31 Aralık 2012 Pazartesi

Yılbaşında bir pamuk prenses

Okulda yapılacak yılbaşı partisinin kostümlü olacağı bilgisi son dakika verildi. Ben Ankara’ dan dönüşte eve uğramadan hemen okuluma gidiyordum, Defne’ yi anneannesi aldı servisten. Taksideyken aradılar beni ertesi gün yapılacak partinin kostümlü olacağını söylemek için. Defne servisten iner inmez “Anaaneee, bana pamuk plenses kostümü dikeymisin?” demiş. Tabi o saatten sonra mümkün değil. Defne ile telefonda konuşup evdeki başka  bir kostümünü giymesi konusunda ikna etmeye çalıştım . Tamam dedi ama sesindeki hüzün çok netti L. Dedesi kıyamadı kızıma J, o saatte açık olabilecek tüm kostüm evlerini dolaştı ve nihayet bir tane prenses kostümü buldu.  Defne gerçekten müthiş bir prenses oldu J



 

26 Aralık 2012 Çarşamba

Anne Sen de Hiçbirşey Bilmiyorsun :)

Geçenlerde kitap okuyoruz Defne ile.İş Kültür yayınlarından aldığım Minik Dahi Gözler kitabı. Gözler ile ilgili bir çocuğun anlayabileceğ boyutta resmederek anlatmışlar herşeyi.

Kitabın bir yerinde, bir cismi gözün nasıl gördüğü ve algıladığı ile ilgili bir resim var. Cisim düz iken gözün arka tarafında gidiyor görüntüsü ters olarak ve beyine gönderiliyor, beyin bu cismi algılamamızı ve düz olarak görmemizi sağlıyor ana konsept bu şekilde. Bunu ben de anlatmaya başladım kendisi üzerinde göstererek, gözün cismi beynine gönderir derken kafasını tuttum
Bu sırada bana dedi ki, “anne ama beynimiz kafamızda değildiy ki”

Ben :Nerededir peki?
Defne: Yani anne sen de hiçbir şey bilmiyorsun, midemizde oluy tabi ki !

Ben : SOK! Neden öyle düşünüyorsun Defne’ cim?
Defne : Anne sen de bir alemsin, ceviz neye benzey? Beyine. Peki ceviz yediğimiz zaman neyeye gidey? Midemize tabi ki. E o zaman beynimiz müdemizdediy!!!

Kısa süreli bir şaşkımnlık yaşadım. Kurdupu muhakeme çok hoşuma gitti gerçekten. Sonra başladım anlatmaya. “Defne’ cim ceviz şekil olarak beynimize benzer evet ama beynimiz değildir. Ceviz yediğimiz zaman beynimiz de çok güçlenir, gelişir ve daha akıllı oluruz. Ama beyin ile ceviz farklı şeylerdir. Evet haklısın ceviz yediğimiz zaman kesinlikle midemize gider ancak beynimşz kafamızın içindedir ve düşünmemizi sağlar. Sen nerden düşünürsün?
Defne : Kafamın içinden.

Ben : Evet kesinlikle. İşte düşünmemizi beynimiz sağladığı için  kafamızın içinden düşünürüz
Biraz durdu düşündü, sindirdi söylediklerimi ve “tamam annecim” diyerek ikna oldu J

Çocukların düşünce şekilleri çok ilginç ve keyifli oluyor gerçekten J

KARDEŞLERİN İLK KARŞILAŞMASI :)


Dün Dr kontrolüne Defne ile birlikte gittik. Gitmeden önce çok heyecanlandı, “yaşasıın kaydeşimi göyücem, o da beni göyücek ( görücek )        diye.  Bir hazırlık, bir hazırlık. Kıyafetlerini seçti, kolye taktı, bilezik taktı, saçını bir türlü beğenmedi, 3 kez yeniden toplattı bana J “kaydeşim beni düzel göğmeli annecim, ablasını beğenmesi lazım” diye. J

Giyindi, süslendi çıktık evden. Bir heyecan bir heyecan.

Dr’ a girdiğimizde, önce biraz çekindi, daha sonra açıldı hemen “ doktoy amca bana kaydeşimi gösteyiy misin hemen” dedi. Kontrol odasına girdik, ben hazırlanırken o da yanımda bekledi. “nasıl göyücez anne kaydeşimi? Neyden göyücez, ama o senin kaynının içinde değil mi “ gibi sorular sordu. Anlattım,  ultrasonun probunu göstererek, “doktor amca bunu benim karnımı üzerine tutacak, biz de kardeşini karşıdaki kameradan göreceğiz” diye. Doktor geldi ve karşılaşma gerçekleşti. Gördüğü anda, “ufaklııık, nasılsııın bak abla buyda seni göymeye geldii, canım beniiim” diyerek selamladı kardeşini. Defne bak sana el sallıyor dedik, hemen o da el salladı, öpücük gönderdi. Doktor probu karnıma bastırınca “annecim doktoy amca onu bastıyınca canın acıyoy mu” dedi? Yavrum benim beni düşündü J

Yok dedim tatlım hiç acımıyor.

Bir süre daha ilgiyle izledikten sonra artık detay kontroller başlayıp da bütün olarak göremeyince ilgisi dağıldı.  

Çok keyif aldı ve mutlu oldu kardeşini gördüğüne, çok belli etmemeye çalışsa da biraz da buruldu ama L böyle olması çok doğal aslında, güzel olan tarafı burukluğu çok yaşamıyor oluşu.

Eve gider gitmez de anlattı hemen dayısına kardeşinin neler yaptığını. Hatta akşam çöpleri almaya gelen Salih amcasına da daha görürü görmez tüm detayları aktardı.
Çok  ilginç bir deneyim çocuklar için gerçekten, algılamaları da biraz güç haliyle, ama güzel kızım bu deneyimi de oldukça güzel bir şekilde yaşadı ve sindirdi..

Bundan sonraki kontrollerde de hepsine olmasa da birkaçına götürmeyi planlıyoruz Defne’ yi. Selçuk kamera ile kaydetti bu özel anları, kamera görüntüleri çok uzun buraya koyamam ancak kayıttan alacağım bir kaç görüntüyü paylaşacağım buradan.

24 Aralık 2012 Pazartesi

Babayla havuzda

Baba ile sürekli havuza gidiyoruz. Kollukları takmadan  yüzmeyi öğrenme çabası içinde. Oldukça da iyi gidiyor şimdilik.  


21 Aralık 2012 Cuma

İstanbul' da Yılın İlk Karı

Yılın ilk karı yağdı dün. berbat bir trafiğin yanında aslında tabi çocuklar için inanılmaz keyifli anların başlaması demek oluyor bu.
Dün çok zor tuttuk Defnoşu dışarıya çıkmamak için çünkü tipi şeklinde yoğun kar yağışı ve aşır soğuk vardı. Ancak bugün okulların da tatil olmasını fırsat bilerek anneannesi ile birlikte dışarıya atmışlar kendilerini..

Beni kıskandırırcasına yaptıkları kardan adamın resmini gönderdiler :)

Küçük kuş sitede bir ablasının da desteği ile harika bir kardan adam yapmış :)

Buyrun bakalım, yılın ilk kardan adam manzaraları :):):)



KIZIMIN KARDEŞİ OLUYOR-2

Bu kız beni her geçen gün şaşırmaya devam ediyor.

Dün yılın ilk karı yağdı İstanbul' a. Aldım Defne' yi okuldan yoğun trafikte yavaş yavaş eve gidiyoruz. Bana dedi ki, "anne, eve didince kaytopu oynamaya çıkalım." Sonra durdu düşündü biraz ve şu cümleyi kurdu : "Annecim ben seninle çıkmaktan vazdeçtim, baba geliince onunla çıkayız, çünkü sen kayda  kayay ( karda kayar ) düşeysen eğey kaydeşimin canı acıyabiliy. "
!!!
Şok
Nasıl düşünür bu çocuk bunu, henüz 3,5 yaşında, daha kendisi ufacık. Ama benim güzel kızım her zamanki gibi çok düşünceli :):):)
Meleğim, çok seviyorum seni..

20 Aralık 2012 Perşembe

KIZIMIN KARDEŞİ OLUYOR :):):)

Evet bir bebiş geliyor aramıza, 15 haftalık şu anda. İlk haftalar biraz sıkıntılı geçti Defne’ de de olduğu gibi. Ama artık çok rahatım

Defne ye bu güzel haberi verme süresini biraz uzun tuttuk, birkaç sebebi var aslında. İlk sebebi, okuldaki pedagogu Sesil Hanım ile yaptığımız konuşma ve biraz da benim konu hakkındaki araştırmalarım. Çocukların zaman kavramı çok olmadığı için ne kadar gçe söylenirse o kadar iyi olacağını öğrendim, sabırsız bir şekilde beklemeye başlıyorlar çünkü.  Ancak tabi çokda uzun tutmamak gerekiyordu süreyi, karnım belirlemeye başladıktan sonra anlamaması içten bile değil çünkü ( ki artık baya baya karnım belirginleşmeye başladı )
İkinci sebebi ise, benim son 8 haftadır sürekli bulantılar yaşıyor olmam. Bu dönemde Defne’ ye kardeşi olacağını söylediğimiz anda, kafasında ilişkiyi kuracak ve “ kardeşim anneme zarar veriyor “ diye düşünecekti.

Bu sebeple bu zamana kadar söylemedik güzel kızıma kardeşi olacağını. Ancak arada hazrılık çalışmaları da yapmıyor değildik hani. 
Kurban bayramındayken yani ben henüz 6 haftalık hamile iken  babaannesi sordu Defne’ ye. “Defne’ cim kardeşin olsun ister miydin?”

Defne, Arya’ yı göstererek “kaydeşim var ya işte benim” dedi. “Öyle değil , gerçek kardeşin olsun ister miydin” deyince ise benim hazırcevap kızım cevabı verdi hemen “nene sen de çod komidsin bu oyuncad mı canım, Allah Allaaah J” bizi bir gülme aldı tabi, açıkladık o zaman “yani sürekli aynı evde yaşadığın annene anne, babana baba diyen bir kardeş” diye ama cevabı da kayıtlara geçmiş bulundu :)
Ben evde ara ara soruyordum, “Defne’ cim kardeşin olsun ister misin” diye. “isteyim  tabi, ben ona küçük kıyafetleyimi veyiyiiim, oyuncadlarımı veyiyiiim, ben onunla çod güzel ilgileniyim anne meyak etme” şeklinde beni mutluluktan deliye döndüren cevaplar veriyordu.  Peki kız mı olsun erkek mi diyenice, “kız istiyoyum” diyordu. Ama bak Kuzey bebek erkek, Rüzgar bebek erkek onları sevmiyor musun” dediğimde hemen,  “hıımmm onlay gibi oluysa erkek de olabiliy diyordu

Yine kurban bayramında, Turgutlu’ dayken Aydın abi sordu bu kez “kardeşin olsun istermisin?”  diye. Defne “evet isteyim” deyince de, “o zaman hamurdan bir bebek yap ve annenin karnına koy bakalım belki içeriye girer” dedi Aydın abi ve Defne hemen koşarak gitti, “hamuyum yod ama legdolayım( legolarım )  var, ben ledodan bebed yapıcam” dedi, bir bebek yaptı ve koydu hemen karnımın üstüne.
Galiba hamileliğimin 10-11 haftası civarındaydım, okulda öğretmenine demişki, “Övetmenim biliyo musun benim kaydeşim olacak”  demiş !!  Öğretmeni de “çok sevindim Defne’ cim peki kız mı olsun erkek mi” deyince? “onu ben neyden bileyim ki canım, onu Allah baba biliy”demiş J Öğretmeni çok şaşırmış tabi. “tamam onu Allah baba bilir ama sen ne istersin” deyince, “ben kız olmasını teycih edeyim” demiş :)

Geçenlerde arabada giderken dedi ki, “annecim, ben bişeyin olmasını çok istediğim zaman ne yapayım? “
“Allah babaya dua et Defne’ cim” dedim. “Peki nasıl dua edicem” deyince, “ellerini aç havaya, Allah babaya istediğini söyle” dedim. Hemen açtı ellerini, “Allah baba, ben kaydeşim olsun cok istiyoyum bana İKİZ kaydeş veriy misin?” dedi. Tabi biz hem şaşırdık hem de sevindik. Bir de ikiz istiyor hanımefendi :)

Artık dedik ki, bulantılar geçti, karnım belirmeye başladı, artık Defne’ ye de söyleme zamanı geldi. Dün akşam aldık karşımıza küçük hanımı. Selçuk’ ın elinde kamera :), tepkiler anlık kayıt altında :)
Dedim ki, Defne’ cim, sen geçen gün Allah baba dan ne istemiştin?

Defne : Kaydeşim olsun istemiştim
Ben : Peki çok mu istedin bunu?

Defne : Eveet, çok istedim.
Veee büyük an JJJ

Ben : canım sen o kadar çok istemişsin ki, Allah baba dualarını kabul etti, ve benim karnıma bir kardeş koydu
Çok kısa bir duraksama ve sevinç  çığlığı geldi “Yaşasııın, bir kaydeşim olucaaak”

Hemen geldi sarıldı boynuma, hemen karnımı öpmeye başladı “             canım kaydeşim benim” diye severek, gitti babasını öptü ve bir anda “benim odama gitmem lazım hemen” dedi. “ne oldu neden odana  gitmen lazım” dememe kalmadan koşturdu odasına, “kaydşeim olucak ya, onu bezleyini koyacak bir yer ayaylamam lazım, hemen ona yer açmalıyım” dedi ve dolabının birini boşaltarak, “ hah tamamşimdi kaydeşimin bezlerini buyaya koyabiliyiz” dedi. Sonra hızını alamadan oyuncaklarına koştu ve “annecim, oyuncaklayımdan kaydeşime zayay veyecek olanlayı ayıymam ( ayırmam) lazım, yoksa canını acıtabiliy onun” dedi. Hemen anneannesi ve babaannesini aradı, “biliyo musunuz  beni kaydeşim olacaaak” diye haber verdi onlara.
Bir ara kucağıma alacaktım Defne’ yi, bana dedi ki, “annecim lütfen çok dikkatli ol, kaydeşimin canı acımasın ama” dedi. “Ben ona  bakarııım, bezlerini getiyiyiim, yemeğini yediyiyiim” diyerek hemen sorumluluk yükledi kendine. Ben de dedim ki “ tabi ki bana yardım edersin kızım ama biraz büyüyünce oyunlar da oynarsınız onunla”

Nasıl bir çocuk bu böyle, nasıl sevgi dolu. Onun  bu tepkilerini  inanılmaz mutlulukla izledim ve gurur duydum kızımla gözlerim dolarak.
Dün akşamdan beri sürekli  gelip karnımı öpüyor “canım kaydeşim benim, anne ben ona doğana kaday bebiş diycem, sonya ismini söyleyiz tamam mı?, bebiiş, bebiiş, yerim ben seni” diyerek.

Gerçekten çok sevindi. Umarım doğduktan sonra da bu duyguları devam eder ama ben iyi kalpli güzel kızımın aynı samimiyet ve mullulukla kardeşini çok seveceğine eminim JJJJ

4 Aralık 2012 Salı

Geyikte Son Nokta :)

Yazmadan geçemeyeceğim :)

Dün Defne okulda öğle yemeğini yerken, yanındaki arkadaşı Demir' e dönmüş, "Demiy sana bişey söyliycem" demiş. Demir "Efendim?" deyince, "Bişey" demiş ve dönmüş yemek yemeye devam etmiş. :)

Öğretmeni Şeyma hanım basmış kahkahayı, Demir şaşırmış kalmış, "Defne ne dedi şimdi anlamasım ben" demiş. Defne de gülüyormuş yemek yemeye devam ederken.

Kıızm bu ne geyiktir böyle bu yaşta :)

31 Ekim 2012 Çarşamba

Hülya Anneye Veda..

Sevgili Hülya annemiz, 3,5 yıldır Defnoş’ un yanında olan Hülya annemiz ile yollarımız ayrıldı. Birbirimizi yine çok severek ve yine görüşmek kararıyla.  Defnoş’ a bunun bir veda olduğunu söylemedik. Bir süreliğine Adana’ ya gideceğini söyledik sadece. Tamamen ayrılacağını bilmek çok üzecekti onu çünkü. Ben Amerika’ daydım Hülya hanım’ ın son gününde. Gitmeden önce vedalaştık biz gözyaşları ile. Defne ile ayrılık anlarını görmedim böylece. Bir bakıma iyi de oldu benim için, yine gözyaşlarımı tutamayacağıma emindim çünkü.

3,5 yıllık ciddi bir emek.. Defne bugün bu şekildeyse, bu kadar kendine güvenli ve sıcakkanlı ise, bunda Hülya annesinin katkısı çok çok fazla. Sizi çok seviyoruz ve sizlerle görüşmeye devam edeceğimizi biliyoruz. Kendinize çoook iyi bakın ve bizi hiç unutmayın..

27 Ekim 2012 Cumartesi

Ben hiç evlenmeyeceğim ...


Deniz kızı Ariel kitabı okuyoruz gece yatmadan önce. Masala göre Ariel, prens Erik ile evlenince gemiye atlıyor ve babasından ayrılıyor. Babası da arkasından el sallıyor. Defne bu sahneden çok etkilendi ve başladı ağlamaya “ anne ben hiç evlenmiycem,  hep sizinle yaşıycam” dedi hıçkırarak ve bana sımsıkı sarılarak.  O sırada babası geldi ve ona da sarıldı. “Ben hep sizinle aynı evde yaşıycam, hiç evlenmiycem, sizden ayrılmıycam” dedi yine. Bizim yorumumuz şu oldu : “ bu sözünü sakın unutma olur mu minik kuş J

O gece koynumda uyudu arada iç çekemelere devam ederek. Meleğim benim, sen büyüsen de, evlensen de hep benim küçük kızım olarak kalacaksın JJJ

21 Ekim 2012 Pazar

Defne’ den İnciler..


20.10.2012. annemlerdeyiz. Defne çikolata yemek istiyor. Selçuk, “çikolata zararlı aslında yememen lazım” deyince, cevap anında geldi “madem o kadal zalallı ( zararlı )  neden satıyollal o zaman? J hem kola da zalallı, sis de onu içmeyin o zaman...”

3.10.2012.Geçenlerde parka gittik. Defne bir salıncakta sallanıyordu. Yandaki salıncak da boş olmasına rağmen bir çocuk geldi illa Defne’ nin salıncağına binmek istedi.  Defne salıncağını vermedi : ”ben senden önce deldim ( geldim) o yüsden  bu benim hakkım hem yandaki bos ona bin sen bakiim“ dedi. Kız ısrar etti ama Defne hiç pes etmedi. Bir ara annesi de sen in yandakine bin diyecek oldu Defne’ ye, Defne hemen tepki verdi ona, “hayıy, ben önce deldim, yandaki boş ona binebiliy bi keye”

Afferin benim kızıma, hakkını savun böyle hep olur mu ? J

30.09.2012. piknikteyiz arkadaşlar ile. Defne taş topluyıor her zamanki gibi J. Bir ara taşları yıkamaya gitti ve üstünü ıslattı. Benim kızacağımı bildiği için ilk tepkisi şu oldu ( elleri iki yana açarak ) “Meyak etme anneee, heyşey kontyol altındaaa” J koptu herkes “ay ne bimiş bu böyle" yorumları havada uçuştu

Tali kitabı okuyoruz bu ara. Tali yanlış birşey yapıyor ve doğrusunu öğreniyor her hikayede. Bir seferinde, Tali hızlı koşarken düşüyor ve uçurtmasını kırıyor, arkadaşı da onunla uçurtmayı paylaşıyor ve böylece mutlu oluyorlar.  Ancak kitabı okurken Defne bir detayı farketti. İlk sayfada arkadaşının uçurtması maviymiş, ikinci sayfada ise kırmızı. Bu onun uçuytması diil, yanlış uçuytma vay oydaa” dedi durdu J ne kadar dikkatli oluyorlar bu minikler...

20 Eylül 2012 Perşembe

Tuana ile keyifli bir gün.

Uzunca bir aradan sonra biraraya getirdik kuzuları. Bütün gün çok keyifli vakit geçirdiler..

Önce bir güzel dondurma keyfi yaptılar..





Çocuk etkinliği görünce katılmamak imkansız






 
Keyifli bir günün ardından veda ettik Tuana' ya. Miniklerin ayrılmaları baya zor oldu gerçekten...

10 Eylül 2012 Pazartesi

Güzel kızımın güzel saçları


Bayılıyorum saçlarının dalgasına. Yolda insanlar çeviriyor yolumuzu, saçlarına meç mi yaptırıyorsunuz, maşa ile sarıyor musunuz diye soruyorlar.  ( Maşallah :) )Tabi ki hiçbirini yapmıyorum, tamamen doğal kızımın saçları. Umarım hiiç bozulmaz bu güzellik.
Defne de çok seviyor saçlarını, savura savura bir yürüyüşü var ki ömre bedel :)



Saçlar baya uzun aslında ama kuruyunca toplanıyor yukarıya
aşağıdaki resimler banyo sonrası henüz kurumadan önce ve kuruduktan sonraki halleri  :)




 

Defnoş' un AVEA Ziyareti


AVEA ya gelmeyi çok istiyordu Defne hanım. Bir okul çıkışı aldım götürdüm şirkete. Bayıldı her yere.

Gökhan’ ı ( yöneticim ) ayrı bir merak ediyordu, hatta kızıyordu kimi zaman beni işe çağırıyor diye. Tanışmaları çok hoş oldu, “annemi biy daha işe çağığma oluy mu, ben onu çok öslüyorum” dedi fırçalarcasına. Ama içini dökünce rahatladı ve Gökhan ile bir poz vermekten geri kalmadı


 
Toplantı odalarını çok merak ediyordu hep. “sen nasıl topyantı yapıyosn anne” diye soruyordu. Katları gezerken bir toplantı odasından içeriye baktı içerideki toplantıyı görmek için. İçeridekileri çok eğlendirdi bu durum J
Mali’ nin ( Mehmet Ali, Direktör bir arkadaşımız ) odasına gitti ziyarete. Bir yandan Mali nin ikram ettiği meyce suyunu içerken, bir yandan da nasıl çalıştığını izledi. Tabi eşlik etmekten de geri kalmadı J


 
Mali’ nin odasındaki yazı tahtasına resim yaptı. Mali’ ye dedi ki, “bu resim sakın buydan silinmesin bidaha gelip kontrol edicem ona göre” J Mali’ yi aldı bir kahkaha , tamam dedi olur sildirmeyiz J

 
Geçti benim masamın başına sonra, bilgisayar karşısında çizgi film izledi ( kısa bir süreliğine J )

 
Şirket içinde AVEA yazısının önünde resim çektirdi. “anne benim muhakkak buyda resmimi çekmelisin” diyerek


Şirket giriş çıkışlarını da kendisi yaptı küçük hanım. Kartımı kaptırdım kısa süreliğine

 
Çok eğlenceli birkaç saat geçirdik. Herkese gülücük dağıttı, herkes ile konuştu bilmiş bilmiş, kendine hayran bıraktı .Ama her zamanki gibi enerjisine yetişemediğim için beni de oldukça yordu J
Tekrar getireceğime söz verdikten sonra ayrıldık şirketten...

Artık yatağımız büyüdü :)

Yatağın bebek boyutları yetmez oldu artık Defne’ ye. Değiştirmenin vakti geldi dedik ve 90-190 boyutlarındaki büyük yatağına dönüştürdük yatağını. Yatağının yeni halini çok sevdi küçük hanm. Bir de annesinin özenle aldığı prensesli, tweety li, hello kitty li nevresim takımlarını serince oooh değmeyin Defnoş’ umun keyfine J

3 Eylül 2012 Pazartesi

Adalar Ziyareti


Yaz biterken, nefis güneşli bir günün tadını çıkaralım dedik ve Arhan bebekler ile birlikte Adalar’ a gittik.

Gidiş yolunda babalar ve minikleri deniz keyfi yaptılar J




Kahvaltı esnasında, Defnoş tabi yine yerinde duramadı J, denizi yakından izlemek üzere sahile koştu sürekli




Adalarda olmazsa olmaz bisiklet turu. Ufaklıklar ile nasıl olur dedik ancak bir baktık bunu da düşünmüşler J iki kafadarı oturttuk, arka tarafa. Arhan biraz tedirgin oldu ancak Defne onu sakinleştimeye çalıştı :” Ağhan cım sen hiç meyak etme, ben senin yanındayım koğuğum ( korurum ) seni, tamam mı abyacım” diyerek. Gerçekten de seyahat boyunca sürekli Arhan’ ı kolladı. Çevredeki insanların eğlenceli bakışları arasında süper bir tur attık. J
 

 
Oldukça keyifli bir günün ardından döndük eve. Tabi dönüş yolu yorgunluktan btap düşmüş Defnoş için uykuya vesile oldu J

Bebekçilik Oyunu :)

Uzun zamandır ara verdik blog a. paylaşılacak o kadar şey var ki!
en kısa sürede tarihleriyle gireceğim umarım

Geçen gün yaşadığımız bir olayı da paylaşmadan geçemeyeceğim ama :)

Defne geldi yanıma, "Annecim bebedcilid oynayalım mı?" dedi.
Tamam dedim, oynayalım nasıl yapacağız?
Gülay bebeğini getirdi odasından, "bu bizim bebeyimiz, ben annesi olucam, sen de babası olucaksın tamam mı?
Tamam dedim başladık oyuna,
Verdi bebeği bana, "babası, sen bebeğimize bak da, ben de ona yemed hazırlayayım oluy mu? "dedi. Aldım bebeği kucağıma, ne tepki vereceğni merak ederek "Ay sen ne tatlı şeymişsin öyle adın ne bakayım senin? " dedim.
Bir anda hızla ,öfkeli ve şaşkın  bir bakışla döndü bana " Sen nasıl bilmezsin bebeyin adını, , onun adı Dülay bebed, sen onun babası değil misin, biz o bebeyi seninle beyabey doğuydud ( doğurduk ), Allah Allaaah "  :)
Bastım kahkahayı tabi, beraber doğurmuşuz, bilmiş seniiii.

2 Eylül 2012 Pazar

Babası ile Uçurtma Keyfi


Defne çok keyif alıyor uçurtma uçurmaktan. Her fırsatta bahçede uçurtma uçurmak istiyor babasıyla. Hava izin verince de çıkıyoruz bahçeye :)
 


31 Ağustos 2012 Cuma

Aile Boyu Sinema Keyfi.

İlk kez sinemaya götürdük Defne' yi. Çok heyecanlıydı giderken.. 3 boyutlu Buz Devri izlemeye gittik.
 
 
 

 3 boyutlu gözlüğü aldı eline, filme girmeyi bekledi merakla..


 Filmimiz başlamak üzere...

 

 Hiç mısırsız sinema keyfi olur mu?


Çok keyifli bir gün geçirdik.  oturduğu yerde kolay kolay durmayan Defne, neyseki filmin sonuna kadar salonda kalmayı başardı. Gerçi çok kıpırdandı, yerinden çok fazla kalktı ama olsun :)
Film bittikten sonra uzun bir süre ben 3 boyutlu izliycem dedi durdu. Buz devrinin ası 3 boyutlu oldu Defne' de :)

16 Ağustos 2012 Perşembe

İyiki doğduun Babaaa :)

İyiki doğduun babaaa :)
 

 Pastayı birlikte üflediler babayla her zamanki gibi.


 Sonra da daldı pastaya bir anda :)

 
 babasına hediyesini verirken çok mutluydu.

 

 Mini mouse lu elbise istiyordu hep. “annanee” J si, dikti güzel kızıma. Defne bayıldı elbiseye hiç çıkarmadı üzerinden