ayrılık :( etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayrılık :( etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2014 Pazar

Uzun Ayrılık Sonrası Buluşma :)

Kuzucuk bizden önce başladı tatile ama özlem inanılmaz. İlk başlarda her şey süperdi onun için. Ama artık gideceğimiz gün yaklaştı ve Defne’ de özlem tavan yaptı. Tabi bizde de. Cumartesi günü yanına varacağız, Perşembe akşam telefonla konuşuyoruz, bir ağlamak bir ağlamak. “Çok özledim sizi noolur çabucak gelin hemen bu akşam  gelin” diyor hıçkırarak.
Tabi biz de inanılmaz özledik. Son günler son saatler geçmek bilmedi. Cuma akşam çıktık yola, bir gece Turgutlu da konakladık. Ertesi sabah erkenden çıktık yola. Yolda da arıyor bizi, “hadi artık gelin biran önce” diye J bize de yol geçmek bilmedi. Artık 5-10 dk kaldı Didim’ e, bende bir gülme. Surat şeklimi değiştiremiyorum J
Veee o müthiş an geldi. Yaklaşmadan önce dedesini aradık kapıya çıkarsın diye. Sitenin önüne geldik, arabayı uzaktan gördü ve başladı zıplamaya sevinçle. Arabanın yanaşmasını bekleyemiyor heyecandan açmak istiyor kapıyı.
Araba durdu, kime sarılacağını bilemedi. Hepimizi sırayla öptü öptü, kucakladı kucakladı. Bir yandan oynuyor, bir yandan zıplıyor, bir yandan da bizi öpüyor J  Biz de doyamadık ona. Tatil yaramış, çok güzel bronzlaşmış, boyu uzamış, kilo almış. Bakmaya doyamadım. Sürekli kokladım, kokladım, kokladım. Gün boyu kucağımızdan inmedi zaten babasıyla benim. İki kardeş de çok özlemiş birbirini, Melisa da sürekli sarılmak istedi ablasına.

Allah bu güzellikleri hiç ayırmasın bizden tek duam bu…

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Prensesim İle İlk uzun Ayrılık


Artık büyüdü ya J, uzunca bir süredir bizsiz tatil yapmak istiyordu kuzu.

Biz de Ramazan bayramından iki hafta önce götürelim babaannesi-dedesine bırakalım, Didim’ de doyasıya tatil yapsın dedik. Çok çok heyecanlıydı öncesinde ve o gün geldi çattııı.

Çıktık hep birlikte yola Cuma’ dan. Hafta sonu birlikte kaldık Akhisar’ da. Pazar günü biz döneceğiz, onu bırakacağız. Ama bir zor geliyor Selçuk ile bana kelimelerle tarif edilmez. Defne dese ki, beni de geri götürün, hiç hayır demeyeceğiz yani. Cumartesi gecesi birlikte yatıyoruz aldım koynuma, kokladım, kokladım. Gözümde bir damla yaş, düşmemesi için zor tutuyorum kendimi. Ağladığımı görürse o da çok üzülecek çünkü. O da bana sımsıkı sarılıyor “annecim seni çok özleyeceğim” diyerek.

Uyuduk o gece koyun koyuna. Sabah oldu, Melisa da Defne de saat 7 gibi uyandılar. Bir an önce Melisa’ yı uyutayım istiyorum çünkü Defne bir yandan sıkıntıda, zaten gideceksiniz bugün, hep Melisa ile uyuyacaksın zaten şimdi bana sarıl diye. Ağlıyor bir taraftan. Neyse Melisa’ yı yatırdım tekrar, aldım kuzuyu koynuma. Baktım dikti gözleri havaya düşünüyor. “ne düşünüyorsun Defne” dediğimde, “sizinle gelip gelmemeyi düşünüyorum” dedi. “İstersen gelebilirsin tabi ki, ama tatilde çok eğleneceksin, denize gireceksin, bol bol güneşleneceksin” diyorum ama bir yandan içimden “çok ısrarcı olursa götürürüm” diye de geçiriyorum yani J. Sonra dedi ki, “ babamla, Melisa gitsinler bari sen kal anne” Dedim “o olmaz Defne’ cim, ya hep beraber gideriz ya da sen kalırsın”. Kalmayı o kadar çok istiyor ki bir yandan ama bize duyacağı özlem de var, yoğun duygu karmaşası yaşadı yani.

Biraz daha uyudu koynumda sonra kalktık. Kahvaltı faslı bitti, gidiş zamanı yaklaşıyor, bir yandan öpüp kokluyorum sürekli, bir yandan da ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. Selçuk da aynı şekilde, dokunsan ağlayacak yani. Balkonda oturuyoruz Defnoş kucağımda. Melisa’ yı öpeyim derken bir ısırdı kuzunun yanağını, Melisa bastı yaygarayı. Sevmek için yaptım dedi ama olay farklı J, Melisa bizimle gelecek ya, dert o J

Biraz zaman geçti, baktım hıçkıra hıçkıra ağlıyor. “Ne oldu kuzum” dedim, “Melisa beni sevmiyooor, beni öpmüyooor” diyor bir yandan hıçkırarak. Tabi bu görünen sebep, asıl olay izden ayrılmanın sıkıntısı. Böyle ifade etmek istemiyor, bahane buluyor. İçim sızladı ben de zor tuttum kendimi ağlamamak için, ama bir damla yaş hep gözümde.

Derken ayrılık vakti geldi. Arabaya binmeden sımsıkı sarıldık birbirimize, öptüm öptüm, kokladım kokladım, içime çektim kokusunu. Babasına ve Melisa’ ya da sarıldı sımsıkı. “Hadi gidin artık” diyor bir yandan ağlamamak için. Bindik arabaya arkamızdan su attı. Biraz ilerledik ve ben artık bıraktım kendimi. Hıçkıra hıçkıra ağladım. O an o kadar zor geldi ki, 13 gün nasıl dayanacağım kuzu yanımda olmadan. Çok uzun geldi bu süre çook.

Yol boyunca 1-2 saat aralıksız, sonra da ara ara ağlamalar devam etti. Tam biraz rahatladım derken eve geldik, Defne yok L Ev çok boş geldi, sağa bakıyorum bir oyuncağı, sola bakıyorum yeni aldığı dergisi, karşıma bakıyorum resimleri, yatağında bebeği ama o yok. Dua üstüne dua ettim “Allah’ım  acısını yaşatma bana” diye.  Tam toparladım diyorum, dışarıdan çocuk sesleri geliyor, diyorum şimdi burada olsaydı bahçeden bana “Anneeee” diye bağırırdı J yine başlıyorum ağlamaya. Böyle böyle akşam oldu.

Gece kayri ihtiyarı odasına girdim üstünü örtmeye, yatak boş yine ağladım. Ertesi sabah kalktım hemen hazırlandım, evden Defne yanımda olmadan çıktım, çok zor geldi yine ağladım,  akşam onu okuldan almadan eve geldim yine ağladım derkeen öyle böyle 4 günü tamamladık

Kaldı 9 gün kavuşmaya. Ama inanılmaz özledim. Hasretle kavuşma anını bekliyoruz şimdi.

Her gün birkaç kez konuşuyoruz, keyfi çok yerinde çok eğleniyor ama o da bizi çok özledi. Geçen gün görüntülü konuşma yapıyoruz, bizi görünce baktım elleriyle gözünü siliyor. Ağlayacak bir yandan tutuyor kendini yani.

Kuzum benim, öyle yer ettin ki, içimde, yanımda olmaman çok çok zor inan. Ama senin gelişimin için inanılmaz bir fırsat böyle ayrı tatil yapmak. Seni kucağıma alıp doya doya öpmeyi dört gözle bekliyorum. Seni çoook seviyorum güzel kızım benim…

18 Şubat 2011 Cuma

Döndüm :)

Döndüm :)

Çook mutluyum kavuştuk kuzumla. İkimiz de çook özledik birbirimizi.
Ayrıyken neler yaşadık, kavuştuk neler yaşadık anlatacağım söz detaylarıyla...
---
5 koca gun gecirdik ayri olarak. Gitmeden onceki gece inanilmaz zordu. Kac kez optum, kac kez kokladim bilmiyorum. Gozlerim dolu dolu surekli, aglamamaya ugrastim ancak itiraf ediyorum bir kez dayanamadim. Yine anlattim Defne ye 5 gun sonra gelecegimi elimle 5 isareti yaparak. Sonra uyuttum yine kucagimda. Pazar sabahi erkenden ciktik evden, tabi uyuyordu Defne goremedim. Pijamasini aldim yanima her gece koklayarak uyudum. Her aksam webcam ile baglandik ve konustuk kizimla. Beni her gorusunde once gozleri parladi, sonra biraz kapris yapti diyebilirim :) ama her seferinde eliyle gosterdi kac gun gectigini, kac gun kaldigini. Bu bittiii bu bittii diye parmaklari kapatip serce parmagini gosterip "anne bu gel gel geeel " seklinde.
Geceleri de cok zor gecmemis. Sadece Ilk gece biraz uyanmis, olur olmaz seylerden aglamis mesela lamba acik diye. Bir de uyurken yatakta bir taraftan diger tarafa donerken "anne gel gel geeel" demis. Her gece yattiginda bir parmak daha kapatip serce parmagini gostermis, " bu bittiii anne bu gel gel geeel" demis.
Kendini de yemeye vermis :) hic yemedigi kadar cok yemis, 5 koca kofte ( izmir kofte patates ve havucuyla beraber) 2 yemek tabagi corba, uzerine 1 tabak pilav ve hepsinin ustune bir koca bardak sut sadece 1 aksamki yemegine ornek mesela :) 5. Gunun sonunda Persembe gecesi babasi ve dedesi ile birlikte almaya geldiler beni havalimanindan. Istanbul a gelirken saatler gecmedi bir turlu, o 3,5 saat bitmedi. Hele son yarim saat oyle uzun geldi ki, indikten sonraki pasaport kontrol, bagaj alimi coook uzundu. Sabirsizliktan oldugum yerde zipladigimi farkettim birden. Veeee kavusma ani :) beni gorduu, "anneeee" diye bagirarak kostu bana ve tabi ben de ona. bavulumu biraktim bir kenara kucakladim, kokladim hemen kuzumu. O da bana sarildi sımsıkı "anneemm" diye. Arabaya bindik sonra hep beraber, koltuguna oturmak istemedi, kucagimda olmak istedi, izin vermedim tabi ama benim de icim gitti onu kucagimda tutmak icin. Yol boyunca bir eliyle elimi tutuyor, diger eliyle de cenemi oksuyordu. daha yolda basladi "anne meme" diye, arabada olmaz eve gidince dedim tutturdu " adoo araba meme" ( hayir arabada meme yapacagim) diye. Neyse ikna ettim eve gidince olacagina. Eve yaklastikca heyecani artti. Evin kapisindan girdigimizde ise artik yerinde zipliyordu "memee memee" diye. Ellerimi yikamami, pijamasini giymesini cok zor beklediii ve ikimizin de coook ozledigi muthis anlar basladi. 3. Dakikada kendinden gecerek gozleri kapanmisti bile. Uzuuunca bir sure emdi keyifle. Sonunda yatagina yatirayim dedim ama hemen uyandi. Beni yaninda istedi yine. Sonunda artik kalkti ve gece 2:30 a kadar kucagimda, yanimda, elimi tutarak oturdu bizimle. Yatiramadim bir turlu. 2:30 da artik bayilircasina uyudu kollarimda. Ertesi gun biraz gec gittim ise. Ben gidene kadar yine hep elimi tutmak istedi bir daha ayrilmama izin vermemek icin. Butun evi surekli el ele gezdik ve bulundugumuz odada baska kimse olsun istemedi. Yanimiza kim gelse gonderdi odadan. Ise gitme vaktim geldiginde biraz problem yasadik yine ama aksam artik gelecegime ikna olunca rahatladi, izin verdi gitmeme.
Daha yeni yeni normale donuyoruz. Ben de surekli kokluyorum opuyorum, o da surekli yaninda olayim istiyor.
Bizim bu ayriligimiz kisaydi ama sunu cok net soyleyebilirim, Allah kimseyi annesinden ve de yavrusundan ayirmasin gercekten cok zordu 5 gun bile olsa. Allah daha fazla ayrilmak zorunda birakmasin bizi...

9 Şubat 2011 Çarşamba

SEYAHAT...

Önümüzdeki Pazar, 5 gün sürecek bir iş seyahatine çıkıyorum. İlk ayrılışımız Defne ile. Ne kadar yoğun duygular yaşadığımı kelimelerle ifade etmem gerçekten çok zor. Minik kuzumu 5 gün boyunca koklayamayacağım, öpemeyeceğim, kucağıma alamayacağım. Allah daha beter ayrılık vermesin diyorum hep içimden. Ama üzülmekten de geri duramıyorum.

Ayrılık ile ilgili benim yaşadıklarım çok yoğun ancak Defne’ nin neler yaşayacağı da çok önemli. Bunun için pedagoglar ile görüşüyorum. Geçen gün görüştüğüm son pedagog beni biraz rahatlattı diyebilirim. Öncelikle bu ayrılığın Defne üzerindeki etkilerini konuştuk. Travmatik bir durum oluşturmayacağını ancak tabi ki üzüleceğini belirtti. Yaşayacağı bu üzüntünün insanın doğası gereği olması gereken bir tepki olacağını, eğer ayrılığa tepki vermiyorsa o zaman kafaya takmam gerektiğini söyledi. Bu düşnce tarzı beni rahatlattı gerçekten. Nasıl daha az üzüleceği konusunda konuştuk. Bu yaşlardaki çocuklar, fiziksel ve duygusal ayrılıkları birbirinden ayırt edemezmiş, yani annesi yanında değilken, annesinin onu unuttuğunu düşünürlermiş. Öncelikle yaşayacağımız bu ayrılık sonrası onu asla unutmayacağımı ona söylemem ve inandırmam gerekiyormuş. “ben 5 gün senin yanında olmayacağım ama sen hep benim kalbimde ve aklımda olacaksın” gibi. Bu süre içinde de mümkünse telefon ile yada görüntülü konuşma yapmanın çok faydalı olacağını söyledi. Kaç gün gideceksem ona baştan söylemem ve somut birşeylere dayandırmamın iyi olacağını belirtti , örneğin 5 adet oyuncağını yan yana dizeceğim gitmeden ve “annecim ben bu kadar gün ve gece gelmeyeceğim” diyeceğim. Evde yanındakiler, her gün bir tanesini kaldırıp “bak annenin gelmesine bu kadar kaldı” diyecekler.

Bir de yatağına giydiğim pijama, gecelik vs koymamım iyi olacağını söyledi. Böylece benim kokumu alarak daha rahat uyuyabilirmiş.

Bu yaşlardaki çocuklar, genelde bu tip ayrılıklar sonrası geçmişe dönebilirmiş, örneğin tuvalet eğitimi tamamlandıysa tekrar altını pisletmeye başlayabilir, ya da kendi kendine yemek yerken yine birisinin yedirmesini ister hale gelebilirmiş. Bu tip tepkiler olursa üzülmemem gerektiğini, normal olduğunu ve kısa sürede düzeleceğini söyledi.

Gelelim süt konusuna. Bahsetmiştim hatırlarsanız, gece emmelerini kesmek gerektiğini düşündüğümden. Bu konuyu da sordum, gelen cevap beni gerçekten çook rahatlattı. Bırakmayın dedi gece sütünü. Nasıl olsa önümüzdeki hafta ayrı kalacaksınız ve döndüğünüzde devam edeceksiniz, bu arada da bırakıp daha fazla acı çekmeyin ikiniz de doya doya emzirin kızınızı dedi. Gözlerim dolarak “ ohhh çok teşekkür ederim, çok rahatladım” dedim. Bu nedenle devam ediyoruz gece emmelerine, ikimiz de çok mutlu bir şekilde.. Bir mendile süt damlatıp yatağına koyun geceleri dedi. Süt kokusu iyi gelirmiş ona. Ben ayrıca deep freeze e de süt depoluyorum önümüzdeki hafta kullanmak üzere.

Dün akşam biraz anlattık babası ile birlikte benim gideceğimi ama sonra yine geleceğimi.ben daga önce zaten biraz bahsetmiştim işe gideceğimi ama bu kez akşamları gelmeyeceğimi. Bu kez babası anlattı : “Defne’ cim 2 gün sonra anne işe gidecek, ama bu sefer akşamları da gelmeyecek, 5 kere aydede çıkacak, anne sonra gelecek, bu sırada anneanne, babaanne ve baba seninle birlikte olacak.” İlk tepki “Anne del del deel” oldu, ( Gitme demek istiyor ). Sonra babası dedi ki, “kızım anne ile birlikte meme de gidecek” Defne hemen başladı : “Anne meme del del del me meme em ( Anne ve meme gitmeyin ben meme emeceğim )
Bunun üzerine ben hemen “kızım” dedim, “ 5 gün sonra geleceğim yanına, seni kucağıma alacağım, öpüp koklayacağım, tamam mı?” Defne kafasını sallayarak “mamam” dedi. İçim acıdı gerçekten ama yapacak bir şey yok. Gece uyuma esnasında neredeyse yarım saat, defalarca şunu tekrarladı, kafayı onaylama anlamında sallayarak : “Anne iş, me baba ev, evet” bense her seferinde şunu söyledim: “Evet annecim, ben işe gideceğim ama hep seni düşüneceğim, seni özleyeceğim. Sen hep aklımda olacaksın” bunu her söyleyişimde de gözlerim doldu, ağlamamak için zor tuttum kendimi görmesin diye.
Sımsıkı sarılıyorum kuzuma kaç gündür sürekli. Daha bir fazla öpüyorum onu ama doyamıyorum ki, biliyorum ayrıldığım anda özleyeceğim ve kavuşacağım anı, Perşembe gecesini iple çekeceğim. Bakalım Defne nasıl atlatacak bu süreci?