25 Aralık 2009 Cuma

SEÇMELER - 4

Şeker kız Candy, yine çok tatlı. Ne dersiniz, ayakta güzel durabiliyor muyum? :)




Anneannesinin elinden su içmeye bayılıyor Defne

Sanki çok dişi varmış gibi :), yengesinin aldığı diş fırçasını elinden düşürmüyor Defne :)


Babam yarın işe hangi pantalonu giyse acaba?
uykudan yeni uyanan Defne, henüz toparlanamadan annesi tarafından görüntülenmekten kurtulamadı :)

CİCİANNEYİ ZİYARET

Geçen hafta Defne ciciannesinin elini öpmek istedi, biz de minik kedi ile birlikte ciciannesini ziyarete gittik.

Defne orada Esra ablasının oyuncak arabasına el koydu. Umarım Esra ablası kızmamıştır küçük kuşa büyükbabasının hediye ettiği arabayla oynadığı için :)

16 Aralık 2009 Çarşamba

9.AY BESLENME DÜZENİMİZ....

Bu ay, menümüze balık, tavuk eti ve köfte de eklendi. Denemeler oldukça başarılı :) , küçük hanım zaten bir süredir herşeyi kendisi yemek istiyor, köfte ve balık için bu oldukça kolaylık oldu bize. Küçük küçük parçalar halinde mama sandalyesinin tepsisine koyuyoruz, bizim kız “naaam naaam” sesleri eşliğinde silip süpürüyor ortalığı :)

Köfteyi, baharat olarak sadece kimyon koyarak yapıyoruz. Tuz ve karabiber kullanılmıyor tabiki. Diğer malzemeler aynı; kıyma, ekmek, soğan, maydanoz. İyice yoğurduktan sonra içini iyice pişirerek veriyoruz küçük hanıma.

Haftada 3 kez balık önerdi doktorumuz. Mevsim balıklarından herhangi biri olabilir, ama somonu ayrıca tavsiye etti. İlk balık denememiz tekir buğulama :), zaten tekirin tadına alışkın Defne :), hamile iken en çok ( hatta belki de tek ) yediğim balık tekir idi. Haftada en az 3 gün minimum 1 kilo tekir yediğim için mi bu kadar kıpır kıpır balık gibi benim güzel kızım yoksa :) Hiç yadırgamadı, sanki uzunca bir süredir balık yiyormuş gibi afiyetle yedi tekirini.

Ceviz, fındık, badem ezilerek kahvaltısına ( veya meyvesine) karıştırılıyor. Buna da pek itiraz etmedi, sevdi tatlarını...Özellikle ceviz beyin gelişimi açısından oldukça önemli. Bolca yedirmeli Defne’ ye...

Artık bal, şeker, tuz ve inek sütü hariç herşey yiyebiliyor (mevsim meyve, sebzesi olmak kaydı ile) , hatta mümkün olduğunca farklı lezzetler tattırıyorum ve bunları elimden geldiğince teker teker yapmaya çalışıyorum ki ileride sıkıntı yaşamayalım. ( Kahvaltıda yumurtanın sarısını önceden yediriyorum mesela birgün. Ertesi gün peyniri tek başına tattırıyorum vs. )

Meyveyi püre halinde yemektense, direk elden yemeyi tercih ediyor. Bu aralar favori meyveler portakal ve mandalina. Muz da fena değil ama elma, armut pek yememeye başladı. Her gün değişiyor yemek zevki. Örneğin geçen ay en zor öğün yoğurt iken bu ay 180 derece dönüş yaptı bayıla bayıla yaklaşık 150 cc yoğurt yiyor. Hem de öyle güzel yiyor ki anlatmamam :)

Suya da alıştı oldukça. “buuuu buuuu” dediği anda yetiştiriyoruz suyu güzel kızıma. Kana kana içiyor suyu, onu da bardaktan içmeyi daha çok seviyor.

Yemek yemeyi istemediği anda kaşığı kendi eline tutturuyorum, bizimki bir keyif, hemen açıyor minik ağzını, götürüyor kaşığı ağzına. Bir şeyi kendi başarması ona ayrı bir mutuluk yaşatıyor..

Bütün bunların yanında emmeye devam tabi. Hatta Defne için en keyifli dakikalar bu anlarda başlıyor. Günde ortalama 500-600 cc civarı anne sütü alıyor. Anne sütü artık beslenmesinde ikinci planda olduğu için önce diğer besinler ile karnını doyurup, çoğunlukla uyku öncesi emziriyorum ancak ne kadar tok olursa olsun bayıla bayıla emmesi ( maşallah kızıma :) ) beni ayrı bir mutlu ediyor. Umarım daha uzuuun aylar devam eder emmeye..

9 aylık oldu güzel kızım, azar azar kabak, patates, havuç günlerinden herşeyi yemeye başladığı günlere terfi ettik i. Ona yemek yedirmek çok büyük bir mutluluk, ama sanırım her anne gibi, acaba yeterince doyuyor mu, yeterince dengeli besleniyor mu endişesini yaşamaya hep devam edeceğim. Olaya dışarıdan bakınca, oldukça dengeli besleniyor ama annelik işte :)

9. AY DOKTOR KONTROLÜ

Yaklaşık üç hafta önce Defne İYE olmuştu. Hiçbir şikayet yokken gece aniden oldukça yüksek ateş çıktı ( 40.7 !!!) Hemen doktoru aradık ve hastaneye gittik. Ancak özellikle kız çocuklarında en sık rastlanan hastalık olmasına rağmen, doktorumuz bu durumu yakalayamadı. Hele bu aralar grip salgını çok gündemde olduğu için Defne’ nin de gripten ötürü ateşlendiğini düşündü ve herhangi başka bir tetkik yapma ihtiyacı hissetmedi. Ancak benim içim rahat etmedi ve idrar-kan tahlili yaptırdım. Tahlil sonucu İYE olduğu tespit edildi, gerekli antibiyotik tedavisi uygulandı ve çok şükür kızım iyileşti. Ateş sadece 1 gün sürdü ve bu arada başka hiçbir şikayeti de yoktu, gayet keyfi yerinde bile denebilirdi. Ancak tabi bizi oldukça endişelendirdi ve ne olur ne olmaz diye 2-3 gece başında nöbet tutmamıza sebep oldu.

Dediğim gibi doktor İYE’ yi aklına bile getiremediği için, biz de artık doktoru değiştirmenin vaktinin geldiğini düşündük. Sonuçta rutin kontrollerde boy-kilosuna bakmak, genel sağlık durumunu kontrol etmek hemen hemen her doktorun yapabileceği şeyler. Önemli olan ( umarım bir daha hiç gerçekleşmez ama ) hastalık durumunda doktorun doğru ve yerinde tespitler yapabilmesi. Bu gittiğimiz 3. doktor oldu. Umarım sonuncu olur...

Sonuç olarak, 9. Ay rutin kontrolümüz için Dr. Affsane Hanım’ ın yolunu tuttuk. Defne iyi bir iletişim kurdu Affsane Hanım ile. Rutin kontrollerde hiçbir soruna rastlanmadı, çok şükür herşey gayet yolunda. Bu ay içinde yapabildiklerini anlattık Affsane Hanım’ a oldukça iyi buldu. Maşallah diyeyim :), kızım hem fiziksel, hem de sosyal gelişimi açısından oldukça iyi gidiyor. Yemeğine de yeniler eklendi, ileMetin Rengirde daha detaylı anlatacağım...
Metin Rengi
Boy 75 cm, kilo 9700 gr olmuş. Kız çocuklara göre boy persantili 97, kilo persantili 90’ da ilerlemeye devam ediyor.

Persantil nedir?

Persentil değeri ile bebeğinizin yaşıtları arasında 100 kişi içinde sıralama yapılırsa boy ve kilosuna göre sıralamadaki yerini saptamaktadır.
Persentiller, belli bir yaş grubundaki kız ve erkek çocuklarının kilo ve boy dağılımını gösterir. Örneğin; eğer 3 aylık bir kız bebeğin ağırlığı 35. persentile denk geliyorsa, kilosu o yaştaki kız çocuklarının %35’inden fazla, %65'inden ise daha
az demektir.
50. persentil değeri orta değerdir. Çocuklara ait boy değerlerinin %50 si bu değerin üzerinde, %50 si bu değerin altındadır. Bu değere "standart değer" adı verilir.


Bir sonraki kontrol 1 yaşında. Aman allahım, büyüdü Defne...Artık "1 YAŞ" lafı kullanılmaya başlandı...

PS. Bu arada kız çocuklarda idrar tahlili yapmak ne kadar da zormuş :), güzeelce bir temizlik yapıldıktan sonra steril torba yapıştırılıyor ve bekleniyor çişini yapması. Ancak çoğu zaman ( aynı gece 4 kez başımıza geldi :) ), poşet kayıyor ve beze yapıyor küçük hanım çişini. Ah bir durduğu yerde dursa belki daha rahat alacağız ama mümkün mü Defne’ nin sabit kalması, illaki zıplayacak, illaki hareket edecek...

2 Aralık 2009 Çarşamba

ARABA KOLTUĞUNA TERFİ

Küçük hanım büyüdü de artık arabada seyahat ederken ana kucağında değil, araba koltuğunda oturmaya başladı. İlk oturuşundaki yüz ifadesi de çok hoştu yani. Gayet ciddi bir edayla, ben artık büyüdüm dercesine süzdü etrafı. Ama hemen ardından gülücükler atmaya başladı. Zaten bir süre sonra da uykuya daldı.


Bu arada üzerimizdeki kazağında bir özelliği var. Seneleeer önce aynı kazaktan güzel kızımın babasında da varmış. Sevgili Nurgül halamıza bize bu kazağı ördüğü için tekrar teşekkür ederiz.

DEFNE’ NIN YENI OYUNCAKLARI

Güzel kızıma dayısı yeni bir oyuncak almış. 4 farklı renkli teletubby, bir iple bağlı şekilde bir trenin arkasında ikişer ikişer duruyorlar. Treni çekince teletubby ler hızla hareket ediyor. Defne ilk gördüğünde oldukça korktu, ama uzuuun bir mücadele ile eline almayı başardı. Sonrasındaki mutluluğu da inanılmaz. Azimle uğraştı, çabaladı ama sonunda eline almayı başardı. Bu kadar hırslı, azimli ve cesur oluşu çok hoşuma gitti doğrusu.

Bir kere aline aldıktan ve tadına baktıktan :) sonra kaynaştık artık oyuncakla.


Erkan amcası ve Sibel teyzesi, kızıma playskool yaramaz toplar oyuncağını hediye etti. Defne bayıldı o topların müzik eşliğinde hareket etmesine.

ANNENİN DOĞUM GÜNÜ

6 Kasım benim doğum günümdü. Kızımla kutlayacağım ilk doğum günü olması sebebiyle ayrı önemi vardı benim için. Bana bir süpriz yapmışlar. Akşam, annem, babam, arkadaşlarımız Gözde ve Bahadır ile tabi ki Selçuk ve güzel kızım hep beraber yemek yedik. Çok güzel, çok özel bir gündü benim için.

İyiki doğmuşum da seni doğurmuşum güzel kızım :)



Doğum günümde üç kuşak yanyana olmanın da keyfi bir başka idi.

DİŞ BUĞDAYIMIZ

Biliyorum uzun zaman oldu, bir türlü fırsat bulup da yazamadım diş buğdayı törenini. Oysa ilk dişler çıktıktan hemen bir hafta sonra yaptık kızımın diş buğdayını.

İkramlar hazırlandı, buğday kaynatıldı ve en önemli kişi Defne kuş yerini aldı masada..