21 Haziran 2011 Salı

Tuyayet ( Tuvalet )

18 ay civarı çişini ve kakasını tuvalete yapmak istiyordu, uzuunca bir süre de öyle gitti ama sonra vazgeçti, beze yapmaya devam etti, daha erken dedik ısrarcı olmadık.

Bir süredir yine sürekli konuşuyorduk “bak sen büyüdün, artık beze çiş – kaka yapma, tuvalete yap. Büyükler külot giyer sen de külot giy olur mu, bez bağlamayalım artık gibi. Hiiç üzerine alınmıyor, hatta tam tersine gözünün içine baka baka yapıyordu kakasını bezine. Tuvalete gitmek bir yana, “Anne ben bezime kaka yapiyom sakın yanima delme, hiiiç gelme” diye beni de uzaklaştırıyordu yanından. Dikkate almıyor gibi görünse de, konuşmalar işe yaradı anlaşılan.

Bir anda değişti herşey. Bir sabah uyandı ve “ben ağtık bes istemiyom anne, ben tuyayete çiş yapçam” dedi. Çıkardık bezini, çıkarmak o çıkarmak, 3 gündür bezsiz dolaşıyor. Yatarken bağlayalım diyorum onu bile istemiyor, “ben büyüdüm artık bes bâğlama anne” diyor. Hadi hayırlısı bakalım. Şimdilik çoğunlukla biz tuvalete götürünce yapıyor, genelde söylemiyor. Ama yavaş yavaş bunu da geliştireceğiz. Bir iki ufak kazamız var ama o kadar olacak artık.

Bir aşamayı ( hatta çook önemli bir aşamayı ) daha geçiyoruz Defne kız’ ın yaşam yolculuğunda....

Anne Tuz İstiyom

Dün Defne ile babası markete gittiler. Bir takım evsel ihtyiaçları almak üzere. Tuz da dahildi bunlara.

Markette durmamış, ihtiyaç harici bir iki kendi istediğini de aldırmış tatlı dili ile o ayrı J baba ben übüm ( üzüm ) istiyom, baba ağmut istiyomi baba dayısı ( kayısı ) istiyom derken birkaç fazla poşet ile geldiler. Meyveleri de kendi elleri ile seçmiş anlatıyor “anne ben bobet ( poşet ) aldım, übümleri seçtim seçtim seçtiim koyduum pobetin içine” diye

Ama asıl konumuz başka. Marketten geldiler birkaç saat geçti. Sofradayız. Soğan istedi, verdim. “Tuza batırcam, ben tuz istiyom” dedi. Fazla tuz tüketmesini istemiyoruz, bu nedenle : “Ama Defne’ cim tuzumuz yok ki” dedim. Cevap hazır : “Anne baba ile madete dittik aldık ya biz tuz.” Tamam dedim tuz aldınız ama ben onu tuzluğa koymadım o yüzden masaya getiremiyorum.

Cevap : “ Anne tuzluğa koy o zaman işte Allah Allah yaaa” yani diyor ki anne ben artık bu bahanelere kanmıyorum J

İşimiz var bu güzel kız ile, daha şimdiden böyle...

Yaşasın Caillou ve peynir sevgisi :))

Yaşasın Caillou, seni çok seviyoruz biz ailecek :)

Defne' nin son dönem favori kitabı Caillou. Henüz çizgi filmleri ile tam tanışmasa da kitaplardan dolayı pek bir kaynaştı Caillou ile. Her akşam bir Caillou hikayesi okuduktan sonra "Anne Dayyu bize gelsin biz beraber oynayalım istiyom" diyo bana :)

Genelde pek yemek seçmiyor ama peynir yemek ile sorunumuz vardı. Ne yaptıysak hangi çeşit peyniri denediysek fayda etmedi, sevemedi bir türlü peyniri. Dün kitap okurken aklıma geldi, dedim ki: “Defne sen biliyor musun Caillou peyniri çok seviyormuş, her gün peynir yiyormuş, sen yarın Hülya annene, Caillou peynir yiyormuş, ben de yiyeceğim de tamam mı ” dedim. Gözleri açıldı kocaman ve “Mamam annee” dedi.

Pek umudum yoktu açıkçası ama bugün Hülya Hanım telefonla aradı ki, Defne uyanır uyanmaz “ Hülya anne Dayyu peymiy yiyo ben de peymiy yiyceem” demiş ve iki koca dilim kaşar peynirini hapur hupur yemiş J

Yaşasıın, Caillou güzel kızıma sevdirdi peyniri sanırsam...

17 Haziran 2011 Cuma

Bitmek tükenmek bilmeyen sorular :)

Hani derler ya hep, çocuklar konuşmaya bir başladı mı soruların ardı arkası kesilmez diye. Hakikaten öyle. öyle sorular soruyor ki, kilitleniyor insan bazen ne cevap vereceğini şaşırıyor.
Bir kaç örnek;

D : Anne bis yeyeye ( nereye ) didiyos ( gidiyoruz )?
A: Markete gidiyoruz annecim.
D: Madet neyde anneee?
A: siteden çıkınca hemen yanda annecim.
D:Yeden ( Neden ) madete disiyos anne?
A: Alışveriş yapacağız Defne' cim.
D: alisviyiş ne demek?
A: ? ( Kısa bir düşünme anı ) Evimizde eksik bir şeyler varsa onları alırız Defne' cim, senin istediklerini alırız. Aldıklarımız için de para öderiz. Buna alışveriş denir.
D: Anne bana ne alcas?
A: Sen ne istediğini söyle, bir - iki tanesini alırız. Hepsini şimdi alamayız ama.
D: Ben çiçota ( çikolata) alcaam, dede mama alcaam, dadis ( sakız ) alcaam.
A: Bugün sadece çikolata alalım. ( Neyseki bu konu burada kalır )
D: Anne madette bim ( kim ) vay? ( var )
A: Alışveriş yapan başka teyzeler, amcalar var. Market görevlileri var.
D: Anne ne aliyo onlar?
A: Evlerinin ne ihityacı varsa onu alıyor.
D: Madet döyevli ne aliyo anne?
A: Onlar birşey almıyo annecim, onlar markette alışveriş yapanlara yardımcı oluyorlar.
D: yeden almiyolar annee?
A: ????

Uzayııp gidiyor.

Arabadayız, yolda ne görürse soruyor.
D: Anne bu nee?
A: Ağaç Defne' cim.
D: Ağaç ne yapoo? ( Yapıyor)
A: ??? ( hadi bakalım nasıl cevap verilir :) Ağaçlar dünyayı güzelleştirir, üzerindse kuşlar yaşar.
D: Ağaç yapyak ( yaprak ) ne yenk ( renk ) anne?
A: Yeşil tatlım.
D: Yeden ( neden ) dedil anne?
A: ???
A: Imm, herşeyin farklı bir rengi vardır, Ağaçlar da yeşil olmuştur. Mesela güneş sarı, bulut beyaaz.
D: ama ben ağaç yapyak da sayı ( sarı ) olsun istiyom düyeş gibi olsun o daa..
A: Gülüyor, ne desin ki...

Her günümüz, her anımız bu örneklerdeki gibi geçiyor. Defne' de sonsuz bir merak ve herşeyi öğrenmek isteği ,. tabi anne ve babada da bool sabır ve küçük kuzunun büyüme halleri mutluluğu....



Birkaç Defne Hikayesi_yeniden :)

Bıcır bıcır konuşmaya başlayalı çok sevimli şeyler söylüyor, söylediği an bizi çok güldürüyor.

Unutmadan yazmak lazım ama her zaman denk gelmeyebiliyor.

Son dönemde çok hoşuma giden, aklımda kalan birkaç olayı anlatayım;

--
Sürekli değişik tepkiler gösteriyor, bu aralar bana aşırı derecede düşkün. Sabahları işe gitmemi hiiç istemiyor. Önceleri ağlayarak belli ediyordu bu tepkisini, şimdi yöntem değiştirdi. Hangisi daha zor? Cevap yok. Hakikaten o ağlıyorken işe gitmek zorunda olmak ta çok zor birazdan anlatacağım yaklaşımı gösterirken de; Hemen geliyor...

Gece zaten belli bir saatten sonra bizim yatağa transfer olduğu için her sabah ben kalktığımda uyanıyor, çünkü sımsıkı sarılmış bir halde uyuyoruz... Başlıyor hemen;
"annem benim, aşkım benim, bitanem benim, herşeyim benim, lodumun (lokumum) benim :)" ( her sabah hepsini sayıyor böyle gerçekten ) sen işe ditme, piyama (pijama) giy, gel yanima yat, ben sana çok çok sarıl, sen de bana sarıl, biz beraber uyuyalım oluy mu, bak gitme işe beraber uyuyalım ohhh çok düyell ( güzel ), bak ne daday ( kadar ) düyell "
!
Böyle bir güzellik bu tatlı lafları ederken siz gidebilir misiniz işe? Şeytan diyor hemen yat yanına ama olmuyorki işte, bırakıp gidiyorum mecburen. Allahtan öpücüklerle gönderiyor da biraz daha rahatlıyorum.
----
Mahallenin muhtarı : ) Yolda yürüyen kimi görse tanıdık tanımadık, nerede olursa olsun farketmez hemen bağırıyor : "Ablaaa ( yürüyen kimse ona göre abiiiii, amcaaaa, teyzeeeeeee versiyonları var :) ) yoldan diiil, daldiyim ( kaldırım ) dan yürü, ama bak yoldan yürünmeez ağaba çağpayyy, Allah Allah yaaaa "

Duyan basıyor kahkahayı geçiyor hemen kaldırıma, herkesle ahpap ediyor beni valla :)

---
Bu aralar yaptığı başka bir şey, daha önceden kendisinin karşılaştığı ve yanındaki kişi ile ilk kez olacak bir olay yaşanacağı zaman, önce o kişiye konuyu anlatıyor, tanıtıyor. 3 farklı örnek;

*Geçen gün Hülya Hanım, Defne ve ben kreşe deneme dersine gidiyoruz ( detaylarını daha sonra anlatacağım kreş macerasının )

Biz daha önce Defne ve babası ile gitmiştik zaten, dolayısıyla Defne tanıyor ortamı. Hülya Hanım ilk kez gittiği için ona da tanıtıyor : "Bak Hülya anne buyası benim odul ( okul ) , bak buyada bahçe vaar, baak oyada Adatüyk ( Atatürk ) var, hem bahçede payk vaar. Okulda deys yapiliy, sonra daydiler ( şarkılar) söyleniyy, ııım ( bu arada neler yapıldığını düşünüyor :) ) yesim ( resim ) yapiliyyy bunlar heep yapiliy sen biliyon?"

* Her akşam biz kitap okuruz zaten daha önce de bahsetmiştim. En sevdiğimiz kitap serisi ise bu aralar Caillou. Geçen gün babası okumak istedi kitabı, bu seferki kitap Caillou Lunaparkta. Aldı eline ama Defne hemen araya girdi;
"Baba bak bu Dayyu ( Caillou ) bak bu Dayyunun annesi, bak bu babası, bu da Dozi ( Rosie ), Dayyunun daydeşi ( kardeşi ) . Baak bu da Bilgert ( Gilbert ) Dayyu' nun dedi ( kedi ) si. Onlar yunapayk a didiyolar. hıh mamam sen şimdi odu bibabı mamaaaam. "
Yani önce kahramanları babasına tanıttı sonra okumasına izin verdi :)

* Buket geldi bize geçen akşam kalmaya. Defne' yi yıkayacağım. Defne, Buket' e birazdan göreceği herşeyi biir bir anlattı önce;
"Bubet aba bak ben bânyoo yapcam, önde ( önce ) üstüm çikaycaam, sonra bezimi çıkaycaam, hem sonra duyayet ( tuvalet ) teys otuyup çiş yapcaam ( eğer tuvalete yapacaksa çişini ters oturup izliyor da :) ), bânyoya giyceeem. Önde anne beni yikaycak, sonra ben dendim yikancaaam, çünkü ben çok büyüdüm ben dendim dendim yikanabiliyom yaaa sen biliyon? Hem dendim daydi ( şarkı ) döyliycem ( söylüyeceğim ), "haydi miylet bânyoyaa bıcıbıcı yapmayaaa" diye. Bânyodan sonra boynoz saycak (sarıcak ) anneee, sonra baba saçlayimi kurutacaak, sonra anne biyeem ( krem ) süyceek. Diş fırdaycam ( fırçalıycam ) sonra bibap okuuu, sonra uyuuuu :)"
üşenmeden her aşamayı anlattı teker teker. Yetmedi bunlar yaparken de " baak Bubet aba şimdi bânyoomu dendim yapiyoom, baaak işte annem biyem süyüyoo" gibi anlattı tekrar her aşamasında :)

Sözün Bittiği An...

7 Haziran 2011 Salı

Kızımdan Güzel Sözler

Konuşunca daha bir tatlı oluyormuş herşey :)
Son günlerde Defne' den sıkça duyduğum ve beni çook ama çok mutlu eden bir kaç cümle;

Defne : Anne, sen en güzel annesin biliyon?
Ben : Canım benim sen de en güzel kızsın :)

--
Defne : Ayy anne sen bugün çok güzel olmuşsuuun
Ben : Canım kzıım sen de çok güzelsin
--
Defne : Anne, ben seni çok beviyom ( seviyorum ) bi de çok ozluyom
Ben : ben de seni çok seviyorum güzel kızım.

--
Defne : anne, sen beni çok çok çok öp mamam?
Ben : Herr zaman :)

---
Defne : Sen bi tek benim annemsin, heeep benim annem ol :)
---
Ne denir, dünyanın enn kıymetli varlığının ağzından, ennn güzel sözleri duymak, daha büyük mutuluk yok gerçekten.

2 Haziran 2011 Perşembe

Seçmeler - 10

Bir asansör yolculuğu


Daha büyük bir keyif olur mu?

Büyük aşk


Benim “memizlik” sever kızım yine iş başında J



Mimit ( simit) sever kızım benim


Bir hamsi yeme klasiği J Bu kadar mı sevilir hamsi, görünce “anaam bayııık” diye saldırıyor, bir oturuşta 20-30 tane yiyor. Maşallah kızıma J



"Dedo” ile birlikte "beybi" izlerken ..

Sitenin servisinde ( kesinlkle şoför koltuğuna oturmak zorunda servise her bindiğinde. Kırk yıllık şöfor edasıyla J ) ( çanta da sırtta hala )



FB orduevinde ( çok seviyoruz biz orayı ailecek J )



Uykudan yeni uyanmış bir prenses ( maximum naz yapılıyor babaya J )

Bubet Aba’ sı kızıma çook sevdiği makyaj malzemesi seti aldı. Benim süse meraklı kızım, elinden düşürmedi hiç. Ojeler, rujlar sürüldü büyük bir keyifle “ben yuj süycem, oce süycem” diyerekten...



Akhisar’ da. Nenesinin dolabını gizlice açıp içinden “çiçota” alma peşinde.

Küçük artist

Dedesinin bürosunda, gözlük her zamanki gibi gözünde J

Çilek sever kuzu J

Turgutlu ziyareti




Başka yer yokmuş gibi gittiler merdivenin girişinde börek yediler baba-kız

Yine İstanbul, kendi makyaj malzemesi var ama gerçeğinin yerini tutmuyor ki küçük prenses için, ilk fırsatta anneninkiler kurcalanıyor.

Gülgün ablanın evini ziyaret




Anne Ben Bomama Yapcam :)

Defne büyüdükçe yeni oyunlar bulmak gerekiyor, ne yapmalı ne yapmalı derken parmak Boya ile biz de tanıştık. Bir tanıştık pir tanıştık J bayılıyor Defne parmak boya yapmaya. Tabi eller, kollar, tüm kıyafetler, etrafta ne var ne yoksa nasibini alıyor boyalardan. Sonrası uzuun bir temizlik faslı. Ama öyle bir keyif alıyor ki Defne herşeye değer J









Parmak boya keyfi ise ise tabi ki banyoda sonlanıyor J


Bir "Bânyo" Zamanı

Bir çocuk bu kadar sever herhalde banyo yapmayı. Her gün “anne ben bâânyo yapcam” diye koşuyor. Banyoya giderken de neşeli neşeli “ haydi miyyet bânyoyaaa, bıcıbıcı yapmayaaa” diye şarkılar söylüyor.

Önce anne yıkıyor kuzuyu bir güzeeel ve “ anne ben dendim yıkancam aytık” deniyor, Defne alıyor duşu eline, duşakabin kapanıyooor ve eğlence başlıyooor;

Kendi kendine şarkılar söyleniyor, kahkahalar havada uçuşuyor, duş jeli banyo süngerine dökülüp tüm vücut yeniden yıkanıyor, saçlar yeniden şampuanlanıyor. Çoook çok eğleniliyor. Defne kendi banyo yapmanın, anne ise onun neşeli hallerini izlemenin mutluluğu içinde...






Banyo sonrası da ömre bedel..