koyup ağzını kıpırtadarak okumaya başladı J, bir ara Hülya hanım’ a ; “Hüğya anne, hoca nece konuşuyo, bu ingilizce de değil, Tülkçe de değil” demiş J

Müthişsin kuzum benim...

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Sevdiğim Defne Kelimeleri :)

Süper konuşuyor benim meleğim. Kendisini, duygularını gerçekten müthiş ifade ediyor. İfade, muhakeme anlamında yaşıtlarının üstünde bir başarı sergiliyor :)  Çok da akıcı aslında konuşması. Sadece zaman zaman “r” harfini “l” ya da “ y” olarak çıkartıyor. Ama bazı kelimeleri halen farklı söylüyor ve ben oan bayılıyorum, her fırsatta tekrarlatıyorum ona J

İşte bu sevimli mi sevimli kelimeler..

Balak ( Bırak )

Velel misin? ( Verir misin? )

Gelel misin? ( Gelir misin? )

Bremen Mızıcıkılal ( Bremen Mızıkacıları )

Asösöl ( Asansör )

Aaanaaneee ( Anneanne )

Emelika ( Amerika), Ekhisal ( Akhisar), Selon ( Salon )

28 Haziran 2013 Cuma

Akıllı Bıdık


Evde oturuyoruz, “anne dolapta senin çikolatan var, bi parça getiyeyim mi sana” dedi. “Yok canım” dedim “teşekkür ederim hiç canım istemiyor”

Defne : “aaa ama olmaz anne beni mi kıyacaksın ( kıracaksın ) bir parça ye bari”

Ben : istemiyorum tatlım teşekkür ederim

Defne : Anne nolul kıyma ( kırma ) beni

Dayanamadım. E peki getir o zaman dedim.

Getirdi vee ben yerken bana aynen şöyle dedi gülerek;

“aşkolsun anne, kayşimda ( karşımda ) çikolata yiyosun benim de canım istiyo, bana da velel misin ( verir misin ) bir payça ?”

Akıllı kuzu canı çikolata istemiş vermeyeceğimi bildiği için böyle bir yöntem uygulamış JJJ

5 Nisan 2013 Cuma

Kızımın Kardeşi Oluyor-3


Bir gün oturuyoruz evde, “anne, ben kaydeşim doğunca hiç televisyon seyretmiycem, ona ölnek ( örnek ) olmam lazım” dedi. Kuzum dedim, sen izlersin tabi ki, kardeşin olacak diye kendini çok kısıtlamaman gerekli, ancak onun bulunduğu zamanlarda izlememeye özen gösterirsin belki J

Hello Kitty li bir bilekliği var. Birgün okula giderken onu takmak istedi. Ancak küçük geldi. “Defne’ cim bu senin canını acıtır, takma istersen” dedim birden ağlamaya başladı. “ama ben bilekliğimi kaydeşime veymek istemiyorum ki” diye..Hemen aldım ellerini ellerimin arasına, “Defne’ cim, o bileklik ve diğer tüm eşyalar senin, onları kardeşine verip vermeme kararın tamamen sana ait eğer istersen verirsin, istemezsen vermezsin tabi ki” dedim. “Ben bunu biyaz düşüneyim” dedi. Akşam okuldan aldım eve dönüyoruz, yolda, “anne, ben düşündüm ve eşyalayımı kaydeşime velmeye kalal veldim, veymezsem küçülecek ve kaldılıcaz böylece hiç göyemiycem ( göremeyeceğim ), eğel kaydeşime velilsem ( verirsem ) onun üzelinde hep gölülüm ( görürüm )” dedi. Aferin benim akıllı kızıma J

Bir gün annemlerdeyiz, Defne’ yi kucağıma aldığım ilk anneler günündeki resmimiz bir çerçevede duruyor. O resmi aldı eline, koşarak yanıma geldi ve “ anne sen beni eskiden kucağına alıldın ( alırdın ) aytık hiç almıyolsun kaydeşim doğunca hep onu alacaksın” diyerek ağlamaya başladı. Ama ne a ağlamak, hıçkırırarak iç çekiyor resmen. Oturdum koltuğa, oturttum  kucağıma ve başladım anlatmaya “Defne’ cim, şu an seni kucağıma alırsam belim çok zarar görür o yüzden alamıyorum ama kardeşin doğduktan sonra seni tekrar kucağıma alacağım tabi ki “ dedim, rahatladı biraz ama 10 dk kadar bebekçe davranışlar içine girdi; emekledi, bebekçe konuştu vb. Biz de oyuna dahil olduk ve kısa süre sonra rahatladı. Canım benim, ona olan sevgimin azalacağını düşünüyor herhalde hiç mümkün mü öyle bir şey!!

21 Mart 2013 Perşembe

Kaydeşim de tadına baksın..


Arabadayız. Pazar kahvaltısında ne yapacağımızı konuşuyoruz Selçuk ile.  Arkadan lafa karıştı hemen , “Pişi yapalım, siz kıymalı yelsiniz, ben de boş.” Hemen ardından da ekledi, “anne sen de bi tane boş ye olul mu, böylece boş pişinin de tadına bakmış olul”

4 Ocak 2013 Cuma

Öğretmeni ile zevkli diyalog

Geçenlerde okulda öğretmeni ile sohbet ederlerken öğretmeni demiş ki, "Defne' cim seni çok seviyorum yemek istiyorum seni"
Defne' den hemen gelmiş cevap;
"Yani övetmenim sen de çok komiksin, ben kocaman insanım, hiç yiyebiliğ misin beni, eğer çok istiyoğsan gidip bi balık alalım hemen içine Defne yapğağı koyup pişiğelim sen de onu ye, böylece "Defne"yemiş oluğsun" :)

Şok oluş öğretmeni verdiği ceap karşısında, bana anlattı ben de koptum gülmekten, bu hazır cevaplıkla sonu ne olacak bu kızın çok merka ediyorum doğrusu :):):)

Defnoş'un ilk ingilizce cümlesi

Okulda hergün 1-1,5 saat kadar ingilizce dersleri oluyor Defne' lerin. Kelime öğrenme ağırlıklı geçiyor ancak öğretmeni sadece ingilizce konuşuyor çocuklar ile.

Henüz cümle kurma üzerine bir çalışmaları olmadı, ama sanırım öğretmeninin ingilizce konuşuyor olmasından dolayı az-çok cümle hakkında fikir sahibi oldu ki, bugün aşağıdaki gibi bir cümle kurdu küçük hanım;
Is baby in Özge :)

"is" in yeri yanlış, biraz soruvair oldu ancak kızımın kurduğu ilk inglizce cümle olması açısından oldukça anlamlı benim için. İçeriğinin yine kardeşi ile ilgili olması ise daha bir özel.

benim çok hoşuma gidip de mutlu olduğumu söyleyince, olayı biraz daha ilerletti ve espri ile karışık bir cümle  daha kurdu;

"Baby duck is in Özge" :), kardeşin ördek mi annecim neden öyle dedin deyince, "suda yüzüyo ya canim" dedi bana :)

Zamane çocuklara yetişmek mümkün değil gerçekten...

26 Aralık 2012 Çarşamba

Anne Sen de Hiçbirşey Bilmiyorsun :)

Geçenlerde kitap okuyoruz Defne ile.İş Kültür yayınlarından aldığım Minik Dahi Gözler kitabı. Gözler ile ilgili bir çocuğun anlayabileceğ boyutta resmederek anlatmışlar herşeyi.

Kitabın bir yerinde, bir cismi gözün nasıl gördüğü ve algıladığı ile ilgili bir resim var. Cisim düz iken gözün arka tarafında gidiyor görüntüsü ters olarak ve beyine gönderiliyor, beyin bu cismi algılamamızı ve düz olarak görmemizi sağlıyor ana konsept bu şekilde. Bunu ben de anlatmaya başladım kendisi üzerinde göstererek, gözün cismi beynine gönderir derken kafasını tuttum
Bu sırada bana dedi ki, “anne ama beynimiz kafamızda değildiy ki”

Ben :Nerededir peki?
Defne: Yani anne sen de hiçbir şey bilmiyorsun, midemizde oluy tabi ki !

Ben : SOK! Neden öyle düşünüyorsun Defne’ cim?
Defne : Anne sen de bir alemsin, ceviz neye benzey? Beyine. Peki ceviz yediğimiz zaman neyeye gidey? Midemize tabi ki. E o zaman beynimiz müdemizdediy!!!

Kısa süreli bir şaşkımnlık yaşadım. Kurdupu muhakeme çok hoşuma gitti gerçekten. Sonra başladım anlatmaya. “Defne’ cim ceviz şekil olarak beynimize benzer evet ama beynimiz değildir. Ceviz yediğimiz zaman beynimiz de çok güçlenir, gelişir ve daha akıllı oluruz. Ama beyin ile ceviz farklı şeylerdir. Evet haklısın ceviz yediğimiz zaman kesinlikle midemize gider ancak beynimşz kafamızın içindedir ve düşünmemizi sağlar. Sen nerden düşünürsün?
Defne : Kafamın içinden.

Ben : Evet kesinlikle. İşte düşünmemizi beynimiz sağladığı için  kafamızın içinden düşünürüz
Biraz durdu düşündü, sindirdi söylediklerimi ve “tamam annecim” diyerek ikna oldu J

Çocukların düşünce şekilleri çok ilginç ve keyifli oluyor gerçekten J

27 Ekim 2012 Cumartesi

Ben hiç evlenmeyeceğim ...


Deniz kızı Ariel kitabı okuyoruz gece yatmadan önce. Masala göre Ariel, prens Erik ile evlenince gemiye atlıyor ve babasından ayrılıyor. Babası da arkasından el sallıyor. Defne bu sahneden çok etkilendi ve başladı ağlamaya “ anne ben hiç evlenmiycem,  hep sizinle yaşıycam” dedi hıçkırarak ve bana sımsıkı sarılarak.  O sırada babası geldi ve ona da sarıldı. “Ben hep sizinle aynı evde yaşıycam, hiç evlenmiycem, sizden ayrılmıycam” dedi yine. Bizim yorumumuz şu oldu : “ bu sözünü sakın unutma olur mu minik kuş J”

O gece koynumda uyudu arada iç çekemelere devam ederek. Meleğim benim, sen büyüsen de, evlensen de hep benim küçük kızım olarak kalacaksın JJJ

21 Ekim 2012 Pazar

Defne’ den İnciler..


20.10.2012. annemlerdeyiz. Defne çikolata yemek istiyor. Selçuk, “çikolata zararlı aslında yememen lazım” deyince, cevap anında geldi “madem o kadal zalallı ( zararlı )  neden satıyollal o zaman? J hem kola da zalallı, sis de onu içmeyin o zaman...”

3.10.2012.Geçenlerde parka gittik. Defne bir salıncakta sallanıyordu. Yandaki salıncak da boş olmasına rağmen bir çocuk geldi illa Defne’ nin salıncağına binmek istedi.  Defne salıncağını vermedi : ”ben senden önce deldim ( geldim) o yüsden  bu benim hakkım hem yandaki bos ona bin sen bakiim“ dedi. Kız ısrar etti ama Defne hiç pes etmedi. Bir ara annesi de sen in yandakine bin diyecek oldu Defne’ ye, Defne hemen tepki verdi ona, “hayıy, ben önce deldim, yandaki boş ona binebiliy bi keye”

Afferin benim kızıma, hakkını savun böyle hep olur mu ? J

30.09.2012. piknikteyiz arkadaşlar ile. Defne taş topluyıor her zamanki gibi J. Bir ara taşları yıkamaya gitti ve üstünü ıslattı. Benim kızacağımı bildiği için ilk tepkisi şu oldu ( elleri iki yana açarak ) “Meyak etme anneee, heyşey kontyol altındaaa” J koptu herkes “ay ne bimiş bu böyle" yorumları havada uçuştu

Tali kitabı okuyoruz bu ara. Tali yanlış birşey yapıyor ve doğrusunu öğreniyor her hikayede. Bir seferinde, Tali hızlı koşarken düşüyor ve uçurtmasını kırıyor, arkadaşı da onunla uçurtmayı paylaşıyor ve böylece mutlu oluyorlar.  Ancak kitabı okurken Defne bir detayı farketti. İlk sayfada arkadaşının uçurtması maviymiş, ikinci sayfada ise kırmızı. Bu onun uçuytması diil, yanlış uçuytma vay oydaa” dedi durdu J ne kadar dikkatli oluyorlar bu minikler...

3 Eylül 2012 Pazartesi

Bebekçilik Oyunu :)

Uzun zamandır ara verdik blog a. paylaşılacak o kadar şey var ki!
en kısa sürede tarihleriyle gireceğim umarım

Geçen gün yaşadığımız bir olayı da paylaşmadan geçemeyeceğim ama :)

Defne geldi yanıma, "Annecim bebedcilid oynayalım mı?" dedi.
Tamam dedim, oynayalım nasıl yapacağız?
Gülay bebeğini getirdi odasından, "bu bizim bebeyimiz, ben annesi olucam, sen de babası olucaksın tamam mı?
Tamam dedim başladık oyuna,
Verdi bebeği bana, "babası, sen bebeğimize bak da, ben de ona yemed hazırlayayım oluy mu? "dedi. Aldım bebeği kucağıma, ne tepki vereceğni merak ederek "Ay sen ne tatlı şeymişsin öyle adın ne bakayım senin? " dedim.
Bir anda hızla ,öfkeli ve şaşkın  bir bakışla döndü bana " Sen nasıl bilmezsin bebeyin adını, , onun adı Dülay bebed, sen onun babası değil misin, biz o bebeyi seninle beyabey doğuydud ( doğurduk ), Allah Allaaah "  :)
Bastım kahkahayı tabi, beraber doğurmuşuz, bilmiş seniiii.

27 Haziran 2012 Çarşamba

Bitmek bilmeyen Sorular

Bu aralar çok meraklı. İşte son dönem sorularından bazıları



(Damarlarının göstererek ) “anne bunlay ne, neden vay ( var )?


Dökyüzünde yıldızlay nasıl oluylay?


Denizley nasıl oluşuyoy anne,


Midem neyde, bağırsaklarım neyde, nedne vaylar, ne işe yarıyoylar?


Uçaklar nasıl uçay?


Neden çiş yapayız? Nasıy yapayız?


Neden kaka yapayız? Nasıy yapayız?


Uzayıp gidiyor liste her geçen gün...

4 Haziran 2012 Pazartesi

Süpriz Süprizdir :)

24 Haziran da yol sonu gösterileri olacak. Zorluyorum, süpriz diyor anlatmıyor. “anneciim, süpyiz, süpyizdiy, söylenmez. Yüpten ısyay etme bana ama oluy mu”  :)

22 Mayıs 2012 Salı

Tatilde Defne den inciler

Turgutlu yolundayız, Selçuk arabayı kullanıyor, biz de arkada oturuyoruz. Sordum ben : “Defne cim, Arya bebeğin babası kim?”



Defne gülerek : “Boya amcaam”


Ben : Pekii, annesi kim?


Defne : Yeğda abyaaaam


Ben : Aferin benim kızıma. Aradan bir-iki dakika geçer bu kez Defne sorar;


Defne : peki anne daydeşimin amcası kim?


Ben : Bilmem kimmiş ki acaba?


Defne gülerek ve babasını işaret ederek; “ayabayı ( arabayı ) duyyanan ( kullanan ) adam iştee, he hehe heee” :)
---
Bu aralar pek bir seviyor, bir şey isteyeceği zaman geliyor hemen yanıma , başlıyor birazdan söyleyeceğim meşhur cümlesine ;



Gökova dayız, restaurant ta dondurma satışı da var. Gördü bunu küçük hanım, gülerek ve en sevimli yüz ifadesini takınarak geldi yanıma. ( bu ifadeyi anlatmak çok zor gerçekten, gözler hafif kısılmış, yüzde tatlı bir gülümseme, baş hafif yana eğik ve eller benim yanaklarımı avcunun içine almış şekilde :) ) “annecim bad ( bak ) ( hafif bir duraksama ve cümleye yine devam ) seninle bir anlaşma yapalım damam mi?”


Ben : Neymiş bakalım bu anlaşma küçük hanım?


Defne : biraycık sabırlı ol danim ( canım ) şu an anlaşma şaytlayini ben biliyoyum sen henüz bilmiyoysun, biraycık bekleysen sana da söyliycem sen de öğyeneceksin damam mi? ( bu sırada benim iki yanağımı okşuyor ama :) )


Ben : Tamam canım bekliyorum o zaman,


Defne : bad oyda donduymacı abi var, ben budün ( bugün ) donduyma yiyeyim, yayin( yarın ) yemeyeyim oluy mu?


Ben : olmaz, iki gün de yeme bence.


Defne : Ama annecim yaa, olmazki böylee, anlaşma şaytlayını ben söylüyoyum benimle pazaylik ( pazarlık ) yapma yüpten :)


Ne denir ki bu küçük bilmişe :):):)
---

Şarkı öğrendi Pepee’ den : “Benim düçlü ( güçlü ) dodamaan ( kocaman ) babaaam


Benim düçlü ( güçlü ) dodamaan ( kocaman ) babaam”.


Baba baba baba baba baaam


Baba baba baba baba bam”


Sürekli bunu söylüyor. Sonra başladı uyarlamaya gülerek;


“Benim düçlü ( güçlü ) dodamaan ( kocaman ) anneeem”


“Benim düçlü ( güçlü ) dodamaan ( kocaman ) dedeeem”


“Benim düçlü ( güçlü ) dodamaan ( kocaman ) amcaaaam”


“Benim düçlü ( güçlü ) dodamaan ( kocaman ) daydeşiiiim” dediii ve durdu bir an. Sonra başladı gülmeye. “Ayyy ne domid ( komik ) oldu di mi anneee, daydeşim hiç dodaman ( kocaman ) oluy mu o daha ufacıcıck, minicik ( bu arada sesini inceltiyor eliyle de gösteriyor ne kadar ufak olduğunu ). Ben de dod ( cok ) domiğim ( komiğim ) daniiim ( canım ) :)


2 Şubat 2012 Perşembe

Defne’ nin Şahane Yorumu

Uzunca bir zaman geçti aslında bu olayın üzerinden. Yanılmıyorsam 3 aydan biraz fazla oldu, ama yazmak bugüne kısmetmiş. Çook şaşırttı bu durum beni. Anlatayım;

Bora amcası ile Yelda ablası, güzel kızıma “Eğlen Öğren” isimli bir aktivite oyunu almış. Amaç şu, resimler ve her bir resim altında da sorular var, bu soruyu yöneltiyoruz ve küçük kuş da cevaplıyor. Birkaç resmin üzerinden geçtikten sonra bir palyaço resmine geldik. Resim şu; 


Soru ise ; “ burada kaç tekerlek var?” sordum Defne’ ye : bu arada Defne hanım bebeğinin saçına toka takmakla meşgul .”Defne ‘cim burada kaç tekerlek görüyorsun?” döndü resme baktı cevap 2 sn içinde geldi : “iki” hemen işine geri döndü.

Şaşırdım. Emin misin kızım tekrar bak istersen dedim. Bebeğini bıraktı kenara döndü bana ve şu cümleyi kurdu. “Annecim ayabada ( arabada )  döyt tekeylek var ama sen yandan bakinca iki tekeylek göyüyosun , bu da onun gibi işte, buyada da iki tekeylek var, yandan bakinca biy göyüyosun Allah allaaah” dediii ve tekrar işine geri döndü. O kadar da kendinden emin koşuyor ki,” ya sen bunu nasıl bilmiyosun nasıl düşünemiyorsun anlamıyorum gerçekten”  der gibi.  İnanamadım yaptığı yoruma, şaştım kaldım ve itiraf ediyorum bu yeni nesilin gelecekteki hallerini düşününce hem ürperdimi hem de gururlandım. 2,5 yaşında olaya profilden bakarak 3 boyutlu yorum yapabiliyor. Şaştım!!!

23 Ocak 2012 Pazartesi

İpucu :)

Bugün Defne koşarak geldi yanımıza. Süpyizzz aykamda bişey vayyy, bilin bakalım ne vaaayyy ( Süpriz arkamda birşey var, bilin bakalım ne var ). Dedim ki;


"Defne' cim ipucu ver bize istersen."
Defne : İpucu ne demek ki?
Ben : Bir şeyin ne olduğunu söylemeden onun hakkında bilgi vererek karşındakinin anlamasını sağlamaya ipucu vermek denir. Mesela rengini, şeklini söyleyebilirsin.
Selçuk : Mesela Defne' cim, anahtarı anlatmak için ipucu vermek istersen, kapıyı açar.diyebilirsin.
Tamam dedi Defne, hadi dedik yapalım o zaman, koşa koşa geldi yine;
"Size bi süpyizim vayyy, ipucuuu anahtar kapiyi açayyyy" :):):):)
Şu çocukların müthiş beyin yapıları. Öldük gülmekten, kırıldık kahkahadan. Bu arada güzel kızımın bize süprizi ise bir bileklikmiş...

2 Ocak 2012 Pazartesi

DUTYAN kimdir???

Sinpaş Aqua City sitesinin önünden her geçişimizde Defne : "biz servisle buyda "Dutyan" ı indiriyoruz, sonra Batu iniyor sonra ben iniyorum" diyor. Kimdir bu Dutyan bir türlü anlayamasık Selçuk la. Her seferinde soruyoruz? " Biz : Defne cim arkadaşının adı Turhan mı?
Defne : Hayır Dutyan
Biz: Şükran?
Defne : Hayııır, Dutyan diyoyum ya
Biz : Batuhan?  Tufan? Doğukan? vb vb vb
Defne: artık iyice sinirlenerek, Dutyaaan, neden anlamıyosunuuuz?
olmadı bu iş, sonunda öğretmenini aradım ve öğrendim gizemli arkadaşının adını
Meşhur Dutyan aslında " Kutluhan" mış :)
Öğrendik, hem Defne rahat etti ,hem de biz...

28 Ekim 2011 Cuma

Defne den son bombalar

BoatShow sonrası arabadayız. Defne ye evden çıkarken söz verdiğimiz için ayakkabı almaya gidiyoruz. Ama inanımaz bir trafik, Pendik ten Acıbadem Natilius a gidiş tam 1,5 saat sürdü. Artık hepimiz bunaldık arabada. Selçuk da sinirlendi biraz, “off bu ne trafik böyle şart mıydı sanki bugün ayakkabı almamız” dediii, Defne kafayı dayadı hemen koltuğuna, bir süre öylece durdu. Sonra hışımla kaldırdı kafayı, dudakları da sarkıtarak babasına şu cümleyi kurdu : “Den ( sen ) boyleyapaysan ben de o ababayi hiiç diymem ( giymem ) ! Biz şok, ben hemen dedim ki, “kızım baba sana kızmıyor ki çok trafik var ona sinirleniyor.” Babası devreye girdi hemen “ Ayakkabıyı kendin mi beğeneceksin sen, ne renk almak istiyorsun?” biraz yumuşadı küçük hanım ve gülmeye başladı yine...

----


Geçen sabah Selçuk giderken uyandı Defne de. Genelde o saatte daha uyanmamış oluyor ve başladı hemen bıcır bıcır konuşmaya. Bu arada ikimizde bizim yataktayız ve sımsıkı sarılmışız birbirimize J
Defne : Anne, bugün ben oduya didicek miyim?
Ben : Evet canım gideceksin okula.
Defne : Bim ( kim ) dötüyecek beni oduya?
Ben : Ben götüreceğim annecim.
Defne : ben deni ( seni ) cok deviyoyum ( seviyorum ) ya , o yüsden mi den dötüyüyosun?
Ben : Ben de seni çok seviyorum güzel kızım benim
Defne kısa bir süre durakladıktan sonra;
“Annecim ben san oyle dedim ya, den sakin babayi devmediyimi düşünme damam mi, ben babayı da cok deviyoyum”
Ben : Biliyorum kızım tabi ki sen babayı da çok seviyorsun.
Defne :  annecim, den de ( sen de ) babayi çok deviyosun mu? ( soru cümlelerindeki mi mu eklerinin yeri doğru olmayabiliyor zaman zaman J )
Ben : Tabi ki güzel kızım ben de çok seviyorum babayı.
Defne : Biz biybiyimizi coook deven ( seven ) cook duyel bir aileyiz di mi annee, oooh ne duyel
J bıcırık, yedim yedim onu bu cümle sonrası...

----


Geçen sabah Hülya Hanım yumurtasını  hazırlamış yediriyormuş, biraz tuzu fazla kaçmış Defne hemen tepkisini göstermiş ;
Defne : Hüğya anne, bu mumuyta cok tuslu olmus.
Hülya hanım şakayla karışık ; “Hadi ordan bıcırık, çok biliyosun sen de herşeyi” demiş. Defne nin cevabı gecikmemiş ; “Eveet cok biyiyprum ben heyseyi... “ J

6 Ekim 2011 Perşembe

Defne' nin Güldüren Halleri

Çok güzel konuşuyor, çok güzel muhakeme yapıyor ama tabi daha doğal olarak cümlelerin mecazi anlamlarını bilmediği için ortaya komik hikayeler çıkıyor.
Son günlerde yaşadığımız bir kaç güzel örnek;

Dün akşam Defne' nin kolu çaydanlığa değdi ve biraz yandı. Önemli bir şey yok çok şükür, 5 dk sonra kızarıklık dahi geçmişti. Ama bu sabah Hülya Hanım' a anlatıyor olayı;
Defne : Hüğya anne, ben dün koyumu daydanliğa ( çaydanlık ) değdiydim, kolum yandı biliyosun mu ?
Hülya Hanım : Ne arıyordun sen çaydanlığın yanında bakiyim?
Defne : Kısa bir duraksama ve düşünme anı sonrası : "bedey ( bişey ) ayamıyordum ki!
Çok güldüm.

--
Geçenlerde Hülya Hanım ile birlikte mısır yiyorlar karşılıklı. Hülya hanım mısırın sertliğinden yakınmak için dedi ki ;
"diş de yok ki yiyelim şu mısırı"
Defne' nin konu hakkındaki yorumu gecikmedi : "Hüğya annecim denin ( senin ) ağzında diş varya neden yok diyosun ki, bak aç ağzını bakiyim biy süyü ( birsürü ) dişin vay bak oooh ne düyel dişley :)

---
Geçen gün doktora gittik. Doktor bir şeyler soruyor ama küçük hanım cevap vermiyor çekiniyor.
Doktor dedi ki; "Ne o Defne hanım dilini mi yuttun?
Defne ağzını içinde dilini bir kontrol etti yerinde mi diye ve dilini çıkararak cevap verdi " yooo, dottoy teyze dilimi yutmadım bak buyda döydün mü ( gördün mü )?

Çok güzel bu halleri çook.