Çook çok ara verdim artık yazmaya, aslında kızıyorum kendime. Her seferinde diyorum ki aktif olarak yazayım ama olmuyor işte malesef :(
Ama bu olayı yazmasam olmazdı. Benim güzel kızım bu hikayeyi asla ve asla unutmamalı, bu yaptığı davranışı ömrü boyunca sergilemeli..
bir süredir tenis oynuyor Defne. Maşallah gayet de iyi gidiyor. Hatta normalde turuncu grupta iki sene geçirmesi gerekirken, şu an koçları bir üst gruba almayı düşünüyorlar ciddi ciddi. Bakalım, hangisi onun için daha iyi olacaksa buna karar verilecek ve bu şekilde ilerleyecek.
Gelelim olayımıza :) 4 günlük bir turnuvadalar. Dün oynadığı rakibi, daha birkaç ay önce turuncu gruba dahil olmuş ve il turnuvası. Defne de maçtan önce bunu biliyordu. Maçı 4-0 4-0 kazanmış. Maç sonunda rakibinin yanına gitmiş ve "Çok iyi oynadın tebrik ederim" demiş ve sormuş, "kaçıncı turnuvandı?" Rakibi daha ilk turnuvam deyince, "Aaa, o zaman çok çok tebrik ederim, ilk turnuvaya göre çok başarılıydın, çok başarılı olacaksın" demiş. Bunu yapma gerekçesi olarak da şunu söylüyor. "Anne, daha yolun başında, ilk turnuvası. Hevesinin kırılmaması gerekli, benim onu motive edip desteklemem gerekiyordu"
Teniste çok başarılı olur, olmaz bunu zaman gösterecek. Ancak bu empatinin oluşması, sporcu bilincinin yerleşmesi inanılmaz hoşuma gitti. Atamızın sözünü ona her zaman söylerim, kulağında küpe olmasını isterim " Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olanını severim".
Bunu uyguladığını görmek gurur veriyor bana.
Aferin benim canım kızıma
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder