Son günlerde kelime ekleme hızı birazzcık arttı
Son favoriler;
Civis: Ceviz
Piyav v v v :Pilav. Hem de öyle bir seviyor ki anlatmam. Pilav yemek için ağlıyor piyav v v v piyav v v v diye, pişene kadar sabredemiyor :)
Duş : kuş
Daaay :Çay ( Pekmezli suyu çay niyetine içiyor güzel kızım, ahh ah çok üzülüyorum onu kandırdığıma ama başka çare yoook :) )
Aayy dede : Aydede ( Hep şarkısını söylerdik “Aydede aydede evin neredeee? Tam tepedee vs. Şimdi kendi söylüyor şarkıyı ama sadece Aayy dede Aayy dede kısmınını şarkının melodisiyle )
Çizeee : Çizme( Dün akşam yeni aldığım botları giymek için ağladı çizeee çizeee diye :) )
Annenemmmmmm : Anne anne ( Eskiden Anannee derdi, bir ara hiç birşey dememeye başladı, sonra Abla demeye başladı. Şimdi anneneeeem diye bağırıyor, çok alem :) )
Eyvav vağ : Eyvallah :) Çok komik, geçen gün arabada gidiyoruz, yolda Selçuk’ un şirketten bir tanıdığı ile karşılaştık, bize yol verdi geçelim diye Selçuk da espri mahiyetinde “Eyvallah” dedi yanından geçerken. Bizim copy-machine kaptı tabi hemen kelimeyi, duruyor duruyor, “Eyvav vağ” diye dolaşıyor ortalıkta...
Aramıza geçen bir dialoğa örnek;
Ben: Defne baba işe neyle gitti?
Defne: Ağaba
Ben : Ne almaya gitti?
Defne: Mama
Ben: Mamayı kim yiyecek?
Defne: Men ( Ben )
Ben: Nasıl yiyeceksin peki?
Defne: Haaam haam
Canım kızım büyüyor gerçekten..
29 Eylül 2010 Çarşamba
23 Eylül 2010 Perşembe
Kataloglardan Fırlamış Bir Prenses..
Arzu’ nun tavsiyesiyle Gymboree’ den alışveriş yaptım Defne’ ye. Genelde internet üzerinde kıyafet alışverişi yapmam, ama o kadar şeker şeyler var ki tutamadım kendimi. Lila bot en merak ettiğimdi. Acaba sitede göründüğü kadar güzel mi? Cevap: Hayır!! sitede göründüğünden çook daha güzel :)
Defne de çok beğendi yeni botunu, gidiyor gidiyor sarılıp öpüyor, hiiç mi hiç çıkarmak istemiyor ayağından. Hele birbiri ile uyumlu etek, ceket ve tişört ü de giydikten sonra keyfine hiiç diyecek yoktu, ben istedim o poz verdi bana :) Tokayı kafada tutmakta biraz zorlanıyoruz, sürekli eli saçında tokaları çıkarmak istediği için her biri bir tarafa kaydı ama olsun, buna da şükür değil mi..

Defne de çok beğendi yeni botunu, gidiyor gidiyor sarılıp öpüyor, hiiç mi hiç çıkarmak istemiyor ayağından. Hele birbiri ile uyumlu etek, ceket ve tişört ü de giydikten sonra keyfine hiiç diyecek yoktu, ben istedim o poz verdi bana :) Tokayı kafada tutmakta biraz zorlanıyoruz, sürekli eli saçında tokaları çıkarmak istediği için her biri bir tarafa kaydı ama olsun, buna da şükür değil mi..
Etiketler:
Defne' den haberler
18 Ay 18 Yaş...
Tam 18 aylık Defne, tam 18 yaşında Buket...
Ne şanslıyız ki kuzenim Buket 18. yaşını doldururken beraberdik. Ve ne tesadüf ki Defne tam 18 aylık :) Daha dün gibi Buket’ in Defne kadar halleri ... Zaman gerçekten çabuk geçiyor, bir bakacağız benim minicik kuşum da kocaaaman bir “A baa” olmuş :)
Yine her zamanki gibi, Defne ve Buket birlikte üfledi mumları. Nice mutlu yıllara Buket’ ciiiim...

Ne şanslıyız ki kuzenim Buket 18. yaşını doldururken beraberdik. Ve ne tesadüf ki Defne tam 18 aylık :) Daha dün gibi Buket’ in Defne kadar halleri ... Zaman gerçekten çabuk geçiyor, bir bakacağız benim minicik kuşum da kocaaaman bir “A baa” olmuş :)
Yine her zamanki gibi, Defne ve Buket birlikte üfledi mumları. Nice mutlu yıllara Buket’ ciiiim...
16 Eylül 2010 Perşembe
Bayram Sabahı...
Bu bayram daha bir bilinçli olarak elleri öptü, paraları topladı küçük kuş :) Daha nice bayramlara beraber güzel kızım...

Etiketler:
Aile,
Anne-Baba-Defne
6 Eylül 2010 Pazartesi
Tuana İle Keyifli Bir Cumartesi..
Bu Cumartesi, Defne ve Tuana için diğer haftalardan biraz daha farklıydı. Bir süredir, Defne’ nin kendi yaşıtları ile vakit geçişrmesinin iyi olacağını düşündüğümden, oyun grupları araştırıyordum. Arzu ile konuşarak bu hafta sonu Gymboree Play & Learn deneme dersine götürmeye karar verdik kızları.
Bayram öncesi olması sebebiyle, Tuana ve Defne’ den başka kimse yoktu derste. Avantaj oldu bu durum bizim için. İki eğitmen sadece bizim cimcimelerle ilgilendi.
Oyun alanına girdiklerinde kendilerini kaybettiler ufaklıklar. O kadar çok oyuncağı bir arada görünce hangisine koşturacağını şaşırdılar. Bu haftanın teması büyük-küçük kavramıymış. Müzikler, şarkılar eşliğinde buna yönelik oyunlar oynadılar eğitmen ablaları kızlar ile. Arzu ile ben de katıldık derse :), kızlardan çok biz yorukduk herhalde...Ama hep beraber çook eğlendik.
















Aslında çok eğlenceliydi ama, bu tarz aktiviteler için biraz daha vaktimiz olduğunu, biraz daha büyümelerininin daha iyi olacağını düşünerek ayrıldık oradan.
Sonra hep birlikte Palladium’ a gittik. Bizim kızlar çok şanslı :), daha girer girmez Erberk Ana okullarının tanıtım masasının önünde bulduk kendimizi, hemen oturup orada da marifetlerini gösterdiler..
Bayram öncesi olması sebebiyle, Tuana ve Defne’ den başka kimse yoktu derste. Avantaj oldu bu durum bizim için. İki eğitmen sadece bizim cimcimelerle ilgilendi.
Oyun alanına girdiklerinde kendilerini kaybettiler ufaklıklar. O kadar çok oyuncağı bir arada görünce hangisine koşturacağını şaşırdılar. Bu haftanın teması büyük-küçük kavramıymış. Müzikler, şarkılar eşliğinde buna yönelik oyunlar oynadılar eğitmen ablaları kızlar ile. Arzu ile ben de katıldık derse :), kızlardan çok biz yorukduk herhalde...Ama hep beraber çook eğlendik.
Sonra hep birlikte Palladium’ a gittik. Bizim kızlar çok şanslı :), daha girer girmez Erberk Ana okullarının tanıtım masasının önünde bulduk kendimizi, hemen oturup orada da marifetlerini gösterdiler..
Etiketler:
Defne Kız' ın Arkadaşları
2 Eylül 2010 Perşembe
Defne' nin Yemek Düzeni
Geçmişe dönüp yemek ile ilgili yazılarımı okuduğumda, birşeylerin “doğal olarak” değişmiş olduğunu ve ilave bilgileri vermem gerektiğini farkettim :) Defne artık herşeyi yiyor. Hatta ona özel yemek yapmayı bıraktık diyebilirim. Sadece zaman zaman ona uygun yemek yok ise özel yemek yapıyoruz. Özellikle akşam yemekleri tamamen biz ne yersek onun üzerine kuruluyor. Yemeklere az miktarda da olsa tuz koyuyoruz artık. Ama katkı maddeli tatlı gıdaları (çikolata, pasta vs.) henüz tatmadı küçük hanım. Bakalım ne kadar uzak tutabileceğiz? Şeker ihtiyacını meyve ve sebzelerin doğal şekerlerinden ve pekmez / baldan karşılıyor.
Yemeklerde favori pilav ( bulgur,prinç farketmiyor ) , makarna, erişte ve çorba. Her koşulda yiyor bunları. Hele bir pilav yemesi var ki ömre bedel :) iki avuç dalıyor pilava ağzındaki daha bitmeden diğer elindekini atıveriyor ağzına tekrar. Önce kaşık kullanayım diyor ama yetmiyor ona kaşık ile yemek :)
Zaman zaman iştahsızlık yaşıyor, hele bana karşı bir inadı var sormayın. Geçen hafta sonu ( 30 Ağustos sebebiyle Pzt günü de evdeydik ) 3 gün boyunca toplam 5 kaşık yemek yedirememişimdir herhalde. Ne kahvaltı ne öğle yemeği ne akşam yameği. Varsa yoksa saldırıyor bana “An nee me mee” diye. Artık Pzt günü aldık anneme götürdük sırf yemek yesin diye, anında bitirmiş yemeğini. Salı günü ciciannesi ile konuşuyoruz yine aynı şekilde, kahvaltı, öğle yemeği, ara öğünler anında bitmiş, hatta yemeğini hazırlarken “ma maaa” diye ağladığı bile olmuş! Ben böyle bir sahne yaşamıyorum hiç ne yazık ki :( En azından yiyor diye seviniyorum ama...
Gelelim en sevdiği yemeklere.. Yaz sebzeleri ile pek arası yok, kış sebzelerine ise bayılıyor ( şimdilik :)) o yüzden yaz boyunca oldukça sıkıntı çektik ne yemek yapacağımızı şaşırdık. Dolma fena değil, bir oturuşta 1-2 tane yiyor, kuru fasulye, nohut çok seviyor. Kabak nispeten yediği bir yaz sebzesi ama örneğin bezelyeyi ağzına koymuyor küçük hanım. Barbunya da fena gitmiyor.
Salatalık, domates, havuç, biber ve tabi ki soğan vazgeçilmezleri..Alıyor eline çiğ çiğ biir güzel kemiriyor. Dün akşam da bir koca mısırı ısıra ısıra bitirdi daha da devamı olsa yiyecekti yani..
Salata suyuna ekmek batırarak yemekten çok hoşlanıyor. Dediğim gibi pilav, makarna vazgeçilmezi. Zaten sofrada en son ortaya çıkarıyorum, çünkü onu görünce başka bir şey istemiyor..
1 yaş sonrası inek sütü vermeye başladık. İlk başlarda ağzına sürmüyordu diyebilirim, her yolu denedik pekmez karıştırma, muz ekleme, vanilya koyma, muhallebi yapma ama yok sevmedi sevmeyecek derken bir alıştı bizim kız şimdi günde yarım lt inek sütü içiyor. Daha versem daha da içecek fazlası demir eksikliğine sebep olduğu için daha çok vermiyorum , es kaza dolapta görür de ben vermezsem ortalığı inletiyor ( aman maşallah benim kızıma :) )
Ceviz, fındık boğazına kaçmayacak şekilde veriyorum eline “Dişlerinle ısır annecim” diyorum minik tavşan ısıra ısıra yiyor :)
Su vazgeçilmez :) (Maşallah ) Benden fazla su içiyordur herhalde, günde 1-1,5 lt arası içiyor. Üstelik öyle alıştırma bardağı, biberon vs değil. Direk normal bardaktan hem de kana kana. Bir nefeste yarım bardak suyu içiyor lıkır lıkır ( maşallah demenizi rica ediyorum :) ). Süt de aynı şekilde bardaktan kendisi içiyor. Hele suyu bir de pet şişeden içisini görmelisiniz kırk yıllık usta edasıyla :)
Yoğurda da itiraz yok, günde 150 ml kadar yoğurt yiyor. Yani süt ürünleri ile ilgili bir sıkıntımız yok anlayacağınız. Sadece peynire tek olduğu zaman itirazı var. Bu biraz benim hatam kahvaltıyı ayrı ayrı çok alıştırmadım ayırınca herşeyden yemez tam vitamin alsın diye. Gerçi ilk başlarda kahvaltı karışımına peynir koyuyorsam yumurtasını ayrı yedirirdim, yumurta karıştırırsam peyniri ayrı yedirirdim o zaman itiraz etmezdi ama şimdi ayrı olarak yemiyor. Bu aralar onun denemesindeyiz, kahvaltıyı ayrı ayrı verme peşindeyiz ciciannesi ile.
Anne sütü ise hala devam. 2 yaşına kadar devam etmek istiyorum bir aksilik olmazsa. Artık besleyici etkisi kalmadığı için beslenmesinde ikinci planda ama bağışıklığı, gelişimi açısından gerekli diye düşünüyorum. Gündüz uykularından biri öncesi sağıp bıraktığım sütü içiyor. Bir de gece uykusunda. Şu an toplamda 300 cc civarı anne sütü alıyor. Ama iyice düşkün oldu bakalım zamanı gelince nasıl bırakacağız?
Biz kola ve çay içerken o da içmek istedi birkaç kez. Tabi vermedim ama onu da üzmek istemedim, koydum bardağa bir miktar pekmez, ekledim üzerine biraz su, karıştırdım verdim küçük hanıma kola veya çay niyetine. Hımmm hımmm yapa yapa içiyor. Defnecim, büyüyünce seni böyle kandırdığım için bana kızmayacaksın değil mi annecim, inan senin iyiliğin için yapıyorum bunu :)
Uzadıkça uzar liste, burada bırakayım şimdilik. Ancak eklemezsem içimin rahat etmeyeceği bir liste de paylaşacağım... Listeye bakınca ihtiyacı karşıladığımızı görüyorum, zaten kilo persantili de bunu destekliyor ama annelik işte, içgüdülerim bir türlü ikna olmuyor yeterli ve dengeli beslediğimize küçük hanımı...
Yemeklerde favori pilav ( bulgur,prinç farketmiyor ) , makarna, erişte ve çorba. Her koşulda yiyor bunları. Hele bir pilav yemesi var ki ömre bedel :) iki avuç dalıyor pilava ağzındaki daha bitmeden diğer elindekini atıveriyor ağzına tekrar. Önce kaşık kullanayım diyor ama yetmiyor ona kaşık ile yemek :)
Herşeyi kendi yemek istiyor. Katı yenebilecek yiyecekler için çatal-kaşık kullanmasına izin veriyorum tabi ki ve gayet de güzel yiyor ( tabi biraz ortalık ve üstü başı da yiyor :) ama sonrasında banyo seansı ile sorunu ortadan kaldırıyoruz ) ama çorbayı da kendi içmek istiyor. Bu noktada biraz sıkıntı yaşıyoruz. Zor bela ikna edip ben içiriyorum onu henüz. Babasına hayran ya benim kızım :), olur da çorba içmek istemezse bak babanın çorbasından veriyorum diyerek koca çorba kaşığı ile arka arkaya hızlı hızlı veriyorum çorbayı ve babasının çorbası olması sebebiyle oldukça keyifli “hımmm hımmm” diyerek içiyor çorbayı.
Zaman zaman iştahsızlık yaşıyor, hele bana karşı bir inadı var sormayın. Geçen hafta sonu ( 30 Ağustos sebebiyle Pzt günü de evdeydik ) 3 gün boyunca toplam 5 kaşık yemek yedirememişimdir herhalde. Ne kahvaltı ne öğle yemeği ne akşam yameği. Varsa yoksa saldırıyor bana “An nee me mee” diye. Artık Pzt günü aldık anneme götürdük sırf yemek yesin diye, anında bitirmiş yemeğini. Salı günü ciciannesi ile konuşuyoruz yine aynı şekilde, kahvaltı, öğle yemeği, ara öğünler anında bitmiş, hatta yemeğini hazırlarken “ma maaa” diye ağladığı bile olmuş! Ben böyle bir sahne yaşamıyorum hiç ne yazık ki :( En azından yiyor diye seviniyorum ama...
Gelelim en sevdiği yemeklere.. Yaz sebzeleri ile pek arası yok, kış sebzelerine ise bayılıyor ( şimdilik :)) o yüzden yaz boyunca oldukça sıkıntı çektik ne yemek yapacağımızı şaşırdık. Dolma fena değil, bir oturuşta 1-2 tane yiyor, kuru fasulye, nohut çok seviyor. Kabak nispeten yediği bir yaz sebzesi ama örneğin bezelyeyi ağzına koymuyor küçük hanım. Barbunya da fena gitmiyor.
Balığı çok seviyor Allahtan. Hafta 3 kez balık yiyor (ya tek başına, ya da sebze yemeğinin içinde) , zaten beyin gelişimi açısından çok faydalı olduğu için çok seviniyorum bu duruma Eti de seviyor. Çoğunlukla sebze yemeğinin içinde veriyoruz ama son zamanlarda ayrıca yediği de çok oldu. Köfteye karşı ilginç bir yaklaşımı var, bir gün geliyor 2-3 tane köfteyi anında bitiriyor, bir gün ağzına koymuyor. O yüzden sevip sevmediğine karar veremedim.
Salatalık, domates, havuç, biber ve tabi ki soğan vazgeçilmezleri..Alıyor eline çiğ çiğ biir güzel kemiriyor. Dün akşam da bir koca mısırı ısıra ısıra bitirdi daha da devamı olsa yiyecekti yani..
Salata suyuna ekmek batırarak yemekten çok hoşlanıyor. Dediğim gibi pilav, makarna vazgeçilmezi. Zaten sofrada en son ortaya çıkarıyorum, çünkü onu görünce başka bir şey istemiyor..
Her türlü çorba ( ama en çok tarhana ) bayıla bayıla içiliyor.
1 yaş sonrası inek sütü vermeye başladık. İlk başlarda ağzına sürmüyordu diyebilirim, her yolu denedik pekmez karıştırma, muz ekleme, vanilya koyma, muhallebi yapma ama yok sevmedi sevmeyecek derken bir alıştı bizim kız şimdi günde yarım lt inek sütü içiyor. Daha versem daha da içecek fazlası demir eksikliğine sebep olduğu için daha çok vermiyorum , es kaza dolapta görür de ben vermezsem ortalığı inletiyor ( aman maşallah benim kızıma :) )
Ceviz, fındık boğazına kaçmayacak şekilde veriyorum eline “Dişlerinle ısır annecim” diyorum minik tavşan ısıra ısıra yiyor :)
Su vazgeçilmez :) (Maşallah ) Benden fazla su içiyordur herhalde, günde 1-1,5 lt arası içiyor. Üstelik öyle alıştırma bardağı, biberon vs değil. Direk normal bardaktan hem de kana kana. Bir nefeste yarım bardak suyu içiyor lıkır lıkır ( maşallah demenizi rica ediyorum :) ). Süt de aynı şekilde bardaktan kendisi içiyor. Hele suyu bir de pet şişeden içisini görmelisiniz kırk yıllık usta edasıyla :)
Yoğurda da itiraz yok, günde 150 ml kadar yoğurt yiyor. Yani süt ürünleri ile ilgili bir sıkıntımız yok anlayacağınız. Sadece peynire tek olduğu zaman itirazı var. Bu biraz benim hatam kahvaltıyı ayrı ayrı çok alıştırmadım ayırınca herşeyden yemez tam vitamin alsın diye. Gerçi ilk başlarda kahvaltı karışımına peynir koyuyorsam yumurtasını ayrı yedirirdim, yumurta karıştırırsam peyniri ayrı yedirirdim o zaman itiraz etmezdi ama şimdi ayrı olarak yemiyor. Bu aralar onun denemesindeyiz, kahvaltıyı ayrı ayrı verme peşindeyiz ciciannesi ile.
Anne sütü ise hala devam. 2 yaşına kadar devam etmek istiyorum bir aksilik olmazsa. Artık besleyici etkisi kalmadığı için beslenmesinde ikinci planda ama bağışıklığı, gelişimi açısından gerekli diye düşünüyorum. Gündüz uykularından biri öncesi sağıp bıraktığım sütü içiyor. Bir de gece uykusunda. Şu an toplamda 300 cc civarı anne sütü alıyor. Ama iyice düşkün oldu bakalım zamanı gelince nasıl bırakacağız?
Biz kola ve çay içerken o da içmek istedi birkaç kez. Tabi vermedim ama onu da üzmek istemedim, koydum bardağa bir miktar pekmez, ekledim üzerine biraz su, karıştırdım verdim küçük hanıma kola veya çay niyetine. Hımmm hımmm yapa yapa içiyor. Defnecim, büyüyünce seni böyle kandırdığım için bana kızmayacaksın değil mi annecim, inan senin iyiliğin için yapıyorum bunu :)
Uzadıkça uzar liste, burada bırakayım şimdilik. Ancak eklemezsem içimin rahat etmeyeceği bir liste de paylaşacağım... Listeye bakınca ihtiyacı karşıladığımızı görüyorum, zaten kilo persantili de bunu destekliyor ama annelik işte, içgüdülerim bir türlü ikna olmuyor yeterli ve dengeli beslediğimize küçük hanımı...
Etiketler:
Aile,
Anne-Baba-Defne,
Defne' nin yemekleri,
Tatillerim
1 Eylül 2010 Çarşamba
Defnece - 2
Aaa ğa ba: Araba
Aaaa vu: Havlu
Dışşş : Duş
Aaaa muuu : Yağmur ( Sitedeki arkadaşı )
Anne me meee ( gülmeler ) : Emmek istediği zaman olduğu yerde zıplayarak.
Ti tek : Çiçek ( Çok kullanmadı ama, sadece bir kez çiçek dedi şimdilik )
Pufff puff :Uff ( Yara gördüğü zaman hiç kıyamıyor benmi güzel kızım, hemen puf puff diyerek öpüyor)
Devam edecek...
Aaaa vu: Havlu
Dışşş : Duş
Aaaa muuu : Yağmur ( Sitedeki arkadaşı )
Anne me meee ( gülmeler ) : Emmek istediği zaman olduğu yerde zıplayarak.
Ti tek : Çiçek ( Çok kullanmadı ama, sadece bir kez çiçek dedi şimdilik )
Pufff puff :Uff ( Yara gördüğü zaman hiç kıyamıyor benmi güzel kızım, hemen puf puff diyerek öpüyor)
Devam edecek...
Etiketler:
Defne' nin Dilinden..
Tembel Anne..
Anne biraz tembellikten biraz da vakitsizlikten pek güncelleyemiyor blogu. Ama her bir olay için tarihlerine göre taslaklar oluşturmayı ihmal etmiyor en azından. İlk fırsatta geçmiş tarihlerde bile olsa yeni yazı / resimler eklemeye çalışıyor. Bu yüzden, sizden ricam zaman zaman geçmişe dönmeniz. Vardır belki yeni resimlerimiz :) ( Söz arayı çok fazla açmıyorum en fazla 1-2 ay geçmişe gitmeniz yeterli :) )
Seçmeler -7
Uyku numarası yapan bir melek :)

Gerçekten mışııl mışıl uyuyan bir melek...

Bu araların favorisi, şapka ve gözlük :)



Marş eşliğinde oynarken...
Gerçekten mışııl mışıl uyuyan bir melek...
Bu araların favorisi, şapka ve gözlük :)
Etiketler:
Defne' den haberler
Kaydol:
Yorumlar (Atom)