23 Eylül 2013 Pazartesi

Beyaz Esya :)

Tum aile salondayiz, rutin bir aksam
TV acik bir yandan
Defne' nin beyaz bir sandalyesi var, onun yanina gitti birden ve,"anne, biz bu sandalyeyi Vestel' den mi aldik?" dedi. Hayir kizim neden sordun dedigimde; " biraz once televizyonda " beyaz esya Vestel' den alinir" dedi ama" dedi :)
Canim kizim benim, ne kadar saf, ne kadar yalinsin. Bayiliyorum yorumlarina :)
Cok guldum, cok eglendim. Sonraki ilk isim beyaz esyanin ne oldugunu anlatmak oldu tai ki :)))

3 Eylül 2013 Salı

En yakın rakibim: Annem :)

Gerçekten öyle bu ara. Defne beni kendi rol modeli, en yakın rakibi görüyor kendine :)
Benim bütün kolyelerime, küpelerime, ayakkabılarıma, elbiselerime ortak. Ayağımda bir ayakkabı görüyor örneğin, "Çok güzelmiiiş, aynısından ben de istiyorum, ben de öyle ayakkabı giymezsem dışarı çıkmam" diyor mesela. Veya gardrobumu açıp içinden bir elbisemi, bluzumu alıyor askıdan, bir bakıyorum giymiş üstüne, makyaj  malzemelerim arasından ruju ve allığı alıp sürmüş, topuklu ayakkabılarımdan birini giymiş dolaşıyor evin içinde! Ne dediysem ayakkabıları giymesinin sakıncalı olduğu konusunda ikna edemedim onu henüz :) ayakkabıya birşey olması hiç önemli değil, ayağını burkacak ondan korkuyorum. Geçenlerde bir akrabamızın düğünü vardı. Düğünde giyeceğim elbisenin provasını yapıyoruz. Uzun bir sarı bir elbise. Üzerimde gördü ve yüzü değişti hemen "Ama sen çok güzel olmuşsun, ben de böyle uzun elbise giymek istiyorum" dedi gün boyu. Onun elbisesinin de çokgüzel olduğuna, çok yakıştığına çok zor ikna ettik.

bana diyor ki, "babayla ben evlenmeliyim, sen ayrıl ondan tamam mı? "

Canım benim, biliyorum kızlar için anneleri bir süre rakip olur, ancak aynı zamanda da çok yakın iki arkadaş, sırdaş :), seni çok seviyorum meleğim...

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Kardeşim Benim :)

Okuldan gelir gelmez hemen kardeşinin yanına koşuyor, ellerini yıkamayı unuttuğunda haturlatıyorum, koşup yıkıyor ve gelip kardeşini seviyor hemen. Geçen gün baktım, ana kucağını almış kucağına. Tabi kardeşi de içinde :)

Korktum tabi düşürecek diye. Ama o kadar mutluydu ki, birşey diyemedim ona. Yanına gittim ve biraz öyle durmasına izin verdikten sonra aldım kucağından..

www.minnikkizimiz.blogspot.com

20 Ağustos 2013 Salı

Duygusal kuzu..

Erdek’ ten  dönüş gecesi, annemin rometaid artrtit hastalığı yine atak yaptı ve dizi kilitlendi. Çok kısa bir süre içinde yürüyememeye başladı. Defne daha önce hiç görmemişti anneannesini bu şekilde. O yürüyemeyince çok üzüldü. Dönüş için hızlı feribota binecektik. Annem, arabadan yolcu bölümüne kadar bile yürüyemedi ve tekerlekli sandalye aldık. Biletimiz VIP salondaydı. VIP ye asansör ile çıkılamadığından aşağıda kalmak zorunda kaldı. Biz yukarıya çıktık mecburen. Defne’ nin aklı anneannesınde kaldı, “niye aşağıda kaldı, ne yapacak şimdi orda tek başına” dedi durdu. Uzun bir süre uyuyamadı. “Anneannenin büyüme ağrısı  mı bunlar?” diye sordu. Evet deyince geçeceğini anladı ve zor da olsa uyudu kuzuyu. Ertesi gün onlara gittik yardım için. Annem koltuk değnekleri ile yürüyordu. Defne hep yardım etti anneannesine.

Birkaç gün sonra, “anne biz o gemiye bir daha binelim, ben hiçbişey anlamadım, aklım hep anneannemdeydi, onun için çok üzüldüm” dedi durdu. Okulda da anneannesinin resmini yapmış ama yanında koltuk değneği varmış L
Kuzum benim, anneannenin rahatsızlığı sürekli değil meleğim, sen üzülme olur mu...

16 Ağustos 2013 Cuma

Can suyu nedir?

Erdek’ ten fesleğen almıştı babam. İstanbul’ a dönünce, Defnoş ile birlikte saksıya diktiler fesleğeni. Defnoş, can suyunun ne demek olduğunu, çiçek saksıya dikildiğinde verilen ilk su olduğunu öğrendi. Can suyunu kendi elleriyle verdi. J




14 Ağustos 2013 Çarşamba

Erdek Tatili..

Erdekte çok keyifli bir tatil geçirdik anneanneler ile birlikte. Defne çok çok eğlendi. Gündüzleri sürekli denizde ve sahilde idi. Geceleri de arkadaşları ile  sözleşerek Kahve Dünyası’ nda oynadılar birlikte. J

Kaydıraktan kaymayı çok sevdi. Her gün muhakkak kaydı oradan. Önce tek başına kaymak istemedi ancak birkaç seferden sonra alıştı ve bizi özellikle yanında istemedi bile. Hatta kayarken elleriyle hızlandırdı, yatarak kaydı, kayarken döndü vb gibi birçok farklı kayma şekli denedi J 





Gün içinde gönlünce dondurma yedi küçük hanım J



Gece kahve dünyasında arkadaşları ile keyifli oyunlar oynadılar. Film seyrettiler..




Bir gün, eğlence alanına gittik birlikte. Defne uzun şişme kaydırağın tepesinden çok hızlı bir düşüş yaptı, çok korkuttu bizi, Allah korudu gerçekten bir yeri kırılabilirdi Ama bu olay onu oynamaktan alıkoyamadı..





Plajda deniz sonrası dinlendi ( ya da biz dinlensin istedik ama o yine durmadı pek tabi ki J )



Kardeşini gezdirdi tabi ki J



 Babası ile kumsalda çok güzel oynadılar








Ve tabi arkadaşlarıyla da.. 



 Denizden çıkmak istemedi hiç..






Bir sabah kahvaltıda yine yerinde duramadığı için attı kendini sahneye, insanların onu izlemesinden çok keyif alarak oynadı, şarkılar söyledi.


Bir gün parka gittik birlikte.



Bir gün de kanoya bindiler babasıyla..





Erdek’in güzel sahil yolunda poz verdi bize J








 
Bir akşam müzikli eğlenceye gittik,
 
Önce babası ve dedesiyle dans etti güzel kuş. Babası onu dansa kaldırmaya gittiğinde çok heyecanlanmış  ve “eveet” diye kabul etmiş.

 
Şarkı söyleyen bayanı büyük bir dikkatle izledi, sahneden inmedi oynadı hep J




 
Eğlence sonrası bara çıktık birlikte. Şeftali suyu ile eşlik etti bize.. 

Bayram sabahı el öptü hepimizin. Sonra“eee nerden paralar?” dedi Jparları alınca hepsini teker teker katladı ve resmini çekti :)




 
Yemek yediğimiz bir restorantta arkadaşları ile resim çektirdi yine J 






Son gece kamp ateşi vardı. Onu izlemeden gitmek istemedi. Hızlıca kamp ateşine gittik ve meraklı gözlerle izledi.. 




Çok eğlendi gerçekten. Hayatını yaşadı. Kişilik gelişimi konusunda da çok faydalı oldu tatil. Arkadaşları ile kendisi sözleşti akşam buluşmak için. Kendisine yaş olarak en yakın arkadaşı 6 yaşında idi, 8-9 yaşındaki çocuklar ile de oynadı ancak ona rağmen hiç problem yaşamadan iletişim kurdu hepsiyle.. bir gece yine çocuıklar içeride, büyükler dışarıda oturuyoruz, bir konu açıldı, çocuklardan birinin annesi, “E tabi Defne büyük onlardan “ dedi. Sonra bana sordu kaç yaşında diye. 4,5 deyince, “ bir dakika, Defne şu kıvırcık saçlı kız değil mi ?” dedi şok içinde. Ben evet deyince, “maşallah” dedi. Boyu biraz uzun dedim ve cevap şu şekilde geldi : “bu sadece boy meselesi değil, gerçekten maşallah !” J

Çok çok güzel yüzdü tabi ki kolluksuz ve korkusuzca. Bir gün yine atladık iskeleden ve dubaya kadar yüzdük yanyana. Dubaya gittiğimizde, oradaki adamlardan bir tanesi, “Aferin çok güzel yüzüyorsun ama eğer kafanı suyun içine sokmazsan yüzüyor sayılmazsın” dedi. Defne hemen atladı suya, kafasını suyun  içine soktu ve 3 kol bir nefes yapacak şekilde yüzdü. Dubadakiler “ooohh aferin sana” derlerken çıktı tekrar, bu kez balıklama atladı ve sırt üstü yüzmeye başladı J oradakiler gerçekten çok çok şaşırdılar. Maşallah kuzuma benim gerçekten müthiş yüzüyor ama, stil harika J
Müzikli eğlenceye gittiğimizde, çok çok eğlendi, bir ara yanıma geldi ve “anne ben galiba mutluluktan ağlıycam” dedi ve ekledi, “Galiba ben de sanatçı olmak istiyolum “ J

Alışverişini kendisi yaptı. Bir şey almak istediğinde, biz sadece kartı verdik ve kendin hallet dedik. Önce çekindi  ama bir kez başarınca hep kendi yaptı alışverişini.

Güzel kızım sen büyüyorsun gözümüzün önünde ve bunu görmek bizi çok mutlu ediyor JJJ