10 Mart 2013 Pazar
4 YAŞ...
31 Mart 2011 Perşembe
Doğum günü Partimiz
Yakın aile dostlarımız yanımızda idi
Nene ile dede, gelemediği için webcam den bağlanarak katıldı aramıza.
Pastamız Defne’ nin çok sevdiği “Hello Kitty” karakteri ile süslenmişti.
Küçük kuzum prenses gibiydi. Hediyeleri merakla açtı,
pastasını keyifle üfledi
Sevdikleriyle güzeeel pozlar verdi;

10 Mart 2011 Perşembe
İyiki Doğdum :)
Bugün bizim doğum günümüz J Defne’ nin, benim, Selçuk’ un. Güzel kızım aramıza katıldıktan sonra hayat yeniden başladı bizim için. Onunla geçen her gün çok anlamlı, çok kıymetli, çook güzel.
Hayatının ikinci yılında Defne çok akıllı, çok güleç, çok sıcakkanlı, çok yaramaz J, hep dediğim gibi 5 dk oturamıyor yerinde. Ne zaman ne afacanlık yaparım onun peşinde.
Çok dilli, çok cimcime. Bir aşkım deyişi var babasına anlatmakla olmaz.
Hayatının 2. yılında oldukça dillendi Defne. Anlatıyor bize kendini. Her gün ki telefon konuşmamızda bana bir sipariş veriyor : “Anne bana dede mama al” ya da “Anne bana hedide (hediye ) al” ,” anne bana çiçuta ( çikolata ) al”. Ama her gün bir sipariş J
Uzun cümleler var ama kelime kelime. Ekler yok arada J “Anne, ben org çal, anne anneanne oyna” ya da “ anne ben mama ye, bana dede mama al gel”( ben yemeğimi yedim gelirken bana dede mama al ) gibi. Sabahları uyanınca, “Anne ben uyan, anne baba günaydııın” gibi. Bir sabah dayısının yanına gidip “ dedo haydi kalk, günaydıın, haydi uyan, haydi al bu giy” gibi ( bu arada da dayısının hangi kazağını giymesini istiyorsa dolaptan alıp dayısına uzatır)
Şarkılar söylüyor artık. Eline ne geçirirse mikrofon niyetine kullanıp kendince şarkılar mırıldanıyor “ aydede, aydede ev nerde, bam bebedee ( tam tepede ) , ovabuu ( orada napıyor ), hav hav dehhh ( köpek taşlıyorr)”
O kadar çok şey var ki anlatılacak, eskiden kolaydı işim, çok spesifik oluyordu yeni gelişmeler. Şimdi artık öyle değil, bıraktım günü her saat bile değişiklik / gelişim gösteriyor artık.
Çoook uzun cümleler kurmayacağım. Tek söyleyebileceğim, varlığın ile hayatımıza renk katıyorsun meleğim. Senin hep dediğin gibi : İyi ki doğdun, benim hep dediğim gibi : iyi ki doğurdum
4 Mart 2011 Cuma
İzmir Çıkarması ( İlk uçak yolculuğu )
Pazar günü öğleden sonra Yelda' nın yeğeni Lara' lar geldi. Defne ile aralarında 9 ay var. Çok güzel oynadılar birlikte, yerlerde yuvarlandılar, zıpladılar, çığlık attılar, saklambaç oynadılar. Defne " La da aba" sı ne yaparsa onu taklit etti.
Akşam ise Defne' nin doğum gününü kutlamak üzere Selçuk' un halaları, amcaları bizdeydi. Defne hepsine aynı sıcaklıkta güldü, halama "Â laam" ( halam ), Çetin Amca' ya "De tooo" ( Çeto: ailede herkes Çeto der de Çetin amcaya:) ) diye seslendi. Sonra Bulut' lar geldi . Bulut Selçuk' un kuzenin oğlu, Defne ile aralarında 8 gün var sadece. Birbirlerini en son 6 aylıkken görmüşlerdi. Ama daha onlar kapıdan girer girmez Defne hemen "Aaaa, Bubuut del del, otuğ" diye Bulut' u çağırdı yanına oyun oynamak üzere. Bu iki kafadar koridor da bir bir odaya bir diğerine koşturup kahkahalar attılari, birlikte çok eğlendiler, onları öyle görünce biz de çok eğlendik tabi..
Pzt akşamı dönüş yoluna geçtik. Gidişte olduğu gibi dönüşte de çok rahat bir yolculuk geçirdik. Uçakta arkamızda 2 yaşlarında bir arkadaş buldu kendine, yol boyunca el ele tutuştular iki afacan. Bora arkadaşının adı, hala uçaktaki arkadaşının adı neydi diye sorduğumda "Boğaa" diyor. Yine yol boyu su, yine ufak bir kaza ve yine bebek bakım odasında sonlandı yolculuğumuz :)
Oyuncaklarını çok özlemiş, eve geldi yatmak istemedi bir türlü