21 Kasım 2014 Cuma

Disimiz ciktiii :)

İki hafta once sallanmaya baslamisti minik disi kuzumun. Sevincle kostu geldi bana "anne biliyor musun ne oldu, disim sallanmaya basladi" diye :)
Sonra basladi heyecanla disinin dusmesini beklemeye :)
Bir hafta sonra ikinci dis de sallanmaya basladi :)

Kuzucuk oyle heyecanliydi ki, dislerini fircalarken lavabonun tikacini kapatiyordu, ola ki dis fircalarken disi duserse, lavaboya gitmesin diye :)
Hulya annesi bir dis kutusu almis ona. O kutuyu nereye giderse goturdu hep yaninda, okula, disariya hatta havuza bile. Disinin ne zaman dusecegi belli olmazmis :)

Havuz demisken, gecenlerde havuza gidecekler dert aldi Defnos'u ;)
Ya havuzda yuzerken disi duserse ne olurmus :) dusundu tasindi, karar verdi sonunda. Eger Defnos havuza dalarsa havuz kan olabilirmis, o yuzden o kenarda kanini durdururken babasi dalip disini cikarirmis havuzdan :))

Derkeeen, bugun okulda yemek yerken dusmus disi kuzucuguuuun :) almis koymus hemen dis kutusuna, (yanindaydi ya hani ;) ) bir sevinc geldi eve bizi gorur gormez sevincle gosterdi :)
Simdi sabirsizlikla gece olmasini bekliyor, disini yastigin altina koyacak ve dis perisinin gelmesini bekleyecek :)

Bizim icin de cok buyuk bir heyecan, minik bebegimiz buyudu de disi bile dustu :)





27 Ekim 2014 Pazartesi

Canlarim...

Fazla soze gerek yok
Hayatin anlami onlar..












Canlarim...

Fazla soze gerek yok
Hayatin anlami onlar..







29 Eylül 2014 Pazartesi

Kuzumun aile resmi

Guzel melegim oyle tatli ki 
Bugun bir aile resmi cizmis, bakmaya doyamadim
Isimlerimizi de yazdi sonra ustune :)


16 Eylül 2014 Salı

Servis beklerken

Kuzum benim, nasil da mutlu servis beklerken :)
Ruya ile de pek bir anlastilar, serviste de yanyanalar surekli :))






14 Eylül 2014 Pazar

Abla Kardes Cook Guzelsiniz :)

Canim kizlarim benim :)
Zaman gectikce iliskileriniz kuvvetlenmeye, paylasimlariniz artmaya basliyor. Ve bu beni nasil mutlu ediyor anlatamam
Bu ara Melisa arabadayken surekli Defne'nin elini tutmak istiyor mesela :)
Uzatiyor elini ablasina "veee, veee" ( ver) diye bagiriyor. Defne de elini uzatinca artik Melisa dan mutlusu yok :) iki kardes gulumseyerek ve el ele yol aliyorlar. Olaki eller ayrilsin, Melisa hemen basliyor "veee, veee" demeye :)
Cok guzel bir aciyla cekemedim ama bu ani olumsuzlestirmeye calistim. Daha guzel bir foto cektigim anda guncelleyecegim soz :)




Dun aksam da ayri bir guzellik yasattilar bana :) Defne banyo yapti, ben onun tirnaklarini keserken Melisa kapti fircayi basladi ablasinin sacini taramaya :)
Ortaya da bu sevimli goruntuler cikti :)





Canim kizlarim benim. Bayiliyorum ikinize de. Hayatimin tam ortasindasiniz ve omrum oldukca da orada kalacaksiniz
Sizi cok seviyorum

Hep boyle mutlu olun birlikte, hep el ele, hep destek olun birbirinize :)))

12 Eylül 2014 Cuma

Abla-kardes TV keyfinde :)



Nasil da pur dikkat izliyorlar :)
Defnos a iki yasina kadar izletmemistik, mumkun mu Melisa ya izletmemek evde abla faktoru varken
Mumkun oldugunca engellemeye calisiyoruz biz de artik...


10 Ağustos 2014 Pazar

Uzun Ayrılık Sonrası Buluşma :)

Kuzucuk bizden önce başladı tatile ama özlem inanılmaz. İlk başlarda her şey süperdi onun için. Ama artık gideceğimiz gün yaklaştı ve Defne’ de özlem tavan yaptı. Tabi bizde de. Cumartesi günü yanına varacağız, Perşembe akşam telefonla konuşuyoruz, bir ağlamak bir ağlamak. “Çok özledim sizi noolur çabucak gelin hemen bu akşam  gelin” diyor hıçkırarak.
Tabi biz de inanılmaz özledik. Son günler son saatler geçmek bilmedi. Cuma akşam çıktık yola, bir gece Turgutlu da konakladık. Ertesi sabah erkenden çıktık yola. Yolda da arıyor bizi, “hadi artık gelin biran önce” diye J bize de yol geçmek bilmedi. Artık 5-10 dk kaldı Didim’ e, bende bir gülme. Surat şeklimi değiştiremiyorum J
Veee o müthiş an geldi. Yaklaşmadan önce dedesini aradık kapıya çıkarsın diye. Sitenin önüne geldik, arabayı uzaktan gördü ve başladı zıplamaya sevinçle. Arabanın yanaşmasını bekleyemiyor heyecandan açmak istiyor kapıyı.
Araba durdu, kime sarılacağını bilemedi. Hepimizi sırayla öptü öptü, kucakladı kucakladı. Bir yandan oynuyor, bir yandan zıplıyor, bir yandan da bizi öpüyor J  Biz de doyamadık ona. Tatil yaramış, çok güzel bronzlaşmış, boyu uzamış, kilo almış. Bakmaya doyamadım. Sürekli kokladım, kokladım, kokladım. Gün boyu kucağımızdan inmedi zaten babasıyla benim. İki kardeş de çok özlemiş birbirini, Melisa da sürekli sarılmak istedi ablasına.

Allah bu güzellikleri hiç ayırmasın bizden tek duam bu…

Ben Büyüyünce Yapacağım :)

Tatilden dönüyoruz. Defne birden dedi ki, " Dünyada ölümsüz insan var mıdır?". Dedik ki, ölümsüzlük diye bir şey yok, tüm canlılar bir gün ölür muhakkak. "Ama izlediğim filmde bir kişi ölümsüzdü" deyince Selçuk  konuyu "Uçan İnsan" lara bağladı. Defne'cim mesela insanlar uçamaz da. Onlar da hep filmlerde olur. Filmleri birileri hayal gücünü kullanarak yaparlar. Gerçekte kimse uçamaz.
Defne hemen araya girdi. "Şimdilik" dedi. Nasıl yani, deyince, "Ben büyüdüğüm zaman insanların uçabilmesini sağlayan kanatlar tasarlayacağım ve artık kendi başlarına uçabilecekler, o zamana kadar uçamayacakları için şimdilik diyorum" dedi. :)
Nasıl mutlu oldum anlatamam. Kuzumun müthiş bir hayali var. Umarım da gerçekleştirebilir bu hayalini.

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Ask bu olsa gerek


Prensesim uyanir uyanmaz henuz ayilamadan babasina gelirse...


1 Ağustos 2014 Cuma

Vee Yazmaya da başladımmm dahası da var :)

Okumayı halletmesi yetmiyormuş gibi hatun yazmaya da başladı kendi kendine :) Henüz 5.5 yaşında bile değilken yazmayı öğrendi kuzum. Geçen gün eve ibr gittim, bana bir mektup yazmış. "ANNECIM SENİ ÇK SEVİYORM ÖZGE BEN DEFNE ATAV" :)
Hülya hanım dan yardım aldığını düşündüm ama hayır, kendisi yazmış küçük hanım :)

Yetmezmiş gibi, 2 haneli sayıları eldeli toplamaya da başladı. Didim' de karşı evde bir sınıf öğretmeni tanıdığımız vardı. Defne' nin seviyesini çok merak ediyorum, birlikte biraz çalışalım mı dedi, olur tabi dedim. Defne aldı defterini koluna gitti Sema ablasının yanına :) Sema akmış sayıları tanıyor, tek hanelileri topluyor. Hadi bakalım bir de iki hanelilere bakalım demiş. bir kere göstermiş ve Defne artık yapmaya başladı. :) İnanamadı Sema. 2 sınıflara 3-4 kez gösteriyorum halen zorlanıyorlar diyor. 
Defne şu an 78+23=103 diyebiliyor mesela :)
Ah kuzum ne gerek var bu kadar hızlı gitmeye, öğreneceksin ne de olsa hepsini :)


16 Temmuz 2014 Çarşamba

Prensesim İle İlk uzun Ayrılık


Artık büyüdü ya J, uzunca bir süredir bizsiz tatil yapmak istiyordu kuzu.

Biz de Ramazan bayramından iki hafta önce götürelim babaannesi-dedesine bırakalım, Didim’ de doyasıya tatil yapsın dedik. Çok çok heyecanlıydı öncesinde ve o gün geldi çattııı.

Çıktık hep birlikte yola Cuma’ dan. Hafta sonu birlikte kaldık Akhisar’ da. Pazar günü biz döneceğiz, onu bırakacağız. Ama bir zor geliyor Selçuk ile bana kelimelerle tarif edilmez. Defne dese ki, beni de geri götürün, hiç hayır demeyeceğiz yani. Cumartesi gecesi birlikte yatıyoruz aldım koynuma, kokladım, kokladım. Gözümde bir damla yaş, düşmemesi için zor tutuyorum kendimi. Ağladığımı görürse o da çok üzülecek çünkü. O da bana sımsıkı sarılıyor “annecim seni çok özleyeceğim” diyerek.

Uyuduk o gece koyun koyuna. Sabah oldu, Melisa da Defne de saat 7 gibi uyandılar. Bir an önce Melisa’ yı uyutayım istiyorum çünkü Defne bir yandan sıkıntıda, zaten gideceksiniz bugün, hep Melisa ile uyuyacaksın zaten şimdi bana sarıl diye. Ağlıyor bir taraftan. Neyse Melisa’ yı yatırdım tekrar, aldım kuzuyu koynuma. Baktım dikti gözleri havaya düşünüyor. “ne düşünüyorsun Defne” dediğimde, “sizinle gelip gelmemeyi düşünüyorum” dedi. “İstersen gelebilirsin tabi ki, ama tatilde çok eğleneceksin, denize gireceksin, bol bol güneşleneceksin” diyorum ama bir yandan içimden “çok ısrarcı olursa götürürüm” diye de geçiriyorum yani J. Sonra dedi ki, “ babamla, Melisa gitsinler bari sen kal anne” Dedim “o olmaz Defne’ cim, ya hep beraber gideriz ya da sen kalırsın”. Kalmayı o kadar çok istiyor ki bir yandan ama bize duyacağı özlem de var, yoğun duygu karmaşası yaşadı yani.

Biraz daha uyudu koynumda sonra kalktık. Kahvaltı faslı bitti, gidiş zamanı yaklaşıyor, bir yandan öpüp kokluyorum sürekli, bir yandan da ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. Selçuk da aynı şekilde, dokunsan ağlayacak yani. Balkonda oturuyoruz Defnoş kucağımda. Melisa’ yı öpeyim derken bir ısırdı kuzunun yanağını, Melisa bastı yaygarayı. Sevmek için yaptım dedi ama olay farklı J, Melisa bizimle gelecek ya, dert o J

Biraz zaman geçti, baktım hıçkıra hıçkıra ağlıyor. “Ne oldu kuzum” dedim, “Melisa beni sevmiyooor, beni öpmüyooor” diyor bir yandan hıçkırarak. Tabi bu görünen sebep, asıl olay izden ayrılmanın sıkıntısı. Böyle ifade etmek istemiyor, bahane buluyor. İçim sızladı ben de zor tuttum kendimi ağlamamak için, ama bir damla yaş hep gözümde.

Derken ayrılık vakti geldi. Arabaya binmeden sımsıkı sarıldık birbirimize, öptüm öptüm, kokladım kokladım, içime çektim kokusunu. Babasına ve Melisa’ ya da sarıldı sımsıkı. “Hadi gidin artık” diyor bir yandan ağlamamak için. Bindik arabaya arkamızdan su attı. Biraz ilerledik ve ben artık bıraktım kendimi. Hıçkıra hıçkıra ağladım. O an o kadar zor geldi ki, 13 gün nasıl dayanacağım kuzu yanımda olmadan. Çok uzun geldi bu süre çook.

Yol boyunca 1-2 saat aralıksız, sonra da ara ara ağlamalar devam etti. Tam biraz rahatladım derken eve geldik, Defne yok L Ev çok boş geldi, sağa bakıyorum bir oyuncağı, sola bakıyorum yeni aldığı dergisi, karşıma bakıyorum resimleri, yatağında bebeği ama o yok. Dua üstüne dua ettim “Allah’ım  acısını yaşatma bana” diye.  Tam toparladım diyorum, dışarıdan çocuk sesleri geliyor, diyorum şimdi burada olsaydı bahçeden bana “Anneeee” diye bağırırdı J yine başlıyorum ağlamaya. Böyle böyle akşam oldu.

Gece kayri ihtiyarı odasına girdim üstünü örtmeye, yatak boş yine ağladım. Ertesi sabah kalktım hemen hazırlandım, evden Defne yanımda olmadan çıktım, çok zor geldi yine ağladım,  akşam onu okuldan almadan eve geldim yine ağladım derkeen öyle böyle 4 günü tamamladık

Kaldı 9 gün kavuşmaya. Ama inanılmaz özledim. Hasretle kavuşma anını bekliyoruz şimdi.

Her gün birkaç kez konuşuyoruz, keyfi çok yerinde çok eğleniyor ama o da bizi çok özledi. Geçen gün görüntülü konuşma yapıyoruz, bizi görünce baktım elleriyle gözünü siliyor. Ağlayacak bir yandan tutuyor kendini yani.

Kuzum benim, öyle yer ettin ki, içimde, yanımda olmaman çok çok zor inan. Ama senin gelişimin için inanılmaz bir fırsat böyle ayrı tatil yapmak. Seni kucağıma alıp doya doya öpmeyi dört gözle bekliyorum. Seni çoook seviyorum güzel kızım benim…

21 Nisan 2014 Pazartesi

Okuyoruz Artık :)

Küçük kuş oldukça uzun bir süredir, okumaya çok meraklı. Sürekli etrafında yeni gördüğü şeyleri bize soruyor burada ne yazıyor diye. Açıkçası, henüz okuması için erken olduğunu düşünerek ( önünde 1 sene daha hazırlık olduğunu varsayarsak ) göstermeme eğilimdeydik ancak küçük hanım azimli :) 

Geçen gün odasında uzunca bir süre vakit geçirdi, sonra yanımıza geld ve "Bu kitabın ismi "Renkler" di mi? " diye sordu. Nereden bildin deyince "okuduuum" cevabını verdi. Şaşırdık ve acaba ezberledi mi, tahmin mi etti vb diye düşünürken, birkaç şey sormaya karar verdim.


Açtım Google ı, "ARABA" yazdım ve okumasını istedim. başladı denemeye. "aaaa, arrrr, ar, araaa, arab, arrraaabaaa ARABA" diye bağırdı heyecanla. Çok şaşırdım ve hemen başka bir kelimeye geçtim. "TERSANE" yazdım örneğin, yine aynı şekilde başladı hevesle "tttt, tee, teeeeer, teeerss, terrrseeea, tersaaa, tersaaan, terrsaaaneeee, TERSANE" dedi. 


Babası birkaç kelime yazdı aynı anda "BİR BARDAK SU" ve aynı şekilde onu da okudu melek.


yani ciddi ciddi okuyor artık küçük kuş. Çok hevesli, her an "bana yeni kelime yazın da okuyayım" diyor ama ben ağırdan alıyorum açıkçası. Yukarıda da söylediğim gibi, bir sonraki sene de hazırlık derken daha 1. sınıfa zamanımız var..


Okumakla paralel, yazmayı da ihmal etmiyor :), şimdilik bildiği birkaç kelimeyi ezbere yazıyor, diğerlerini kopyalıyor :) ama zamanla bunu da çözecek sanırsam :):):)


Kuzum benim, büyüdü de okumaya başladı ne büyük mutluluk benim için :)