30 Aralık 2011 Cuma

Anne Çok Korktummm

Sabah okula gitmek üzere evden çıkıyoruz. Defne giyindi, kapıdan çıktı. Her sabah yaptığı gibi asansörü çağırdı. Sonra ded ki “anne ben aytık çok büyüdüm ya, asansöyün kapısını dendim açabiliyoyum” Aferin kızım dedim. Ama sakın girme asansöre olur mu, ben kapıyı kilitleyip geliyorum. Açtı kapıyı ve beni dinlemedne girdi içeriye. Ben koşup kapıyı tutmama kalmadan, aşağıdan çağrılmış asansör aşağıya doğru inmeye başladı. Tabi Defne’ den de bir çığlık yükseldi : “anneee, ben çok koyktuum, kuytay beniii,” hiçkıra hıçkıra ağlıyor.  Hemen fırladım tabi. Allahtan asansör bir alt kalttan çağrılmış, apartman görevlisi çağırmış ben aşağıya indiğimde o da asansörün kapısını açıyordu, aldım hemen Defne’ yi kucağıma. “bak gördün mü, ben sana sakın binme demiştim, se de beni dinlemedin, bu yüzden binme dedim ben sana” dedim. İç çekerek, “bi daha senin sösünü dinliycem annecim, bi daha binmiycem asansöye tek basıma ” dedi ama bakalım, göreceğiz gerçekten dinleyecek mi benim sözümü küçük hanım.
Son günlerde tavan yapmış durumda olan söz dinlememenin bir sonucunu gördük, karşılıklı çok korktuk ama neyseki sorunsuz atlattık. Hızına da bir kez daha şahit oldum, anlık gelişti herşey.  Umarım bu söz dinlememe mevzusuna en kısa zamanda bir çözüm bulabiliriz...

25 Aralık 2011 Pazar

Seçmeler - 14

Evde temizlik keyfi. Nasıl keyif alıyor anneannesinde su ile oynarken anlatamam...


Minik Fare J


Top havuzunda bir kuzu. Bayıldı top havuzuna. Hiç çıkmak istemedi. 





Mini Mouse Defne J Okulundaki kostüm partisi için anneannesi minnie mouse kostümü dikti Defne ye. Kulakları ile tam bir minnie oldu küçük Defne J






Baba kız  kitap okurken, ayaklara dikkat J bu esnada en hoşumuza giden şuydu : Defne kitabı okuyor, sayfa sonuna geldiğinde  baş parmağını yalıyor, işaret parmağı ile sayfayı değiştiriyor.




21 Aralık 2011 Çarşamba

Anne Canavar geliyor...

3 yaşa az kaldı. Geceleri yattığımız zaman genelde hayali bir canavar, kurt görür oldu Defne odanın bir köşesinden ona doğru gelen. Eliyle işaret ediyor : "Anne bak oyda bir canavay vay, bana doğru deliyoy ( geliyor )"
Bu yaş için normal bir durum tabi korku. Önemli olan, onun yanında olduğumuz hissettirmek ve asla korkusunun hafife almamak. Yani "Yok canavar sen uyduruyorsun" kesinlikle doğru olmayan bir yaklaşım diye biliyorum. Ben de düşündüm ne yapalım bu duruma çözüm olarak diye ve Defne' nin korktuğu şeylerden oyun ile kurtulma yolunu seçtim. Şöyle yapıyoruz Defne hayali canavarı gördüğü zaman;
Defne : "Ayyy, anne bak oyda bir canavay vay, bana bakıyor, bana doğru deliyoy.
Ben : Hımmm, nerdeymiş bakalım o canavar, hah gördüm kuyruğundan yakaladım. Defne yardım et bana sen de tut kuyruğundan kaçmasın.
Defne : Bu kez eğlenmeye başlayarak : "Yakaladım anne."
Ben : Hadi şimdi kuyruğundan çevirelim çevireliiim hoop diye camdan dışarıya atalım ( Bu arada tabi hayali canavarın kuyruğunu tutuyoruz ve çevirip cama doğru fırlatıyoruz, yani olayı yaşıyoruz o anda. )
Defne : Tuttum, çeviydim çevirdiim, attım dışarıya. Canavay gittiii, bizden koyktu.
Artık korkudan eser kalmıyor tabi, olay neşeli bir hale bürünüyor.

aynı senaryoyu bir de hayali kurt için tekrarlıyoruz ve sonra odadaki tüm canavar ve kurtlardan kurtulmuş olmanın rahatlığıyla :), mışıl mışıl bir uykuya dalıyoruz.

Bebekken her şey ne kadar farklı ve kolaymış .Tamamen fiziksel aktiviteler ile meşgulduk o zamanlar. KArnı acıktı, çiş yaptı, gaz çıkarmak lazım, uyku saati geldi vs vs. Şimdi durum çok daha karmaşık. Ruhsal yönden de yeterince beslemek ve tatmin etmek gerekli küçük kuzuyu. Ama annelik o kadar keyifli ki, o canavarı kuyruğundan dışarı attığımızdaki Defne' nin yüzüne yansıyan mutluluk çook değerli. Yani her yönüyle kızımın gelişmesini görmek çok çok güzel gerçekten...

19 Aralık 2011 Pazartesi

Uçuk :(

Geçen haftalarda bir gece ateşlendi Defne. Götürdük hemen doktora, boğazlar kzarmış. Antibiyotik verdi ama eğer ateş devam etmezse kullanmazsınız dedi. Devam etmedi çok şükür ateş ve bir gecelik üzüntü ile atlattık bu hastalığı.
Derken Cumartesi sabahı bir uyandık, Defne' nin dudağının yanında kocaman bir uçuk! Bir kaç parça da burnunun yanında var. Panikledik çok. Hemen aradım Affsane Hanım' ı. Uçuk bu yaştaki çocuk için zararsız biz büyüklerdeki etkisi neyse çocuklarda da o, korkmaya gerek yok dedi ama burunun yanında da varsa görmem iyi olur dedi. Hemen düştük tabi yollara. İnceledi Affsane Hanım endişeye gerek yok dedi. Uçuk için bir krem verdi, yaygınlaşırsa haberleşelim dedi. Ayrıldık hastaneden.
Ertesi sabah Affsane Hanım dan bir mesaj : "Uçuk yayıldı mı?" O sırada Defne uyuyordu, uyanınca gördüm ki, gerçekten yayılmış uçuk :(, sağ yanağının yarısı, dudağın altı, burnunun sol tarafında bir kaç nokta bir de kaşların arasında ufak nokta şeklinde yüzünün bir çok noktasında uçuk var. Çocuk tabi durur mu kaşıyıp dağıtmış. Doktorunu aradım hemen, azalmazsa yarın görüşelim dedi. Pzt günü azalmaya başlamıştı aradım, görmeye gerke yok o halde dedi. O günden sonra azalma eğilimine girdi ancak geçmesi 2 haftayı buldu güzel kızımın güzel yüzündeki uçuk.
Neyseki bitti, atlattık.
Neden olur dedik doktoruna, su çiçeği salgını varmış bu ara. Uçuk da bir nevi su çiçeği virüsü olduğundan Defne' nin ateşli olmasını fırsat bilerek yakalamış. Su çiçeği aşısı olması sebebiyle uçuk olarak göstermiş kendini .
Uçuk kremi de oldukça kurutucu bir krem, sürdüğümüz her yeri kuruttu yüzünde. Zeytinyağı & Kantaron yağı takviyesiyle kuruyan cildi de onardık kısa sürede.
Bir daha uğramaz bize umarım bu uçuk...

18 Aralık 2011 Pazar

Yılbaşı Hazırlıkları

Hep birlikte gittik yılbaşı ağacımızı almaya. Sonra ailece kurduk ağacı, süsledik keyifle. Defne çok eğlendi. Süsleri Defne ağaca takılacak şekilde hazırladı bize verdi.  sonra çıktı sandalyesine kendi de taktı keyifle.





Ağacı kurduktan sonra dedim ki, “Defne’ cim yılbaşı gecesi Noel baba gelecek sen ne hediye istiyorsan sana getirecek, ağaca doğru söyle bakalım ne hediye istediğini”  Önce çekince “anne sen söyle benim yeyime” dedi “aa olmaz ben kendi hediyemi söyledim sen de kendininkini söylemelisin” dedim, ikna oldu, eğildi ağaca doğru yavaşça fısıldayarak “Dayla abya dantasi ( Çağla abla çantası ) istiyoyum” dedi J

Çağla nın bir çekçekli çantası vardı çilek kız çantası. Defne çok beğenmişti o çantayı. Ben de arayıp tarayıp sonunda bir yerde bulmuştum çantayı. Noel Babadan da bu çantayı istemesine çok sevindim, çünkü alıp hazırlamıştık yılbaşında vermek üzere. Bakalım yılbaşı gecesi Noel baba dan istediği hediyenin geldiğini görünce ne yapacak J ?



13 Aralık 2011 Salı

Fotoğraf Çekimi

bugün kızımın okulunda Neşe Erberk'in de katılımı ile fotoğraf çekimi olacak. Dün akşamdan beri bir heyecan heyecan anlatamam. "Anne bana en düyel elbisemi giydir oluy mu, bak ben bu elbisemi giymek istiyoyum  damam mi, şu tokamı da takayım,  kıymızı çismelerimi giyicem, kıymızı paltomu giydir anne, şağkamı da istiyiyoum." gibi gibi bir sürü cümle kurdu Defne cik dün akşamdan beri.

onun bu heyecanı beni de sardı, bakalım nasıl geçecek bugün merak ediyorum, fotoğrafları da ayrıca merak ediyorum. elime ulaşır ulaşmaz da buradan paylaşacağım sizlerle

30 Kasım 2011 Çarşamba

Defne' nin Okulundan Bir kaç Kare

Müzik dersindeler. "Müzik abi" leri ile birlikte ritim öğreniyorlar. Defne pür dikkat izliyor. "Müzik Abi" sinin öğretmenine, öğretmenin de bana aktardığına göre, Defne' nin ritim kulağı yaşıtlarına göre çok  çok iyiymiş. Hadi bakalım, ileride biraz daha göreceğiz küçük hanımın yeteneğinin ne yönde olduğunu...

Arkadaşları ile birlikte ders esnasında. O günün konusu kare imiş :)

21 Kasım 2011 Pazartesi

Bolu Gezisi

Selçuk’ un şirket arkadaşları ile hafta sonu için Bolu’ ya gittik. Harika bir mekanda konakladık,  küçücük bungalow tipi evlerde. Sonbaharın tüm güzellliği karşımızdaydı.


Gidiş yolu çok eğlenceliydi, Defne Nehir ve Ilgın ablası ile oyunlar oynadı yol boyunca. Tabi sabah erken saatlerde yola çıkmış olmanın verdiği yorgunlukla, uykuya yenik düştü yine, anne de eşlik etti minik kuzuya  J






Söylediğim gibi , sonbahar tüm güzelliği ile karşımızdaydı,  konakladığmız mekanın açık alanlarında ağaçlardan dökülen yapraklardan başka basacak yer yoktu. Odalar ayarlanırken Defne hemen attı kendini bahçeye.







Odalara yerleşir yerleşmez attık kendimizi doğaya. Hava gerçekten çok soğuktu ancak çook çok temizdi. Miis gibi oksijeni çektik ciğerlerimize.. giydik mümkün olduğunca kalın kıyafetleri düştük yollara Defne tuttu Nehir ile Ilgın’ ın elini ilk başta.  uzun bir parkurdu, çocuklu aileler belli bir aşama sonra kestirme!! den gitmeyi tercih ettik.  Tercih ettiğimiz yol gerçekten kestirmeydi, diğerlerinden çok önce vardık otele ancak önümüze bir çalı, ağaç , tümsek, çukur vb çıkmadan yarım metre bile ilerleyemiyorduk. Defne, hiiiç sorunsuz bir şekilde eşlik etti bize. 











Gittiğimiz yer o kadar sessizdi ki.  Bir ara kimse konuşmadı. Kapattık gözlerimizi, sessizliği dinledik. İstanbul’ un çeşmekeşinden sonra bu sessizlik inanılmaz huzur yarattı bende...


Akşam müthiş bir kuzu çevirme partisi yaptık. Defne merakla izledi ateşin üstünde dönen kuzuyu. ( tabi onun bir kuzu olduğunu bilmeden ) 





Yemek sonrası kızlar oyun alanına geçtiler. Büyyük bir perdenin önünde oturup çizgi film izlediler keyifle..



Ertesi sabah güzel bir güne uyandık. Hava güneşliydi. Yine bahçede aldık soluğu. Defne akrobasi hareketleri  sergiledi.








Çok keyifli bir geziydi. Yorucu oldu ama  çok çok eğlendi Defne. Onun neşesi ise tüm yorgunluğa değdi doğrusu.

18 Kasım 2011 Cuma

Hazırcevap :)...

Dün Hülya hanım ile oynuyorlarmış evde. Defne takmış kulağına steteskopu, muayene ediyormuş Hülya Hanım' ı. Hülya Hanım sormuş :"Doktor hanım ölecek miyim?"
Defne' nin cevabı gecikmemiş : "Hayır ama yüs yıl uyuycaksin " :)

15 Kasım 2011 Salı

Seçmeler - 13

Son zamanlarda çok istediği iki şey vardı, fotoğraf makinesi ve şemsiye.
Şanslı kuzu, ikisine aynı gün sahip oldu J babası tatlı bir şemsiye almış, anneannesi ise eski bir fotoğraf malinesini verdi Defne’ ye.
Defne de, açtı şemsiyeyi evde, gezdi keyifle. Resimlerimizi çekti makinesiyle J





Yeni şemsiyesi ile ilk gezmesi J



“Dıymızı” kaban J


En sevdiği karakerleri alışveriş merkezinde görünce önce çekindi, sonra gitti tuttu ellerinden poz verdi hemen. Her şaşırdığı, sevindiği ve utandıığı zamanki gibi dil de dışarda J