Kuzucuk bizden önce başladı tatile ama
özlem inanılmaz. İlk başlarda her şey süperdi onun için. Ama artık gideceğimiz
gün yaklaştı ve Defne’ de özlem tavan yaptı. Tabi bizde de. Cumartesi günü
yanına varacağız, Perşembe akşam telefonla konuşuyoruz, bir ağlamak bir
ağlamak. “Çok özledim sizi noolur çabucak gelin hemen bu akşam gelin” diyor hıçkırarak.
Tabi biz de inanılmaz özledik. Son günler
son saatler geçmek bilmedi. Cuma akşam çıktık yola, bir gece Turgutlu da
konakladık. Ertesi sabah erkenden çıktık yola. Yolda da arıyor bizi, “hadi
artık gelin biran önce” diye J
bize de yol geçmek bilmedi. Artık 5-10 dk kaldı Didim’ e, bende bir gülme. Surat
şeklimi değiştiremiyorum J
Veee o müthiş an geldi. Yaklaşmadan önce
dedesini aradık kapıya çıkarsın diye. Sitenin önüne geldik, arabayı uzaktan gördü
ve başladı zıplamaya sevinçle. Arabanın yanaşmasını bekleyemiyor heyecandan
açmak istiyor kapıyı.
Araba durdu, kime sarılacağını
bilemedi. Hepimizi sırayla öptü öptü, kucakladı kucakladı. Bir yandan oynuyor,
bir yandan zıplıyor, bir yandan da bizi öpüyor J Biz de doyamadık ona. Tatil yaramış, çok güzel
bronzlaşmış, boyu uzamış, kilo almış. Bakmaya doyamadım. Sürekli kokladım,
kokladım, kokladım. Gün boyu kucağımızdan inmedi zaten babasıyla benim. İki kardeş
de çok özlemiş birbirini, Melisa da sürekli sarılmak istedi ablasına.
Allah bu güzellikleri hiç ayırmasın
bizden tek duam bu…

