22 Haziran 2010 Salı
15. Ay Doktor Kontrolü
Bu ayki randevunun gündem maddesi benim gece sütünü bırakma düşüncemdi. Gündüz süt seanslarına devam ederek ( eğer mümkünse 2 yaşına kadar) gece kısmını bırakmayı düşündüm bir ara. ( Artık sadece düşüncede kaldı, uygulamaya geçmek istemiyorum hiç. Hep bir bahanem var, yok gündüz Hülya teyzesi yok hem gece hem gündüz değişiiklk etkiler, yok efendim tatil öncesi düzeni etkilenmesin şimdi vs vs, altta yatan asıl sebep benim istememem bırakmayı ). Dr’ umuzun tavsiylerini aldık bu konuda. ( Böyle bir girişimde bulunmayı düşünen anneler için iletiyorum Affasane Hanım’ ın önerilerini). Örneğin gece 3 kere kalkıyorsa 1’ ini emzirip diğerlerinde sakinleştirerek, ninni mırıldanarak, okşayarak uykuya dalmasını sağlamamı söyledi. Ayrıca benim kararlı olduğumu hissetmesi de son derece önemliymiş. Ayrıca bu süreçte yine benim onun yanında olmam da çok önemliymiş, aksi takdirde benim tarafımdan terkedildiği izlenimi uyanabilirmiş. Ama en az bir hafta yorucu bir süreç olacağı konusunda da uyardı. Aslında ben bunu gerçekten farkındayım Çünkü gündüz başka şeylerle oyalanabiliyor ama gece gözü başka hiçbir şey görmüyor diyebilirim. Uyandığı anda “me me me mee” diye ağlamaya başlıyor.
Bu ay son Pnömokok aşısını olduk. Aşı kola girerken bastı feryadı ama işlem tamamlandıktan sonra hemen gülmeye başladı yine. Hatta muayenehane den ayrılırken Dr teyzesine öpücük bile atıyordu. Oldukça şaşırttı bu durum Affsane Hanım’ ı. “Çocuklar biz doktorları pek sevmez genelde” diyor ama ne de olsa benim güzel kızım çoook sıcakkanlı :)
Biz Dr teyzesiyle konuşurken odadaki herşeye dokundu teker teker. Resimlerini gördüğü hayvan seslerini taklit etti. Alkışladı, güldü sürekli. Bir doktor randevusunu daha gayet iyi bir şekilde atlattık anlayacağınız..
22 Mart 2010 Pazartesi
12. Ay doktor kontrolümüz..
3 aylık uzun bir aranın ardından, geçen Cuma doktor kontrolüne gittik. Maşallah güzel kızıma herşey gayet yolunda. Artık herşeyden yiyebiliyoruz. Zaten son 1 aydır özellikle akşam yemeklerinde bizim yemeklerimizden veriyorduk Defne’ ye ( az tuzlu hatta mümkün olduğunca tuzsuz) . Menümüze süt, yumurta beyazı ve bal da eklendi.
Süt olarak günlük süt vermenin daha uygun olduğunu söyledi Affsane Hanım. Biz de hafta sonu ilk denememizi yaptık, pek beğenmedi tadını şimdilik, ama anne azimli :), küçük küçük denemelere devam. Eminim sütü çok sevecek güzel kızım, ben çok seviyorum ne de olsa :)
Upuzuun bir soru listesi ile gittik Affsane Hanım’ a. Sağolsun, büyük bir samimiyetle her bir sorumuza tek tek cevap verdi. En önemli konumuz, henüz yeni yürümeye başlamış olan küçük prenses için ayakkabı seçimi oldu. Tabanı, elimizle kıvırdığımızda ayakkabı ikiye katlanacak kadar yumuşak olmalı ayrıca bileği kavramalı şeklinde tavsiyeleri oldu doktorumuzun.
Defne’ ye henüz televizyon izletmiyoruz algıları zayıflattığı için. Ancak Akıllı Bebek CD setlerinin izlenebilirliğini sorduk doktorumuza. O da günde yarım saati geçmemesi kaydıyla izletebileceğimiz söyledi. Ancak ben hala endişeliyim açıkçası. Belki de hiç izletmem.
Diğer bir önemli konumuz ise Defne’ nin kakasını söylemesi idi. Defne bir süredir kaka yapmadan önce ağzı ile “brrr” yaparak, kaka yapacağını söylüyor bize. Bu durumda tuvalet eğitimine başlamanın ne kadar doğru olduğunu sordum. Benim bildiğim ve araştırdığım kadarıyla, bu aylarda henüz anal kasları yeteri kadar gelişmediği için tuvalet eğitimine başlamak çok da doğru değil. Doktorumuz da aynı şeyleri söyledi. Eğitim şeklinde olmasa da, sadece söylediği zamanlarda lazımlığa oturtabileceğimizi ama şu an için çok da gerekli olmadığını söyledi, çok sıcak bakmadı bu duruma yani...
Uyku, yemek düzeni ve aklımıza takılan diğer ufak tefek soruları Affsane Hanım yanıtlarken, Defne de ciciannesi ile birklikte muayenehanenin içinde tur attı, oyuncaklarla oynadı, duvardalara yapıştırılmış kedi resmine bakarak, miyav ( miyavvvvvvv ) demeyi öğrendi.
Oldukça rahat bir muayene geçirdik, ( aman maşallah benim kızıma, dilinizi ısırmanızı rica edeceğim okurken :) ) hiç sorun yaşatmadı taki aşı vurulana kadar ( kızamık, kızamıkçık, kabakulak karma aşısı, nadir de olsa görülen yan etkisi, 5-7 gün sonra vücutta bir iki döküntü, hafif soğuk algınlığı ve /veya bir gece süren ateş imiş. Bakalım yaşayacak mıyız bu yan etkileri , temennimiz hiç yaşamamak tabi, üst dişler de çıktı çıkacak, hepsi denk geldi yani.. ) aşı koluna girer girmez bastı yaygarayı, ama aşı çıkınca da hemen gülerek yine kedi resmini gösterdi doktor teyzesine “miyavvv” diyerek ( buradaki “a” ince çıkıyor ve dudaklar karşıya doğru uzuyor..)
Boyumuz 81 cm, kilomuz 10920 gr olmuş. Boy persantili 98’ de, kilo 90’ da ilerlemeye devam ediyor. Oldukça uzun gidiyor boyu, babası hep der, seni geçecek ama umarım beni geçmez diye. Yürekten katılıyorum bu dileğine :), şaka bir yana sağlığı yerinde olsun da boyu, kilosunun önemi yok. Doktor teyzesi, boyu bu hızla uzamaya devam ederse her ay ayakkabı değiştirmek zorunda kalabilirsiniz dedi ( Amman n’olur yine dilinizi ısırın, maşallah, maşallah :) )
Bir sonraki randevu 4-5 hafta sonra aşı yaptırmak için. Pnömokok aşısının 4. dozu vurulacak. Genel kontrol için yaptırmamız gereken kan- idrar tahlilini de bu kontrolde yaptıracağız sanırım ( İdrar için bu sefer de poşeti bağlayıp çıkmıştım evden ama küçük hanım kıpır kıpır olduğu için yine kaydırmış ) Kan tahlilini ise hiç yaptırmak gelmiyor içimden. Durduk yere çok canını yakacağız ama zaman ilerledikçe yaptırmak daha zor olacağından bir an önce halletmek gerekli.
Hastaneden , yine girişte olduğu gibi çevredeki herkese el sallayarak, öpücük göndererek ayrıldık...
16 Aralık 2009 Çarşamba
9. AY DOKTOR KONTROLÜ
Dediğim gibi doktor İYE’ yi aklına bile getiremediği için, biz de artık doktoru değiştirmenin vaktinin geldiğini düşündük. Sonuçta rutin kontrollerde boy-kilosuna bakmak, genel sağlık durumunu kontrol etmek hemen hemen her doktorun yapabileceği şeyler. Önemli olan ( umarım bir daha hiç gerçekleşmez ama ) hastalık durumunda doktorun doğru ve yerinde tespitler yapabilmesi. Bu gittiğimiz 3. doktor oldu. Umarım sonuncu olur...
Sonuç olarak, 9. Ay rutin kontrolümüz için Dr. Affsane Hanım’ ın yolunu tuttuk. Defne iyi bir iletişim kurdu Affsane Hanım ile. Rutin kontrollerde hiçbir soruna rastlanmadı, çok şükür herşey gayet yolunda. Bu ay içinde yapabildiklerini anlattık Affsane Hanım’ a oldukça iyi buldu. Maşallah diyeyim :), kızım hem fiziksel, hem de sosyal gelişimi açısından oldukça iyi gidiyor. Yemeğine de yeniler eklendi, ile
rde daha detaylı anlatacağım...
Boy 75 cm, kilo 9700 gr olmuş. Kız çocuklara göre boy persantili 97, kilo persantili 90’ da ilerlemeye devam ediyor.
Persantil nedir?
Persentil değeri ile bebeğinizin yaşıtları arasında 100 kişi içinde sıralama yapılırsa boy ve kilosuna göre sıralamadaki yerini saptamaktadır.
Persentiller, belli bir yaş grubundaki kız ve erkek çocuklarının kilo ve boy dağılımını gösterir. Örneğin; eğer 3 aylık bir kız bebeğin ağırlığı 35. persentile denk geliyorsa, kilosu o yaştaki kız çocuklarının %35’inden fazla, %65'inden ise daha az demektir.
50. persentil değeri orta değerdir. Çocuklara ait boy değerlerinin %50 si bu değerin üzerinde, %50 si bu değerin altındadır. Bu değere "standart değer" adı verilir.
Bir sonraki kontrol 1 yaşında. Aman allahım, büyüdü Defne...Artık "1 YAŞ" lafı kullanılmaya başlandı...
PS. Bu arada kız çocuklarda idrar tahlili yapmak ne kadar da zormuş :), güzeelce bir temizlik yapıldıktan sonra steril torba yapıştırılıyor ve bekleniyor çişini yapması. Ancak çoğu zaman ( aynı gece 4 kez başımıza geldi :) ), poşet kayıyor ve beze yapıyor küçük hanım çişini. Ah bir durduğu yerde dursa belki daha rahat alacağız ama mümkün mü Defne’ nin sabit kalması, illaki zıplayacak, illaki hareket edecek...
27 Ekim 2009 Salı
7. AY DOKTOR KONTROLÜMÜZ
Füsun Hanım, yine rutin kontrollerini yaptı ve Defne kızın gelişimini çok iyi buldu. Maşallah kızım hem fiziksel hem de aktivite gelişimde, ileri bir aşama gösteriyor.
Bu ayki ziyaretimiz sonrası kahvaltılara ve sebze yemeklerinde kuzu eti ilave etmeye başladık. Gıdalar ile ilgili detayları daha sonra paylaşacağım...
Bu ayki kontrol sonrası Defne kuş 8730gr ve 74 cm olmuş.
15 Eylül 2009 Salı
6. AY DOKTOR KONTROLÜMÜZ
6. ay kontrolümüz öncesinde çok heyecanlıydık. Bu ay hem doktorumuzu değiştiriyorduk, hem de ( daha da önemlisi ) bu ay ek gıdalara başlayacaktık. Tüm bu heyecan içinde büyük gün geldi, çattı ve 11 Eylül Cuma günü yeni doktorumuz Füsun Okan’ ın yolunu tuttuk. Muayenehane den içeri girer girmez, Füsun Hanım’ a da bir gülücük atarak onu da tavladı Defne. İlk muayene olması sebebiyle önceki gelişimleri hakkında konuştuk Defne’ nin. Sonra rutin boy ve kilo kontrolü. Güzel kızım bu ay içinde 700 gr alarak, 8380 gr olmuş. Boyu da 73 cm’ e ulaşmış. Doktor teyzesi çok iyi buldu gelişimini. Sonra teker teker neler yapabildiğini kontrol etti. Bu ay içinde artık uzun süre görmediği, tanımadığı kişileri yabancılamaya başlayacağından bahsediyordu ki, bizim kız Füsun Hanım’ ın yüzüne bakıp mızırdanmaya başladı. Bir nesneyi ona doğru uzattı ve elini uzatıp alacağını söyledi. Defne tam o anda elini uzatıp aldı, bir sonraki tepkisi diğer elime geçirmek olur dedi, tam o sırada diğer eline geçirdi ve son olarak ağzına alır dediiiiiii hooooooop direk ağzında :) Tabi o sırada hemen devreye girerek aldık elinden.
Sonraki aşama ek gıdalar hakkında bilgi vermek oldu. Öncelikle sebze püresi ile başlıyoruz ek gıdalara. ¼ patates, ½ havuç ve ½ kabak , bir tutam yeşil yapraklı ( maydanoz, dereotu veya nane) bir tatlı kaşığı esmer pirinç ile haşlanacak, üzerine 2 tatlı kaşığı kadar zeytinyağı gezdirilerek iyice ezilecek. Bu sebzelerin alerjen etkisi olmadığı için bir arada verilmesinin bir sakıncası yok. Doktor teyzesi bir süre blender dan geçirebileceğimizi söyledi ama açıkçası ben direk olarak çatal ile iyice ezerek vermeyi daha uygun buluyorum. 4-5 gün kadar bu menü ile devam ettikten sonra teker teker mevsim sebzelerini ilave edeceğiz çorbamıza. Her seferinde tek bir sebzeyi vererek alerjik bir reaksiyon oluşturup oluşturmadığını kontrol edeceğiz. İlk sebze püresinden bir hafta kadar sonra, ara öğün için cam rendeden geçirilmiş mevsim meyve püresi ilave edilecek menümüze. 6,5 aylık civarında ise ara öğün olarak yoğurt vermeye başlayacağız. Menüye sebze ile başlamamızın sebebi, meyve ile başlandığı takdirde, meyvenin tatlı tadına alışıp sebzeye geçişte zorluk yaşanmaması. Akşam menüsünde ise tahıl var. Doktor hanım, Milupa’ nın 7 tahıllısını anne sütü ile karıştırarak verebileceğimizi söyledi. Bu karışımı da haftanın bir kaç akşamı vereceğim güzel kızıma. Tabi bu esnada anne sütüne mümkün olduğunca devam edeceğiz.
Ek gıdalara geçiş oldukça heyacanlı bir süreç. Umarım güzel kızım zorlanmadan başarılı bir şekilde bu süreci de atlatacağız.
14 Temmuz 2009 Salı
DEFNE KIZ' IN 4. AY KONTROLU
Doktor teyzenin söylediğine göre dişlerimiz yavaş yavaş çıkacak galiba. Zaten bir süredir damakları biraz sertleşmeye ve beyazlamaya başladı. Eline ne geçirse hemen ağzına atıyor benim güzel meleğim.
Doktor teyze çok hareketli buldu kızımı, bu gidişle birkaç ay sonra zaptedemeyeceğim ben seni diyor Defne kıza. Bizimki de tatlı tatlı gülüyor ona. Zaten karşısında biri gülerek baktığı anda bizimki de gülerek karşılık veriyor hemen :)
Muayenehanenin duvarlarında balık resimleri vardı. Şu ana kadar hiç tepki vermeyen Defne, bu kontrolde sürekli balıkları takip etti, onları yakalamaya, onlarla konuşmaya çalıştı. Çevreye ilgili her geçen gün artıyor benim miniğimin.
Bu arada boyumuz 68 cm, kilomuz 7350 gr olmuş.
21 Mayıs 2009 Perşembe
2.AY AŞISI
Aşı öncesi, gerek kendi Dr umuzla, gerekse teyzemle konuşmalarımız sonrası, aşıdan gellir gelmez Calpol şurup vermeye kara verdim. Böylece minik kuzum ateşlenmeyecek ve ağrıları hafif atlatacaktı. Aşıya giderken gülücükler, kahkahalar atan miniğimin birazdan ağlayacak olması içimi buruyordu. İlk olarak sol kolundan verem aşısı vuruldu. Kısa bir çığlık ve arkasından biraz ağlamanını ardından, iğnenin kolundan çıkmasıyla yeniden gülmeye başladı Defne. Ancak bu neşesi çok uzun sürmedi. Önce sol sonra sağ bacaktan pnömokok ve karma aşılarının vurulmasıyla çoook kuvvetli bir çığlık ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Onunla birlikte benim de canım yandı sanki :( Eve gelene kadar aralıklarla bacakları ve kolu acıdıkça ağladı kızım. Eve gelir gelmez önce bir tatlı kaşığı Calpol içti ve hemen emmeye başladı. Emerken, annesinin kollarında olmanın da huzuruyla, dudağında hafif bir gülümseme, tatlı bir uykuya daldı. Şu anda ana kucağında keyifli keyifli oturuyor. Umarım bu gün ve geceyi ağrısız atlatırız..
Bu arada hemşire teyzesi boy ve kilosunu ölçtü. Defne kız, 62-63 cm ve 6800 gr olmuş.