31 Mart 2011 Perşembe

Defne' nin şaşırtan siparişi

Bugün evden çıkacağız, ayakkabılarını giydiriyorum ayağına, Defne şöyle bir cümle kurdu : "anne bu ayakkabı eski, bana yeni ayakkabı al!'"( Aslında Defne' cesi şöyle :) :anne bu ababa edi , ben neni ababa al ) bize de hemen gidip yeni ayakkabı almak düştü tabi. Aldık ayakkabısını bir mutlu, bir mutlu anlatamam zıplıyor olduğu yerde, kıvıra kıvıra yürüyor ayakkabılarına bakıyor "ben neni ababa aldıım" diye seviniyor, gülerek ve el çırparak. Annemlere geldik daha eve girer girmez, " anneanne bak anne baba ben neni ababa aldııı" diye sevinçle gösterdi kızım ayakkabısını anneannesine. Şimdi de ayağında hala bakıp bakıp gülüyor :) O mutlu biz mutlu, onun bu mutluluğu bir ömre bedel gerçekten...

Defne ve Rüzgar

Defne' nin eski stiemizdeki tek arkadaşı Rüzgar.
Dışarıya her çıkışında başlıyor bağıröaya "Yüzgayy, yüzgayyy" diye.
Annesinin söylediğine göre Rüzgar taşınacağımızı öğrenmiş, çok üzülüyormuş Defne' nin gideceğine : "Anne Defne çok güzeldi, gitmesin" diyormuş :)









Taşındık...

Geçen hafta taşınma telaşı ile geçti. evliliğimiz başından beri oturduğumuz 6,5 yıllık Çengelköy' deki sevimli evimize bay bay dedik, Çekmeköy de Defne' nin daha fazla oyun oynayabileceği, daha fazla sosyalleşebileceği bir siteye taşındık. Çok yorucu olmadı planlı programlı gittiği için. Tüm taşınma işlemi bir hafta sonu içinde tamamlandı. Cuma , Cumartesi, Pazar öğlene kadar, annem, Buket, Selçuk ve ben dört bir koldan ev yerleştirmeye ve Pazar akşamı ev olabildiğince düzenli halindeydi. Cuma ve Cmt günleri Defne' yi Hülya annesine bıraktık. Bütüün gün Esra ablası ile "Eda aba" oyunlar oynamış bir nevi coşmuş diyebilirim. Halâ "Anne ben Hülya anne ev git, Eda aba oyna" diyor :) Pazar akşamı Defne' yi aldık ve kızım ilk kez gördü yeni evini. Her bir odaya girdi çıktı merakla, tepkiler aynen şöyle : "Aaa anne bu benim oda ( o ince çok tatlı oda diyor :), aa anne bu anne baba oda, aaa anne bu beni ev aaa aaaa" şeklinde şaşırma efektleri ile odaları dolaştı sürekli. Ev farklı ama eşyalar aynı, şaşırdı kızım bu yeni duruma. Çok sevdi yeni evini ama . Hemen adapte oldu girdi odasına oyuncaklaır ile oynamaya başladı. Gündüzleri ise tek derdi parka gitmek. Yeni bir arkadaş edinmiş bile kendine Ata "Defne' nin deyimiyle "ada" ( ilk a ince) Daha biz eve gelir gelmez başlıyor "anne ben park git ben salıncak bin, ben oyna" demeye. Tabi yeni sitemizdeki yakın arkadaşlarımız olan "Erdan Ama, Bibel Aba, Dudey bebek" aşkını da untmamak gerek :) yani her gün her saat onlara gitse bıkmaz sanırım. Geçen gün aykırılığını göstermiş hemen :), Hülya annesi ile bahçeye çıkmışlar, çimlerin üzerinde çeşitli yazılar var, "Bu ne" diye sormuş Hülya Hanım' a o da demişti," Defne' cim çimlerde top oynanmaz yazıyor" Defne hemen kafasını sallayarak " Hayır oyna" demiş. Yani pek kural tanımayacak benim kızım sanırsam :) Bugün eski evimize gittik birlikte son kez. Defne girdi eve bir şaşkınlık da burada yaşadı. Bu sefer ev tanıdık ama içinde eşya yok :), giriyor kendi odasına "A aa anne bu benim oda ama dadak ( yatak ) yok, aaa anne, anne baba dadak yok, aaa anne Hayriye aba oda dolduk ( koltuk ) yok" gibi. Girdiği her odada bir şaşkınlık yaşadı. Sonra güvenlikteki abilerine yine en sevimli haliyle el sallayarak ayrıldı oradan... Yeni ev yeni umutlar... Defne için ve bizim için çok güzel olacağını düşünüyorum ben bu yeni evimizin. Yeni ortamımızda yaşadıklarımızı, Defne' den haberleri paylaşmaya devam ederim buradan sizlere... PS. bizim kız yaramazlık yapmadan durur mu, ev arama aşamasında başımıza gelen bir olay. biz emlakçı ile konuşurken bir anda ayrılıyor yanımızdan, anında koşuyoruz peşinden ama yetişene kadar ebeven banyısuna giriyoor, kapıyı kilitliyor içeriden! Defne içeride, biz dışarıda. yarım saat uğraştık kapıyı açmaya bir yandan da Defne' ye açtırmak için dil dökmeye. Klozetin sifonunu çekiyor, duşakabini açıp kapatıyor falan, bir türlü açmıyor kapıyı. Sonunda açtı kilidi, çıktı dışarıya sanki hiçbirşey olmamış gibi. Ne yapacağız biz bu cimcime ile bilmem :)

Seçmeler - 9

Defne ve Hülya annesi ( Sözleşmiş gibi giyinmişler J )

Caillou izleyen Defne J

Bubet Aba’ sı ile birlikte bilgisayar başındalar.. Ayak ne güzel kalkmış öyle havaya

Defne temizlik yapar.."Ne yapıyorsun Defne?" sorusunun cevabı : "Me iş :) "

Keyfe bakar mısınız, bu keyif kadı kızında yoktur yani J


Doğum günü Partimiz

2. ( hatta 3. J ) doğum günü partimizi evde yaptık..





Yakın aile dostlarımız yanımızda idi









Nene ile dede, gelemediği için webcam den bağlanarak katıldı aramıza.









Pastamız Defne’ nin çok sevdiği “Hello Kitty” karakteri ile süslenmişti.


Küçük kuzum prenses gibiydi. Hediyeleri merakla açtı,



Tuana ile tatlı tatlı oynadı,












pastasını keyifle üfledi












Sevdikleriyle güzeeel pozlar verdi;











Çok keyifli, çok güzel bir doğum günüydü. Nice güzel yaşlara benim meleğim...



10 Mart 2011 Perşembe

İyiki Doğdum :)

Bugün bizim doğum günümüz J Defne’ nin, benim, Selçuk’ un. Güzel kızım aramıza katıldıktan sonra hayat yeniden başladı bizim için. Onunla geçen her gün çok anlamlı, çok kıymetli, çook güzel.

Hayatının ikinci yılında Defne çok akıllı, çok güleç, çok sıcakkanlı, çok yaramaz J, hep dediğim gibi 5 dk oturamıyor yerinde. Ne zaman ne afacanlık yaparım onun peşinde.

Çok dilli, çok cimcime. Bir aşkım deyişi var babasına anlatmakla olmaz.

Hayatının 2. yılında oldukça dillendi Defne. Anlatıyor bize kendini. Her gün ki telefon konuşmamızda bana bir sipariş veriyor : “Anne bana dede mama al” ya da “Anne bana hedide (hediye ) al” ,” anne bana çiçuta ( çikolata ) al”. Ama her gün bir sipariş J

Uzun cümleler var ama kelime kelime. Ekler yok arada J “Anne, ben org çal, anne anneanne oyna” ya da “ anne ben mama ye, bana dede mama al gel”( ben yemeğimi yedim gelirken bana dede mama al ) gibi. Sabahları uyanınca, “Anne ben uyan, anne baba günaydııın” gibi. Bir sabah dayısının yanına gidip “ dedo haydi kalk, günaydıın, haydi uyan, haydi al bu giy” gibi ( bu arada da dayısının hangi kazağını giymesini istiyorsa dolaptan alıp dayısına uzatır)

Şarkılar söylüyor artık. Eline ne geçirirse mikrofon niyetine kullanıp kendince şarkılar mırıldanıyor “ aydede, aydede ev nerde, bam bebedee ( tam tepede ) , ovabuu ( orada napıyor ), hav hav dehhh ( köpek taşlıyorr)”

O kadar çok şey var ki anlatılacak, eskiden kolaydı işim, çok spesifik oluyordu yeni gelişmeler. Şimdi artık öyle değil, bıraktım günü her saat bile değişiklik / gelişim gösteriyor artık.

Çoook uzun cümleler kurmayacağım. Tek söyleyebileceğim, varlığın ile hayatımıza renk katıyorsun meleğim. Senin hep dediğin gibi : İyi ki doğdun, benim hep dediğim gibi : iyi ki doğurdum