23 Temmuz 2010 Cuma

Defne Yataktan Atladı !!!!!!

Ve sonunda oldu. Hatırlarsınız birkaç ay önce yataktan atlama girişimlerinden bahsetmiştim, dün sonunda amacına ulaştı.
Hülya Hanım yine her zamanki gibi yatırmış uyuması için ve çıkmış odadan. Küçük kuzu da hemencecik dalmış uykuya. Bir saat kadar sonra ağlama sesi üzerine odasına gitmiş ciciannesi. Genelde ağlayarak uyanır, yine öyle olduğunu düşünmüş. Odaya girdiğinde bir de ne görsün, küçük hanım yerde minderlerin üzerinde oturuyor!!!! Şok olmuş tabi. Hemen bana haber verdi bir şok da ben yaşadım. Yatağın parmaklıkları en üst seviyede, yatak seviyesinden, en az 70-80 cm, yerden ise 100-120 cm yüksekte. Atlamış aşağıya küçük hanım gözünü karartarak. Allahtan hiçbir şey olmadan atlattık bu kazayı. Artık yapmayı düşündüğümüz şey, yatak parmaklıklarından iki tanesini çıkartarak oradan nasıl yatağa girip çıkacağını öğretmek olacak. Yoksa böyle kazaları daha çook yaşarız gibi duruyor, gözü korkmuyorki hiçbir şeyden! Ciciannesi diyorki, "o kadar erkek çocuk baktım hiç biri yataktan inmeye çalışmadı"
Akşam eve gittiğimde koydum tekrar yatağın içine, nasıl atladın Defne aşağıya anlat hadi bakalım dedim, teker teker göstermeye anlatmaya başladı "Bu bu bu" diyerek. Önce parmaklığın üst kısmına tutunmuş, sonra parmaklara tırmanmış, ayağını parmaklığın üstüne doğru atmış ve kafasını aşağıya doğru uzattığında da atlamış aşağıya. Bu sefer problemsiz atlattık bu olayı çok şükür, umarım bir daha tekrarlamaz..

İlk Yaz Tatilimiz

2010 yılının ilk tatilini gerçekleştirdik. Defne ilk kez tanıştı denizle. Banyoyu çok sevmesinden dolayı denizi de seveceğini tahmin ediyordum açıkçası. Ama Defne’ nin olayı sevmekten öte birşey oldu. Adeta bayıldı, kendinden geçti :) İlk deniz deneyimini Gümüldür de yaşadı. Deniz buz gibi, ben girmekte zorlandım ancak Defne banamısın demedi. Sanki ılık mı ılık bir suya girer gibi en ufak bir ürperme, üşüme belirtisi göstermeden attı kendini suya. Nasıl sevinç çığlıkları ortada çınladı anlatamam :) o mutluluk görmeye değerdi gerçekten...




Gümüldür’ de Nurgül Halaları ziyarete gitmiştik, Defne çok güzel vakit geçirdi onlarla.
Sürekli bir gezme halinde idik tüm tatil boyunca. Foça’ da güzel bir akşam geçirdik beraber..


Sonraki durağımız Turgutlu oldu. Defne, büyük dayısını dükkanında ziyaret etti, kuşlar, balıklar oldukça ilgisini çekti. O günden sonra ne zaman, "Defne dayının dükkanında balıklar ağızlarını nasıl yapıyordu?" diye sorsak hemen ağzını açıp kapatmaya başlıyor :)



Sonra büyük teyzelere gittik. Bahçede çıplak ayak dolaştı, bahçedeki ağaçtan meyve topladı


Akşam ise Yetkin dayının doğum gününü kutladık hep beraber. Yine pasta üflemekten dolayı çok mutlu idi. Sofra hazırlıklarına da yardım etti :),










Sonra yine Gümüldür yolcusu :) Dedeleri, anneanne, babaanneleri, dayısı, annesi babası ile güzel mi güzel bir deniz keyfi daha yaşadı. Yine soğuk bir denizde hiç mi hiç sesi çıkmadan hatta oldukça keyiflenerek girdi denize..






Kumsalda kumlarla oynadı ( koruyucu kremden bembeyaz, saçlar deniz tuzunda iyice kaparmış :) )





Tüm gün yorgunluğuna dayanamayarak attı kendini hamağa, saatlerce uyudu kuş sesleri eşliğinde :)





Tatil boyunca tavla oynamayı öğrendi bizim kız. Önce babasıyla İzmir’ de, , sonra dedesiyle Didim’ de :) Annesi gibi tavlacı olacak galiba :)


İzmir Forum da keyifli bir gezintiye çıktı. Babasının ellerinden döner yedi ( beni ve yengesini şok etti :)), prensesler gibi de taşındı...



Dönüş yolunda feribotta babasının kucağında arabayı keşfetti..
Nasıl bir gözlemci olduğunu bir kez daha anladım, biz arabayı nasıl kullanıyorsak aynı şeyleri tekrarladı, aynayı düzeltti, anahtarı taktı ( takmaya çalıştı ), vitese dokundu, direksiyonu çevirdi.






Oldukça keyifli bir tatil geçirdik. Zaten Defne ile yaşanan her an o kadar değerli, o kadar keyifli ki. En kısa zamanda tekrarlama dilekleriye evimize geldik. Defne tüm oyuncaklarını çok özlemiş. Eve geldi, bir bir sarıldı hepsine :)

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Tuana' yı Ziyaret

Bugün, yakın arkadaşlarımız Deniz ve Arzu ile buluşmaya 5 kız bir araya gelmeye karar verdik. Önce bir cafe de buluşmayı düşündük, sonra Arzu bizi sitelerine davet etti. Küçük cimcimelerin ne zamandır görüşmediğini de düşündüğümüzde oldukça mutlu etti bu bir araya gelme fikri bizi.

Deniz ile buluşarak çıktık yola. Yolumuz uzundu :) Bugün az uyumuş olmasından dolayı ( normalde sabah uyandıktan 2-2,5 saat kadar sonra 2 saat daha uyur, bugün sadece 45 dakika uyudu ) yolda huzursuzlandı Defne hanım. 30 dakikalık yolculuk sonunda Arzu’ ların sitesine ulaştık. Gittiğimizde Tuana uyuyordu. Arzu, apartmanlarının kat bahçesinde güzel bir sofra hazırlamış bize. Oynaması için Tuana’ nın oyuncaklarından getirdi Defne’ ye. Biz çaylarımızı yudumlarken küçük kuş bahçede bir sağa bir sola koşturdu, oyuncaklarla oynadı



Eve çıktık sonra. Defne ile Tuana hasret giderdiler, birlikte Tuana’ nın bebeği ile oynadılar, sarıldılar, öpüştüler :), meyve yediler





Sonra indik bahçeye hep birlikte. Pınar ve Hatice de katıldı bize. Defne küçük evi çok sevdi, hiç çıkmak istemedi içinden. Oyuncaklara bindiler beraber.








Buldu bir köşe kendine, kuruldu hemen küçük hanım. Bu araların favori hareketi bacak bacak üstüne atmadan da olmaz tabi :) Ayakta da yeni aldığımız Dawgs terlikler....


Sonra indik havuz kenarınaaa. Tabi havuza sokmadık küçük hanımları, Tuana’ nın şişme havuzunu musluk suyu ile doldurduktan sonra girdi üç kafadar havuzun içine












Havuzdan çıkınca annesinin sıcacık kolların attı kendini küçük kuş..

Günü el ele tamamladılar Tuana ile Defne. Birlikte geçirdikleri bir kaç saatten çook keyif aldıkları her hallerinden belliydi.

Biz yine üç arkadaş çok sohbet edemedik afacanların peşinden koşmaktan ama çook keyiflendik. En kısa zamanda bu organizasyonu tekrarlama dilekleriyle ayrıldık.