Güzel bir güne uyandık geçen Cumartesi.
Gün Defne’ nin uyku problemi ile başladı. Genelde sabah uyandıktan sonra kahvaltısını yapar, 1-2 saat sonra tekrar uyur. Ancak Cumartesi günü uyumak istemedi bir türlü. 1 saatten fazla uğraştıktan sonra vazgeçtim ve arabaya bindiğimiz gibi yakın arkadaşlarımız Erkan ile Sibel’ lerin evinin yolunu tuttuk. Tabi evde uyumaya direnen küçük kuş, arabaya biner binmez teslim oldu uykuya, 20 dakikalık yol boyunca uyudu ama yolculuğumuz bittiğinde uyumaya devam ettiği için, babasını nöbetçi bıraktı arabada. Yaklaşık 1 saat kadar babası ve Erkan amcası uyanmasını beklediler güzel kzımın. Geldiklerinde ise gözler uyumaktan şişmiş, vücut yumuşacık ve sıcacıktı. Ayrıca uykusunu almış olmaktan dolayı da son derece keyifli. Hemen kahvaltıya oturduk. Defne de masada bize eşlik etti Çağla ablasından aldığımız, sandalyeye kolayca takılabilen koltuğu ile. Ancak onu orada tutabilmek ne mümkün, sandalyeyi geri ittirdi, bir sağa, bir sola düşme tehlikesi yaşadı. En sonunda Sibel teyzesi ile benim aramıza oturarak, kahvaltıyı tamamladı.


Kahvaltı sonrası, Defne Fıstık kedi ile oynadı. “Miyavvv miyavv” diyerek karşıdan sevdi Fıstık’ ı. Bir ara kulağına dokunmaya bile yeltendi.




Daha sonra güzel havayı da fırsat bilerek sitenin bahçesine çıktık hep beraber.
Gün Defne’ nin uyku problemi ile başladı. Genelde sabah uyandıktan sonra kahvaltısını yapar, 1-2 saat sonra tekrar uyur. Ancak Cumartesi günü uyumak istemedi bir türlü. 1 saatten fazla uğraştıktan sonra vazgeçtim ve arabaya bindiğimiz gibi yakın arkadaşlarımız Erkan ile Sibel’ lerin evinin yolunu tuttuk. Tabi evde uyumaya direnen küçük kuş, arabaya biner binmez teslim oldu uykuya, 20 dakikalık yol boyunca uyudu ama yolculuğumuz bittiğinde uyumaya devam ettiği için, babasını nöbetçi bıraktı arabada. Yaklaşık 1 saat kadar babası ve Erkan amcası uyanmasını beklediler güzel kzımın. Geldiklerinde ise gözler uyumaktan şişmiş, vücut yumuşacık ve sıcacıktı. Ayrıca uykusunu almış olmaktan dolayı da son derece keyifli. Hemen kahvaltıya oturduk. Defne de masada bize eşlik etti Çağla ablasından aldığımız, sandalyeye kolayca takılabilen koltuğu ile. Ancak onu orada tutabilmek ne mümkün, sandalyeyi geri ittirdi, bir sağa, bir sola düşme tehlikesi yaşadı. En sonunda Sibel teyzesi ile benim aramıza oturarak, kahvaltıyı tamamladı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder