24 Nisan 2012 Salı

Defne’ ce bir 23 Nisan :)

23 Nisan.  Çocukların en güzel günü. Önce, alışveriş merkezine gittik, yüzü boyandı Defne nin. Ne olmak istiyorsun diye sorunca, Defne’ nin cevabı “Palyado” oldu. Ve dünyanın en güzel palyaçosu oldu benim kızım J


Sonraki durağımız ise Meydan’ daki park oldu.


Güzel bir günün ardından evin yolunu tuttuk ...23 Nisan kutlu olsun, mutlu olsun tüm çocuklar JJJ

İzmir ( Arya ) ziyareti

Heyecanlı bekleyiş, ve takvimler 12 Nisan 2012 ‘ yi gösterirken güzel Arya katıldı aramıza :)

İlk gün gidemedik İzmir’ e işlerden dolayı. Ama aklımız fikrimiz hep onunla, en cok da Defne’ nin. “Anne ben daydeşimi dod ( cok ) meyad ediyoyum”, “anne didelim aytik hadi” diye geçti bir-iki gün.

Sonunda geldi gitme vakti, sabırsızlıkla geçti yolculuk. Gece geç vakitte vardık İzmir’ e. İlk iş hemen Arya bebeği görmek oldu. İnanılmaz tatlı, inanılmaz mis kokulu. Özlemişiz küçük bebeği.

Defne çok sevdi Arya’ yı. Pek ihtimal vermiyordum ama acaba kıskanır mı diye de merak ediyordum. Hiç kıskanmadı. Aksine çok çok sevdi, hiç yanında ayrılmak istemedi. Sürekli “Ayyy, danim danim ( canım canım ), düsel daydeşim benim, dıyamam ben sana, dıyamam dıyamam” diye sevdi sürekli. Öpmesine izin vermedik tabi, kokladı bol bol, arada ufak kaçamak öpücükleri de kondurdu yanağına minik Arya’ nın.








Bir gece Arya’  ya hoşgeldin partisi yaptık. Yelda ve Arya hariç tüm aile bir aradaydık. Bulut ile uzunca bir süredir, görüşememişlerdi, özlemişler birbirlerini çok güzel oynadılar ( arada ufak atışmalar oldu ama olacak o kadar :) )



Hava çok güzeldi İzmir’ de. Bir gün uçurtma uçurmaya çıktık Karşıyaka sahile. Defne ilk kez uçurtma uçuracaktı, çok heyecanlandı, çok sevdi.





Baba-kız muhabbeti.

Çok güzel dialoglar / olaylar yaşadık yine Defne ile.

Ben Yelda’ nın yanında durmak ve yardımcı olmak üzere onlardayım. Defne ise annemlerin evinde. Beni aradılar babaannesi ile birlikte. Bana dedi ki, “annecim, ben yemeğimi yediim, muzumu da yediim, nenemi hiiç üzmüyoyum. Sen beni meyak etme yeteyki daydeşime iyi bak tamam mı? :)


• Bir gün kakasını temizliyoruz Arya bebeğin. Defne de geldi yanımıza ve daha odaya girer girmez burnunu tutup yüzünü buruşturarak “Ayyy, dod ( çok ) pis dodtu ( koktu ), öfff didiyoyoum ben” dedi ve odadan koşarcasına çıktı. :)


• Evdeki partideyiz. Odadaki herkes Selçuk’ un baba tarafı. ( Çetin amcalar, Mekin amcalar, Nurgül halalar ) anne tarafından bir tek Burçak var. Defne içerideki odada bir telefon buldu, “dimin teyefonu adaba bu” dedi ve alıp eline bakınca “Bunda Dağya abyamın resmi vay, heyalde bu Buyçad hayanın teyefonu “ dedi! Yani o kadar kişinin içinde Çağla ile bağlantılı kişinin bir tek Burçak olduğu analizini yapabildi


• Son gün, artık yola çıkacağız, son bir kez gidip görelim dedik Arya’ yı. Araba ile giderken, yolda park gördü. “ Ben paykta oynamak istiyoyum” dedi. Ben de dedim ki, “Defne’ cim vakitimiz yok, parkta oynarsan eğer, Arya bebeği bir kez daha göremezsin, bir düşün kararını ver nasıl istersne öyle yapalım” dedim. Biraz düşündü ve “şimdi didelim, Arya bebeği göyelim, nasıl olsa evimizde park vay, gidince oyda oynayım ama eyer buyda oynaydam Ağya bebeği göyemem, onu döymek istiyoyum ben” dedi :)

Dönüş yolu,  keyfi pek yerinde :)


ARYA BEBEK, HOŞGELDİN ARAMIZA, AİLEMİZE YENİ BİR NEŞE OLARAK EKLENDİN, ÇOK SEVİYORUZ SENİ HEPİMİZ JJJ


22 Nisan 2012 Pazar

Tuana’ lar Geldi Bize

Yakın arkadaşlarımız Serdar ve Esen İstanbul’ a geldiler. Fırsat bu fırsat tüm ekip toplandık ( Deniz’ ciğim hariç ). Tuana ve Defne çok özlemişlerdi birbirlerini, birlikte çok iyi vakit geçirdiler.


Defne’ nin odası tam bir cümbüş yerine döndü, Defne’ nin dolabına dikkat çekmek isterim. İki canavar, almışlar kalemleri ellerine mahvettiler dolabı.


Ellerine verdim birer bez sildirdim. Çok beceremediler ama en azından uğraştılar 

Hep söylüyorum, daha sık bir araya getirmeli bu sevimlileri.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Bu haftasonu kızım biraz daha büyüdü !!!

Yani ben böyle hissettim. Arkadaşların sitesine pikniğe gittik. Çocuk parkı, piknik alanına yakın ama göz mesafesinde değil. Yani piknik alanında otururken çocuk parkı görünmüyor. Defne parka gitmek istedi, tamam dedim, gittik beraber. Bu arada parka arkadaşların güzel kızları Lâl da geldi . Lâl, 6 yaşında. Tek başına oynuyor Lâl tabi yaşının da verdiği olgunlukla. Lâl ın annesi İpek parka geldi, uzaktan baktı Lâl’ e, “ kızım ben piknik alanındaıyım, bir şey olursa gelirsin yanıma” dediii ve gitti. Defne uzaktan izledi bu olayı ve bana şu cümleyi kurdu “ annecim bak abyanın ( ablanın ) annesi buyda beklemiyo onu bıyakıp gidiyo, ben de buyudum aytik ben de tek başima oynayabiliyim, bişey oluysa da yaniniza geliyim sen dit şimdi babanın yanına oluy mu” dedi. Şok! Ne yapsam? Annesel duygular, karmaşalar girdi devreye, bir kaç saniye içinde aklımdan şunlar geçiyor. Tamam ortam güvenli, araç girmiyor, ayrıca site içinde güvenlik oldukça iyi yani kaçırılma vs durumları da olmaz. Ama ya düşerse, ya büyük çocuklar bir zarar verirse,  ya ağlar da duyamazsam, ama bir yandan da özgüvenli yetiştirmek istiyoruz bize bağımlı olmasın diyoruz, çocuk da kendisi çok güzel ifade etmiş ne istediğini “ sen git ben hallederim” diyor işte! Çözüm : Gittim Lâl in yanına Defne görmeden, tembihledim ona göz kulak olmasını çaktırmadan ve döndüm Defne’ ye “ Tamam annecim, ben piknik alanına gidiyorum, sen bir şeye ihtiyacın olursa gelirsin yanıma güzel kızım” dedim. Nasıl mutlu, nasıl mutlu “bay baaaay, görüşürüüüz” dedi ve döndü oynamaya. Biraz uzaktan izledim. Gerçekten hiç bir sorun yaşamadan çok güzel oynadı parkta. Bir şey söylemek için de koştu geldi yanıma. Böylece ilk yanlzı park deneyimini de yaşamış oldu Defne hanım...Bir başka  gelişme yine aynı ortamda oldu. Daha bana git dememişti, ben oturup izliyorum, kaydırağa çıktıı, orada iki kız ile karşılaştı. Kızlardan biri Defne yi görünce “ aaa Defne buuu” dedi. Defne de “Aaaa Öyküüüü” dedi kuldan arkadaşı ile karşılaştı yani kaydırakta. Ama nasıl sevindi, hemen geldi benim yanıma “ anne bak bu Öykü  benim oduydan aydadaşim ( arkadaşım ), büyük yaş sınıfında sen biliyo musuun” diye benimle tanıştırdı. Bu arada Öykü de Defne yi yanındaki arkadaşı ila tanıştırdı, “bak bu Defne, Sinem öğretmenin sınıfında” diye. O an farkettim ki, güzel kzımın artık bizim dışımızda da bir sosyal hayatı var. Hem sevnidim hem duygulandım!!!