15 Eylül 2009 Salı

EK GIDALARA GEÇİŞ

6. ay doktor kontrolü sonrasında artık ek gıdalara geçmenin zamanı geldi de çattı. Haftasonunu da fırsat bilerek ilk yemeklerini kendim hazırlayıp verecektim. Cumartesi sabahı ¼ patates, ½ havuç, ½ kabak, zeytinyağı ve esmer pirinçten oluşan çorbasını hazırlamak üzere girişimlere başladım. Ancak heyecandan olsa gerek :), ilk deneme başarısızlıkla sonuçlandı ve yemeğin dibini tutturdum. Tabi hemen yeniden hazırlığa başladım. Sebzeler bir güzel haşlandıktan sonra tabağa alındı, çatal ile iyice ezildi, püre haline getirildi, soğumaya bırakıldı. Defne mama sandalyesine oturtuldu, önlüğü bağlandı veeeee ... Bunu anlatmak olmaz, en iyisi izlemek :)

YENİ “İLK”LER YAŞIYORUZ...

12 Eylül Cumartesi. Bizim için oldukça önemli bir tarih oldu.. Bugün bir çok “İLK”i yaşadık. En önemlisi ek gıdalara başlamak oldu. İlerki yazılarda bunu detaylıca anlatacağız.

Bir diğer “İLK” imiz, emeklemek oldu. Tam olarak emeklemek denir mi bilinmez. Ben anlatayım, siz karar verin..

Çoğu zaman yaptığımız gibi Defne’ yi bizim yatağın üstüne bıraktık. Önce her zaman yaptğı gibi kolları gergin bir halde yüzüstü durdu. Sonra yine son zamanların favori hareketi, dizler kıvrıldı ve biraz da titreyerek emekleme pozisyonu aldııı ve bir baktık bizim kız yavru ceylan misali zıplaya zıplaya ilerlemeye başladı. O kadar tatlıydı ki görülmeye değer..

Ve bir diğer girişim, yattığı yerden kendi kendine kalkıp oturması oldu. Altını değiştirmek üzere, alt açma bezine yatırmıştım ki, incecik ve sabit olmayan alt açma bezinden destek alarak bir baktım bir anda oturmuş bizim kız. Bakalım daha neler göreceğiz...

6. AY GELİŞİMLERİ

Defne’ nin hızına yetişemiyoruz, her gün büyümeye, serpilmeye, güzelleşmeye devam ediyor. 5. Ay kontrolü sonrası destekli oturmaya başlamıştı. Zaten oturmaya hazır olduğu için hiç zorlanmadı. Hatta 4-5 gün içinde destek yastıklarını attı bir kenara, kendi kendine oturmaya başladı. O kadar tatlı ki otururken, eller yana açık destek almaya çalışıyor, öne arkaya, sağa sola sallanıyor ama oturmaktan da geri kalmıyor. Hatta kahkahalar atıyor mutluluktan :)


Oturmaya başladığına sevinirken, yetmedi bizim kıza, ayaklanmaya niyetlendi. Ellerinden tuttuğumıuz anda hooooop ayaklarının üstünde kalkmaya çalışıyor :) Oturduğu yerde kucağıma atılıyor, destek alıp ayağa kalkmak için. Anlatılmıyor görmeye değer.
Bu aralar en sevdiği şey ise şarkılar mırıldanarak kafasını sağa sola sallamak. Aynı hareketi bir şey istemediğinde de yapıyor. Hayır der gibi kafa bir sağa bir sola. Harika bir görüntü çook tatlı oluyor.

Yatağın bir tarafında yatırıyoruz, başka bir tarafında buluyoruz. İnanılmaz hızlı bir şekilde dönerek ilerliyor.
Öpülmeye de bayılıyor, bir bebek bu kadar sever herhalde öpülmeyi. Özellikle kafasını arkaya atıp bekliyor boynundan öpmemiz için.Öpülürkenki yüz ifadesi ise ömre bedel. Geçenlerde tam 15 dakika boyunca öptürdü bana kendini. O kadar da tatlı, yumuşacıkki o boynuşu. Değil 15 dakika, saatlerce öpebilirim ve hiç doyamam herhalde.


Yere bıraktığımız anda yüzüstü dönerek ,ilerlemeye çalışıyor. Ancak ileriye pek gidemiyor, çoğunlukla geriye gidiyor. Ayakları da koltuğa sıkıştırmayı ihmal etmiyor :)

Yüzüstü iken en çok yaptığı şey, göbeğinin üstünde duruyor, kollar ve bacaklar havada hiç durmadan ileri geri hareket ediyor. Uçak pozisyonu denirmiş ona.

Taklitler başladı :) Mama sandalyesinde otururken tepsisine 1 kere vuruyorum o da bir kere vuruyor, 2 kere vuruyorum o da iki kere vuruyor, duruyorum o da durup gülüyor. Yani tüm yaptıklarını tamamen bilinçli bir şekilde yapıyor. Gel babası geeeeeeel geeeeeel. Bunu söyleyerek ellerimi açıp kapattığımda, kahkaha atmaya başlıyor ve minik eller hafif hafif açılıp kapanıyor.

Artık sırtüstü uyurken görmek neredeyse imkansız. Yatağına bıraktığımız anda hemen sağ tarafına dönüyor, yanındaki ufak yastığına bir kolunu ve bacağını atarak mışıl mışıl bir uykuya dalıyor. Yan yatmadığı anda ise yüzüstü uyuyor minik kızım. Minik ayıcığı da hep yanında :)
Her günü ayrı güzel, her hali ayrı tatlı. Doyum yok doyulmuyor...

6. AY DOKTOR KONTROLÜMÜZ

6. ay kontrolümüz öncesinde çok heyecanlıydık. Bu ay hem doktorumuzu değiştiriyorduk, hem de ( daha da önemlisi ) bu ay ek gıdalara başlayacaktık. Tüm bu heyecan içinde büyük gün geldi, çattı ve 11 Eylül Cuma günü yeni doktorumuz Füsun Okan’ ın yolunu tuttuk. Muayenehane den içeri girer girmez, Füsun Hanım’ a da bir gülücük atarak onu da tavladı Defne. İlk muayene olması sebebiyle önceki gelişimleri hakkında konuştuk Defne’ nin. Sonra rutin boy ve kilo kontrolü. Güzel kızım bu ay içinde 700 gr alarak, 8380 gr olmuş. Boyu da 73 cm’ e ulaşmış. Doktor teyzesi çok iyi buldu gelişimini. Sonra teker teker neler yapabildiğini kontrol etti. Bu ay içinde artık uzun süre görmediği, tanımadığı kişileri yabancılamaya başlayacağından bahsediyordu ki, bizim kız Füsun Hanım’ ın yüzüne bakıp mızırdanmaya başladı. Bir nesneyi ona doğru uzattı ve elini uzatıp alacağını söyledi. Defne tam o anda elini uzatıp aldı, bir sonraki tepkisi diğer elime geçirmek olur dedi, tam o sırada diğer eline geçirdi ve son olarak ağzına alır dediiiiiii hooooooop direk ağzında :) Tabi o sırada hemen devreye girerek aldık elinden.


Sonraki aşama ek gıdalar hakkında bilgi vermek oldu. Öncelikle sebze püresi ile başlıyoruz ek gıdalara. ¼ patates, ½ havuç ve ½ kabak , bir tutam yeşil yapraklı ( maydanoz, dereotu veya nane) bir tatlı kaşığı esmer pirinç ile haşlanacak, üzerine 2 tatlı kaşığı kadar zeytinyağı gezdirilerek iyice ezilecek. Bu sebzelerin alerjen etkisi olmadığı için bir arada verilmesinin bir sakıncası yok. Doktor teyzesi bir süre blender dan geçirebileceğimizi söyledi ama açıkçası ben direk olarak çatal ile iyice ezerek vermeyi daha uygun buluyorum. 4-5 gün kadar bu menü ile devam ettikten sonra teker teker mevsim sebzelerini ilave edeceğiz çorbamıza. Her seferinde tek bir sebzeyi vererek alerjik bir reaksiyon oluşturup oluşturmadığını kontrol edeceğiz. İlk sebze püresinden bir hafta kadar sonra, ara öğün için cam rendeden geçirilmiş mevsim meyve püresi ilave edilecek menümüze. 6,5 aylık civarında ise ara öğün olarak yoğurt vermeye başlayacağız. Menüye sebze ile başlamamızın sebebi, meyve ile başlandığı takdirde, meyvenin tatlı tadına alışıp sebzeye geçişte zorluk yaşanmaması. Akşam menüsünde ise tahıl var. Doktor hanım, Milupa’ nın 7 tahıllısını anne sütü ile karıştırarak verebileceğimizi söyledi. Bu karışımı da haftanın bir kaç akşamı vereceğim güzel kızıma. Tabi bu esnada anne sütüne mümkün olduğunca devam edeceğiz.

Ek gıdalara geçiş oldukça heyacanlı bir süreç. Umarım güzel kızım zorlanmadan başarılı bir şekilde bu süreci de atlatacağız.

14 Eylül 2009 Pazartesi

YENI OYUNCAKLAR

Defne kız oturmaya başladıktan sonra oyuncaklarda da bir revizyona gitme ihtiyacı hissettik. Mama sandalyesinde otururken sıkılmaması için dayısının aldığı oyuncak çok hoşuna gitti, ilk gördüğü anda çok heyecanlandı .Teşekkürler Dayıcıııım :)

Oturduğu yerde oynayabilmesi için bir çubuk üzerine geçirilen çeşitli boylarda halkaları içeren aşağıdaki oyuncağı aldık.

Amaç aslında çubuğa halkaları geçirmek ama Defne oyuncağı amacı dışında her şekilde değerlendirdi. Görür görmez ilk yaptığı şey halkaları çubuktan çıkarmak oldu. En küçük halka kenara alındı, en büyük iki halka ise minik kollardaki yerlerini aldı. Yani bizim kız halkaların bir yere geçirileceğini keşfetti, sadece orası yanlış adresti :)

Tabi en sonunda halkalar ve çubuk daimi adreste yerlerini aldı :)




ANNE VE BABANIN ARKADAŞLARI

Geçtiğimiz günlerde, yakın arkadaşlarımız Esen ve Serdar’ ı İzmir’ e uğurlamadan önceki son buluşmadaydık. Deniz teyze ve Serhat amca da oradaydı. Defne kız yine gecenin ilgi odağı oldu. Uykuya gitmeden önce herkese çook sevimli veda etti.






Bahadır amca ve Gözde teyze de Defne’ yi görmeye geldiler.