Bıcır bıcır konuşmaya başlayalı çok sevimli şeyler söylüyor, söylediği an bizi çok güldürüyor.
Unutmadan yazmak lazım ama her zaman denk gelmeyebiliyor.
Son dönemde çok hoşuma giden, aklımda kalan birkaç olayı anlatayım;
--
Sürekli değişik tepkiler gösteriyor, bu aralar bana aşırı derecede düşkün. Sabahları işe gitmemi hiiç istemiyor. Önceleri ağlayarak belli ediyordu bu tepkisini, şimdi yöntem değiştirdi. Hangisi daha zor? Cevap yok. Hakikaten o ağlıyorken işe gitmek zorunda olmak ta çok zor birazdan anlatacağım yaklaşımı gösterirken de; Hemen geliyor...
Gece zaten belli bir saatten sonra bizim yatağa transfer olduğu için her sabah ben kalktığımda uyanıyor, çünkü sımsıkı sarılmış bir halde uyuyoruz... Başlıyor hemen;
"annem benim, aşkım benim, bitanem benim, herşeyim benim, lodumun (lokumum) benim :)" ( her sabah hepsini sayıyor böyle gerçekten ) sen işe ditme, piyama (pijama) giy, gel yanima yat, ben sana çok çok sarıl, sen de bana sarıl, biz beraber uyuyalım oluy mu, bak gitme işe beraber uyuyalım ohhh çok düyell ( güzel ), bak ne daday ( kadar ) düyell "
!
Böyle bir güzellik bu tatlı lafları ederken siz gidebilir misiniz işe? Şeytan diyor hemen yat yanına ama olmuyorki işte, bırakıp gidiyorum mecburen. Allahtan öpücüklerle gönderiyor da biraz daha rahatlıyorum.
----
Mahallenin muhtarı : ) Yolda yürüyen kimi görse tanıdık tanımadık, nerede olursa olsun farketmez hemen bağırıyor : "Ablaaa ( yürüyen kimse ona göre abiiiii, amcaaaa, teyzeeeeeee versiyonları var :) ) yoldan diiil, daldiyim ( kaldırım ) dan yürü, ama bak yoldan yürünmeez ağaba çağpayyy, Allah Allah yaaaa "
Duyan basıyor kahkahayı geçiyor hemen kaldırıma, herkesle ahpap ediyor beni valla :)
---
Bu aralar yaptığı başka bir şey, daha önceden kendisinin karşılaştığı ve yanındaki kişi ile ilk kez olacak bir olay yaşanacağı zaman, önce o kişiye konuyu anlatıyor, tanıtıyor. 3 farklı örnek;
*Geçen gün Hülya Hanım, Defne ve ben kreşe deneme dersine gidiyoruz ( detaylarını daha sonra anlatacağım kreş macerasının )
Biz daha önce Defne ve babası ile gitmiştik zaten, dolayısıyla Defne tanıyor ortamı. Hülya Hanım ilk kez gittiği için ona da tanıtıyor : "Bak Hülya anne buyası benim odul ( okul ) , bak buyada bahçe vaar, baak oyada Adatüyk ( Atatürk ) var, hem bahçede payk vaar. Okulda deys yapiliy, sonra daydiler ( şarkılar) söyleniyy, ııım ( bu arada neler yapıldığını düşünüyor :) ) yesim ( resim ) yapiliyyy bunlar heep yapiliy sen biliyon?"
* Her akşam biz kitap okuruz zaten daha önce de bahsetmiştim. En sevdiğimiz kitap serisi ise bu aralar Caillou. Geçen gün babası okumak istedi kitabı, bu seferki kitap Caillou Lunaparkta. Aldı eline ama Defne hemen araya girdi;
"Baba bak bu Dayyu ( Caillou ) bak bu Dayyunun annesi, bak bu babası, bu da Dozi ( Rosie ), Dayyunun daydeşi ( kardeşi ) . Baak bu da Bilgert ( Gilbert ) Dayyu' nun dedi ( kedi ) si. Onlar yunapayk a didiyolar. hıh mamam sen şimdi odu bibabı mamaaaam. "
Yani önce kahramanları babasına tanıttı sonra okumasına izin verdi :)
* Buket geldi bize geçen akşam kalmaya. Defne' yi yıkayacağım. Defne, Buket' e birazdan göreceği herşeyi biir bir anlattı önce;
"Bubet aba bak ben bânyoo yapcam, önde ( önce ) üstüm çikaycaam, sonra bezimi çıkaycaam, hem sonra duyayet ( tuvalet ) teys otuyup çiş yapcaam ( eğer tuvalete yapacaksa çişini ters oturup izliyor da :) ), bânyoya giyceeem. Önde anne beni yikaycak, sonra ben dendim yikancaaam, çünkü ben çok büyüdüm ben dendim dendim yikanabiliyom yaaa sen biliyon? Hem dendim daydi ( şarkı ) döyliycem ( söylüyeceğim ), "haydi miylet bânyoyaa bıcıbıcı yapmayaaa" diye. Bânyodan sonra boynoz saycak (sarıcak ) anneee, sonra baba saçlayimi kurutacaak, sonra anne biyeem ( krem ) süyceek. Diş fırdaycam ( fırçalıycam ) sonra bibap okuuu, sonra uyuuuu :)"
üşenmeden her aşamayı anlattı teker teker. Yetmedi bunlar yaparken de " baak Bubet aba şimdi bânyoomu dendim yapiyoom, baaak işte annem biyem süyüyoo" gibi anlattı tekrar her aşamasında :)