Son günlerde yaşadığımız bir kaç güzel örnek;
Dün akşam Defne' nin kolu çaydanlığa değdi ve biraz yandı. Önemli bir şey yok çok şükür, 5 dk sonra kızarıklık dahi geçmişti. Ama bu sabah Hülya Hanım' a anlatıyor olayı;
Defne : Hüğya anne, ben dün koyumu daydanliğa ( çaydanlık ) değdiydim, kolum yandı biliyosun mu ?
Hülya Hanım : Ne arıyordun sen çaydanlığın yanında bakiyim?
Defne : Kısa bir duraksama ve düşünme anı sonrası : "bedey ( bişey ) ayamıyordum ki!
Çok güldüm.
--
Geçenlerde Hülya Hanım ile birlikte mısır yiyorlar karşılıklı. Hülya hanım mısırın sertliğinden yakınmak için dedi ki ;
"diş de yok ki yiyelim şu mısırı"
Defne' nin konu hakkındaki yorumu gecikmedi : "Hüğya annecim denin ( senin ) ağzında diş varya neden yok diyosun ki, bak aç ağzını bakiyim biy süyü ( birsürü ) dişin vay bak oooh ne düyel dişley :)
---
Geçen gün doktora gittik. Doktor bir şeyler soruyor ama küçük hanım cevap vermiyor çekiniyor.
Doktor dedi ki; "Ne o Defne hanım dilini mi yuttun?
Defne ağzını içinde dilini bir kontrol etti yerinde mi diye ve dilini çıkararak cevap verdi " yooo, dottoy teyze dilimi yutmadım bak buyda döydün mü ( gördün mü )?
Çok güzel bu halleri çook.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder