Dün Defne ile babası markete gittiler. Bir takım evsel ihtyiaçları almak üzere. Tuz da dahildi bunlara.
Markette durmamış, ihtiyaç harici bir iki kendi istediğini de aldırmış tatlı dili ile o ayrı J baba ben übüm ( üzüm ) istiyom, baba ağmut istiyomi baba dayısı ( kayısı ) istiyom derken birkaç fazla poşet ile geldiler. Meyveleri de kendi elleri ile seçmiş anlatıyor “anne ben bobet ( poşet ) aldım, übümleri seçtim seçtim seçtiim koyduum pobetin içine” diye
Ama asıl konumuz başka. Marketten geldiler birkaç saat geçti. Sofradayız. Soğan istedi, verdim. “Tuza batırcam, ben tuz istiyom” dedi. Fazla tuz tüketmesini istemiyoruz, bu nedenle : “Ama Defne’ cim tuzumuz yok ki” dedim. Cevap hazır : “Anne baba ile madete dittik aldık ya biz tuz.” Tamam dedim tuz aldınız ama ben onu tuzluğa koymadım o yüzden masaya getiremiyorum.
Cevap : “ Anne tuzluğa koy o zaman işte Allah Allah yaaa” yani diyor ki anne ben artık bu bahanelere kanmıyorum J
İşimiz var bu güzel kız ile, daha şimdiden böyle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder