30 Nisan 2010 Cuma

23 Nisan Tatili

23 Nisan' da, Cuma gününün tatil oluşunu da fırsat bilerek 2 günlük extra izin ile Akhisar-İzmir seyahati yaptık. Çocuklar bir günde huy değiştirir denirdi de inanmazdım, gerçekten olabiliyormuş. Benim melek kızım, tatil boyunca başka bir bebek oldu. 5 gün boyunca ağzına neredeyse tek lokma yemek koymadı, gündüz uykularını asla evde, yatağında yapmadı muhakkak pusetinde açıkhavada uyudu ( hoş pek haksız da sayılmaz bu konuda tertemiz, bol güneşli, ferah bir ortam varken ben de tercih etmem evde uyumayı :) ), bana inanılmaz düşkün oldu neredeyse kucağımdan inmedi diyebilirim. İstediği bir şey olmadığı anda çığlıklarla ağlamaya başladı. Selçuk ve ben oldukça tedirgindik bu durumun sürekli olacağına dair ama çok şükür ki eve dönünce normale döndü. ( Aman maşallah deyip dilimi ısırayım :) )Eve gelir gelmez önce bütün odaları gezdi kızım her odaya girişinde " aaaaaa aaaaa" diyerek. Sonra ise oyuncaklarına saldırdı ve 5 gün sonra ilk kez yemeğini güzel yedi.

İzmir' e gittik dedim gerçi ama, İzmir de duramadık ki! 1 gece konakladık ertesi gün için yaptığımız bütün planları iptal ederek Akhisar' a geri dönmek zorunda kaldık çünkü küçük kuş husursuzlukta son noktadaydı.

Ama herşeye rağmen babaanne, dede, amca ve yenge ile vakit geçirmek çok keyifliydi. Sakin olduğu zamanlarda onlar ile oyunlar oynadı, güldü, kahkahalar attı. ilk kez pikniğe gitti keyfince dolaştı kırlarda. Tertemiz havayı çekti içine.

İlk kez yenge "enge" dedi güzel kızım. Bir kelime daha ekledi dağarcığına. Tesadüf mü dedik ama yok değil. Yelda' yı gösterip " O kim?" diye sorduğumuzda her seferinde "enge" dedi gülerek.

Resimleri henüz yükleyemedim malesef. Ama en kısa zamanda gezimizden görüntüler ekleyeceğim sayfamıza..

20 Nisan 2010 Salı

Defne ve cimcimelikleri

Defne her gün muzurluklar, afacanlıklar yapıyor, bizi zevkten dört köşe hale getiriyor.
---
Geçen gün arabadayız ailece. Defne hapşırıyor ve eğlence başlıyor...
Defne: Hapşuuu
Anne- baba aynı anda: Çook yaşa güzel kızım.
Bunun üzerine tamamen numaradan olmak üzere Defne: Hapşu ( Yüzde muzur bir ifade ve arkasından kahkahalar :) )
Anne- baba son derece keyifli : Çook yaşa güzel kızım.
Defne yine, yeni, yeniden tamamen numaradan : Hapşu ( Kahkahalar artıyor)
Anne- baba: Çok yaşa güzel kızım.
Böyle sürüp gitti bir süre. Ailece kahkahalar yükseldi arabada. Neşemiz hiiiç bozulmasın inşallah :)

----
Yine arabadayız ama bu kez anne kız. Defne koltuğunda oturuyor..


Defne: Annne. ( nnnn ne)
Anne: Efendim güzel kızım?
Defne anlaşılmanın ve benimle irtibatta olmanın keyfi ile: Annnee.
Anne: Güzel kzımın bana anne diye seslenmesinin mutululuğuyla: Efendim canım kızım?
Defne: Koltuğa keyifle yaslanmış bir halde, sol ayak minik ellerin arasında, yüzde muzip bir gülümseme: Annn ne
Anne: Off ne büyük mutluluk ya rabbi :)

Belki 10 kez tekrarlandı bu dialog..
----

Bu kez anneannelerdeyiz. Hep beraber yemekteyiz, baba FB-BJK maçını izliyor. Defne de yemekte bize eşlik ediyor ( tabi TV' ye sırtı, bize yüzü dönük bir halde)

Baba: ( iki eli birden havaya kaldırıp sallarken) Goooooooool

Defne:( Tamamen babayı taklit edip, gülerek) oooooooooooo ooooooooooo :)

Tatlı kızım benim :):):)

12 Nisan 2010 Pazartesi

Bu Cumartesi FB orduevindeydik...

Hava yine çok güzeldi, hatta oldukça sıcaktı bile diyebiliriz. FB orduevinin atmosferi çok keyifli. Heryer yemyeşil ve sakin. Defne de bir o tarafa, bir bu tarafa koşturdu durdu, hiç kucağa gelmek istemedi, bırakın kucağı elimizden tutmayı bile reddetti. Özgür ruhlu kızım benim :)
Yemyeşil çimlerde koşturdu, yine kedilerin peşinden ayrılmadı, çiçekleri kokladı, parkta oynadı, hatta kendisine arkadaş bile edindi.
Defne’ nin bu “Doğayla içiçe” halleri çok keyiflendiriyor beni...




















Defne çimlerde spor yaparken :) ( Beeeeeee ( biiiiiiir ) :) )

Büyükdede Bizi Ziyarete Geldi...

Bu ara Defne, aile büyükleri ile vakit geçirmeye devam ediyor. Büyükanneden sonra, büyükdede de ( dedesinin babası) ziysretimize geldi. Defne, ona da oyunlar yapmaya devam ediyor...

5 Nisan 2010 Pazartesi

Yataktan İnmeye Çalışıyor. Eyvah!!!

Daha en az 6 ayımız var bunu yapması için diyorduk ama, çok aceleci bizim kız.
Geçen Cumartesi uyandı. Babası ile onu almaya yanına gittik ki ne görelim, yatağın korkuluklarına tırmanmış, bir ayağı da korkuluğun üzerine atmış, bize gülüyor. Normalde boyu yetişebilecek gibi değil, korkuluk kademeli ve en üst seviyede duruyor zaten aylardır. Ama önce tırmanıyor böylece kolaylıkla ayağını atabiliyor. Şimdilik bulduğumuz çözüm yolu, yatağın yanına büyük büyük minderler koymak oldu. Ayrıca yatağında da hiç yanlız bırakmayacağız ( Uyandığı anda yanına gidip almak gerekiyor yataktan). Yorganından destek alıyor biraz da şimdi, önümüz yaz, yorganı kaldırdıktan sonra biraz daha zaman kazanırız diye düşünüyorum. Sonraki aşama ise, yatağın korkuluğunu bir seviye indirmek olabilir. Madem inmeye çalışıyor, bari düşmeden yapsın. Ne de olsa koltuktan, bizim yataktan arka arkaya inmeyi çok güzel öğrendi. Ama yine de her an tetikte olmaya devam.

Haftasonu Keyfi.

Güzel bir güne uyandık geçen Cumartesi.

Gün Defne’ nin uyku problemi ile başladı. Genelde sabah uyandıktan sonra kahvaltısını yapar, 1-2 saat sonra tekrar uyur. Ancak Cumartesi günü uyumak istemedi bir türlü. 1 saatten fazla uğraştıktan sonra vazgeçtim ve arabaya bindiğimiz gibi yakın arkadaşlarımız Erkan ile Sibel’ lerin evinin yolunu tuttuk. Tabi evde uyumaya direnen küçük kuş, arabaya biner binmez teslim oldu uykuya, 20 dakikalık yol boyunca uyudu ama yolculuğumuz bittiğinde uyumaya devam ettiği için, babasını nöbetçi bıraktı arabada. Yaklaşık 1 saat kadar babası ve Erkan amcası uyanmasını beklediler güzel kzımın. Geldiklerinde ise gözler uyumaktan şişmiş, vücut yumuşacık ve sıcacıktı. Ayrıca uykusunu almış olmaktan dolayı da son derece keyifli. Hemen kahvaltıya oturduk. Defne de masada bize eşlik etti Çağla ablasından aldığımız, sandalyeye kolayca takılabilen koltuğu ile. Ancak onu orada tutabilmek ne mümkün, sandalyeyi geri ittirdi, bir sağa, bir sola düşme tehlikesi yaşadı. En sonunda Sibel teyzesi ile benim aramıza oturarak, kahvaltıyı tamamladı.



Kahvaltı sonrası, Defne Fıstık kedi ile oynadı. “Miyavvv miyavv” diyerek karşıdan sevdi Fıstık’ ı. Bir ara kulağına dokunmaya bile yeltendi.





Daha sonra güzel havayı da fırsat bilerek sitenin bahçesine çıktık hep beraber.
Defne, çimlerde topuyla oynadı,





kedilerin peşinde ( tabi ki yine Miyavvv miyavv diyerek ) koşturdu,




çocuk parkında oynadı, ( onunla beraber biz de oynadık, eğlendik :) )






Erkan amcası ve babası ile çok güzel vakit geçirdi.









Onları da biraz yordu hani :)



Bulduğu bir kamyon ile oynamak istedi, yanından çok zor ayırdık


Bizimle çok güzel pozlar verdi



Yine çok tatlıydı, cok afacandı, çok sevimliydi











Çok eğlendi, çok koştu, çok yoruldu. Dönüş yolunda da yine arabaya biner binmez uykuya daldı.

Pazar günü ise anneanne ve dede ile parktaydık. Yine çok keyiflendi.


Tadını aldı bir kere, artık her fırsatta dışarıdayız...