2 Temmuz 2010 Cuma

Küçük Kuş Hasta Oldu :(

Atlattık çok şükür geçen haftaydı sorun.
Şu an gayet iyiyiz.
Ama üzdü bizi geçen hafta.
24 Haziran Pzt günü gündüz uykusuna direndi, 15 dakikada bir uyandı her uykuya yatışında. Ciciannesi yoktu bir önceki hafta. Onu özlediği için uyumak istemediğini düşündük.
Salı günü hiçbir hastalık- kırıklık emaresi yok, sadece başında hafif bir sıcaklık artışı var, vücutta da yok hatta ısı artışı. Havanın sıcak oluşuna bağladık bunu da ama anne yüreği rahat eder mi, bir kere kurt düştü işte içime, Salı gecesi sürekli kontrol ile geçti. Küçük kuş yatağında mışıl mışıl uykuda, anne eli meleğinin alnında, vücudunda acaba ateş var mı diye.
Ve Çarşamba sabahı güne 39 derece ateş ile uyandık. İşe gidemedim tabi onu o halde bırakarak. Ilık bir duş alındı, vücudun belli noktaları ( el-ayak bilekleri, ense, alın aralıklarla ıslatıldı, sürekli ateş kontrol ve ateş azalmayınca en sonunda 1 ölçek İbufen.
Ateş 36,5 seviyelerine düştükten sonra aklımın tamamı evde kalarak işe gitmek zorunda kaldım.
Doktoru ve ciciannesi ile sürekli iletişim halinde olarak gün ilerlemeye devam etti. Bir süre ateş düşüktü yine 36,5- 37 civarı. Ancak belli bir süredne sonra artık yine yükselmeye başladı.
Ateş haricince bir rahatsızlık havası yoktu Defne' nin. Günlük oyun aktiviteleri devam etti hiç bir huzursuzluk emarsi yoktu. Ama yemek yemeye direniyordu, uykular da daha kısa olmaya başladı.
Öğleden sonra ateşin 38' ler seviyesine tekrar gelmesi ile yine izin alarak gittim eve ve küçük kuşu da alarak doktorumuzun yolunu tuttuk.
Muayenede de hiç bir huysuzluk yapmadı hatta yaptığı bir hareketle hepimizi gülmekten kırdı geçirdi onu da başka bir yazı başlığı altında anlatacağım..
Dr teyzesi önce boğazını kontrol etti ve ateşin kaynağı hemen çıktı meydana.
Boğaz olduğu gibi iltihaplanmış ve kocaman bir aft var tam boğazının ortasında. Affsane Hanım, Defne' nin çok dayanıklı bir çocuk olduğunu söyledi. Ona göre, bu kadar fazla boğaz enfeksiyonu ve aft ile bırakın gülüp oynamayı, ayakta bile duramıyor olması gerekirmiş. Oysaki Defne biz konuşurken bir dakika bile oturmadan bir o tarafa bir bu tarafa koşturdu durdu odada.
Diğer kontroller de tamamlandıktan sonra ( kulakta bir enfeksiyon var mı, ciğerlede bir sorun var mı) tedaviyi konuşmaya başladık. 1 hafta süreyle günde 1,5 ölçek antibiyotik ( Suprax ) kullanması gerektiğini belirtti. Tabi bu arada da ateşi sürekli kontrol altında tutmak için 3' er saat ara ile İbufen- Calpol ikilisi oldukça önemli bir yer tutacaktı bu süreçte.
Hastalığın nedenini öğrenmek istedim hemen. Defne' nin terlememesine çok dikkat ediyorum, bu nedenle evin bir çok kapı -penceresi açık durumda. Bence terleyip üstünü değiştirmek ya da terinin üstünde soğuması hiç terlememesinden çok daha tehlikeli. Çok şükür bu güne kadar uyguladığımız yöntem sayesinde de Defne kuş hiç hasta olmadı. Arabada da 2 cam açıktır örneğin, rüzgar çarpmasından korkmuyorum terlemesinden korktuğum kadar. Sonuç olarak ortamın biraz soğuk/ serin olması beni endişelendirmiyor, aksine böyle ortamları tercih bile ediyorum. Nasıl alışırsa öyle gider mantığındayım. Ama yine de bu durumun soğuk algınlığından kaynaklanmış olma ihtimalini olup olmadığını merak ettim açıkçası. Bu dönem ciddi anlamda bir salgın varmış. Soğuk algınlığı ile hiçbir alakası yokmuş durumun, aksine Affsane hanım Defne' yi büyütürkenki sergilediğim bu yaklaşımın çok doğru olduğunu söyledi. Gerçekten de daha sonra kiminle konuştuysam o hafta çocuklarının hasta ( hatta boğaz enfeksiyonu ) olduğundan bahsetti.

Muayenehaneden çıkarken yine aynı sevimliliğiyle el salladı ve öpücük gönderdi gülerek doktora güzel kızım.
Eve dönüş yolunda ateş biraz daha yükseldi, eve gelir gelmez ateş düşürücüsünü verip, ılık bir duş aldırdıktan sonra emzirmeye başladığımda ölçtüm ateşini, 39,6 derece idi.

Hiç bir şey yemeden sadece emerek, uykusundan yarım saatte bir uyanarak, 3 saatte bir ateş düşürücüler ile ateşi kontrol altında tutarak bir gün ve gece geçirdik. Gece ateş konusunda daha bir riskli olduğundan sürekli başındaydım. Boğazının acıdığını yutkunurkenki yüz ifadesinden hissetmek kalbimin içini parçaladı diyebilirim. Güzel kızımın canı hiç yanmasın, hep mutlu keyifli olsun istedim.

Bir gün sonra ateş tamamen geçmişti. Keyif zaten yerindeydi ama tekrar düzenli yemek ve uyku düzenine ancak Pazar günü döndü.

Geçen Çarşamba da tekrar kontrole gittik, hiçbir şey kalmamış çok şükür, yine oldukça sağlıklı, keyifli, güleç mi güleç devam ediyoruz günlük koşuşturmamıza...

Hastalıkların güzel meleğimden uzak olması dileğimle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder