25 Nisan 2011 Pazartesi

23 NİSAN

Çok keyifli bir 23 Nisan geçirdik.

Avea' dan bir Kedi Geçti :)...

23 Nisan programımız, annenin iş yerindeki kutlamalar ile başladı. Yolda giderken dedim ki "Defne, cim hani ben sabahları evden çıkarken işe gidiyorum diyorum ya, işte burası benim iş yerim, ben sabah buraya geliyorum" Gözleri kocaman açıldı, ben anne iş deldiim" diye sevindi.

Hemen 23 Nisan şenliğinin yapıldığı kafeterya bölümüne gittik. Orada resim yaptı, yüzünü boyadı palyaço ablası. Boyamadan önce sordu, “sen ne olmak istersin Defne?” diye. Cevap hemen geldi : “Ben dedi ( kedi ) olcam” Uslu uslu oturdu yüzü boyanırken





Gösteri başlamadan önce attı kendini piste. Bir o tarafa, bir bu tarafa koşturdu, gösterileri de keyifle izledi.


Ayrılmadan önce benim masama çıktık. Asansörde keyifle kendini izledi “anne bak ben dedi oğdum” diyerek. AVEA’ nın hediyesi minik fidanı da elinden hiç bırakmadan.



Annenin masasına oturdu, hemmen masa telefonuna sarıldı telefonu açıp karşısındaki sanal kişiye “ ben anne iş deldim yaaa” dedi bir de bilmiş bilmiş kafasını sallayarak.



Şirketten ayrılmadan önce de son derece keyfi yerindeydi


Şirketteki aktivite sonrası hep beraber Palladium’ a gittik. Şirkette oldukça fazla koşturduğu ve yorgun düştüğü için arabasına biner binmez uykuya daldı minik kedi :).


Uyandıktan sonra ToyzzShop’ a gittik birlikte. Bir bebek arabası ile olmazsa olmaz “hello kitty” aldık. “Ben dedim doyaştır” ( kedimi dolaştır ) diyerek Palladium koridorlarında dolaştırdı “dedi” sini



Ertesi gün de sitede bir eğlence oldu çocuklara yönelik. Hava biraz soğuktu ama aktivitelere katıldı orada da Defne. Yine her zamanki gibi ortada olmayı tercih etti Defne.








Bir sonraki 23 Nisan da daha da fazla aktiviteye katılma dileğiyle bitirdik hafta sonunu...

19 Nisan 2011 Salı

Sütü Bırakma..

Bu ay sonunda memeyi bırakmayı düşünüyorum artık. Bu süreç Defne’ den çok benim için zor olacak herhalde. Önce 2 yaşına gelsin dedim, sonra havalar düzelsin dedim, sonra evi yeni taşıdık yeni ortama adapte olsun aynı anda iki büyük değişim yaşamasın dedim, tüm bunları söyledikten sonra hep Nisan sonu tarihini verdiimm ve o gün gelip çatıyor artık :( çok ciddi etkileniyorum ben gerçekten. Benim için inanılmaz güzel, inanılmaz keyifli bir olay Defne’ yi emzirmek. İnanılmaz bir paylaşım içine giriyoruz bu esnada. Yorucu oluyor mu, cevap Evet, çok yorucu, çok yıpratıcı. Ama dediğim gibi o kadar keyifli ki, ne yoruculuğunu gözüm görüyor ne uykusuzluğu. Kızımla bir bütün oluyoruz bu dönemde.
Ama artık bitmesi gerekiyor, artık kocaman oldu . Onda da bağımlılık yaratmış durumda. bitecek de nasıl bitecek onu bilmiyorum ve bu süreci daha önce atlatmış annelerin tecrübelerini benimle paylaşmalarını rica ediyorum gerçekten. İkimizin de hazır olması gerek. Onun bu süreci zararsız atlatması için benim kararlı olmam gerek. Sürekli kendime bunları söylüyorum ama gerçekten zormuş...
Defne’ yi hazırlamaya çalışıyorum. Sürekli aramızda şu diyalog geçiyor ;
Ben :Defne’ cim sen artık abla oldun değl mi?
Defne : Evet anne,
Ben: artık ayakkabılarını kendin giyiyor musun?
Defne : evet anne ben ababam dendim diy ( evet anne ben ayakkabıımı kendim giyiyorum )
Ben : yemeğini kendin yiyorsun değil mi?
Defne : Evet anne ben memek dendim ye hem cataal, hem bıdaaak ( hem çatal hem de bıçak ile )*
*Hakikaten maşallah kızıma, hem çatal hem de bıçak kullanarak yiyor yemeklerini güzel kızım, çorbayı bile dökmeden kaşık kaşık içebiliyor kendi başına. ( maşallah, maşallah dilimi ısırıyorum şu anda )
Ben: sen koşabiliyorsuuun, yürüyebiliyorsuuun
Defne: Evet anne ben hem doooş heeem yüyüü ( hem koşuyorum hem de yürüyorum )
Ben : artık konuşuyorsun
Defne : Evet anne ben donuş (konuşabiliyorum :) )
Ben : Bak Kuzey bebek daha çok küçük, bunların hiçbirini kendisi yapamıyor, o yüzden meme yapıyor. Sen Kuzey bebeğin ablasısın değil mi?
Defne : evet anne ben abla ôldum, Dudey bebek abla.
Ben : Ablalar meme yapmazlar, bak Buket ablana o hiç meme yapıyor mu, sen abla olduğuna göre artık sen de meme yapma olur mu?
Defne : Ado anne ben Dudey bebek abla ama ben anne bebeeek, ben meme em mamaaam. ( Yani ben Kuzey’ in ablası olabilirim ama senin bebeğinim ve meme yapmaya devam edeceğim, konu kapanmıştır :) )
Bir şey diyemiyorum, ah be kızım sen benim bebeğimsin, sen benim canımsın ve ne kadar büyüsen de hep benim bebeğim kalacaksın bu gerçek . Ama bırakmalıyız memeyi annecim...
Okuduğum kaynaklar, konuştuğum pedagoglar geçisin bir anda olmaması, azalta azalta bitirilmesi konusunda hemfikir. Zaten biz sadece geceleri emiyoruz artık bu nedenle niyetim şu, Nisan sonun kadar gece her uyandığında emzirmek yerine bir emzirmek bir normal uyutmaya çalışmak. Son olarak da Nisan sonunda bitirmek.
Ayrıca yöntemim şu olacak;
Defne’ nin bir hedefi varsa eğer o hedefe geldiğinde problem yaratmıyor. Örneğin parka gidiyoruz diyelim. Oynuyor, oynuyor, eve gitme vakti geldiğinde “Defne’ cim birazdan eve gitmemiz gerekli istediğin bir oyuncağa son kez bin sonra evimize gidelim” dediğimizde tamam anne diyor, bakıyor hangisine binmek istediğine örneğin “Hııımm kaydırak” diyor, gidip biniyor ve hemen sonra “Hadi anne ev didelim” diyor. Ya da arada uyku öncesi harici meme isterse şöyle bir yöntem izliyoruz, telefonun alarmını kuruyorum örneğin 3 dakikaya. “Alarm çalınca emmeyi bırakacağız tamam mı?” diyorum, “Mamam anne” diyor ve başlıyor emmeye. Alarm çalınca da “ daat ( saat ) çaldııı, meme bittiii”diyor ve öpüp bırakıyor memeyi hiç tutturmadan. Ben Barcelona’ dayken de aynı şeyi yapmıştı örneğin. Ne zaman geleceğimi bildiği için hiç problem yaratmamıştı evdekilere. Bu durum bana biraz güven veriyor. Bir takvim hazırlamayı planlıyorum Nisan sonu takvimdeki son gün olacak şekilde. Her gün bir günün daha üzerini çizip, “bak Defne bir gün daha bitti “30 Nisan’ ı göstererek” bu gün geldiğinde aydede çıktığında artık meme yapmayacağız tamam mı” demeyi planlıyorum .tahminen o gün emmeyi bırakacağını bilirse daha rahat atlatırız bu süreci. Umarım yanılmıyorumdur bakalım o gün gelince göreceğiz.
Ancak şu gerçek ki 30 Nisan gelip çattığında Defne’den çok ben ağlayacağım....( tabi o beni görmeden ) Gelişmeleri paylaşacağım yine buradan.

18 Nisan 2011 Pazartesi

Bu kız beni çok şaşırtıyor

( 13.04.2011 ) Dün akşam annemlerdeyiz. Annem iki fincan vermiş Defne’ ye. Birinin içinde küçük makarnalar var. Dolu olanı boş olana boaşltarak oynuyor, oyunun adı da “Bi ona, bi ona :) “, bunu oynamak istediği anda koşup “anne ben bi ona bi ona oyna” ( o lar ince ) diyor... Neyse aldı eline bardakları, bi ona bi ona aktarırken arada da “bi ağzına” :) atıyor makarnayı. Ben bir kez uyardım, Defne’ cim yeme onu tamam mı bak bir kez daha yersen alıcam elinden diye. Bir süre sonra yine attı ağzına, ben de aldım elinden. Yarım saat kadar sonra tekrar istedi, “yiyecek misin” dedim, “ado” dedi. Ben de verdim tekrar ama kontrol ediyorum sürekli ne yapıyor diye, “bi ona bi ona” diye aktarıyor ama yan gözle de beni izliyor. Bir ara baktım bardağı ağzına götürüyor “ben iç” diye. “Defne hani yemeyecektin annecim” dedim, cevap şu ; “Anne ben ham ado, ben iç!!!” yani benim küçük cingözüm kendince çözüm bulmuş olaya, ben ona yeme dedim ya o da yemiyor içiyor! :) ne diyeceğimi bilemedim, bu pratik zekasına da inanilmaz şaşırdım açıkçası. Daha iki yaşında bunu düşünen bir çocuk kimbilir ileride neler yapacak...

Yüzücü Defne

11.04.2011 Geçen gün Selçuk yüzmeye gitmek üzere hazırlık içinde. Gözlüğü çıktı meydana ve bunu gören Defne hemen aldı tabi taktı gözüne. Evin içinde gözünde yüzme gözlüğü , eğilmi iyice yere baka baka yürüyor gülerek. Bir ara gözlüğü alıp bana taktı ve tepkisi aynen şu oldu “ Ayy anne doğ diğkin oldun ( o ince ) Yani : ayy anne çok çirkin oldun”. Bizi aldı bir gülme tabi. Sonra benden aldığ gözlüğü taktı babaya. Aynı tepkiyi babasına verdi bu sefer : “ Ayy baba sen de doğ diğkin oldun” :) biz geri kalır mıyız, Defne’ ye taktık gözlüğü “Ayy Defne çok çirkin oldun :)” gülüşmeler, Defne de bir kırıtma bir kırıtma...


Yaramazlıklar

11.04.2011


Bu aralar yaramazlıklar hat safhada. Yanımızdan kaybolup bir kaç dakika ses gelmediği anda koşuyorum hemen içeriye ve her seferinde farklı bir manzara ile karşılaşıyorum. Bir kaç örnek; - Defne ile babası beraberdiler ( ya da ben öyle sanıyordum :) ) ben mutfakta yemek hazırlığı içerisindeyim. Bir ara Selçuk’ un televizyon seyrettiğini ve Defne’ nin yanında olmadığını farkettim. Hemen koştum içeriye Ben: Defneee, nerdesiiin? Defne : (yatak odası taraflarından ses gelir) burdayım ( muudayım ) anneeee. Ben : (Bir taraftan koşarken) Napıyorsun kızıım? Defne : banyooo Yatak odasına bir gittim ki, bizim kız girmiş banyoya, açmış duşakabini girmiş içine, kapatmış. Eli duşta tam suyu açmak üzereyken ben yetiştim . banyo yapacak bizim kız kendi kendine :) Selçuk manzarayı görünce bastı kahkahayı, gülme diyorum ama ben de tutamıyorum kendimi bir taraftan.




- Benim yanımda idi, abartmıyorum sadece 2-3 dakika geçti, ayrıldı yanımdan ve ses kesildi. Beni yine aldı bir telaş Ben : Defneee, nerdesin annecim? Defne : Anne baba oda ( O ince söyleniyor ) Yanına gittiğim zaman gördüğüm manzara şu : Defne yere oturmuş, şifonyerin üzerinden almış olduğu kırmızı ojemi işaret parmağının ilk boğumuna olduğu gibi sürmüş. Beni görür görmez parmağı bana göstererek söylediği şu oldu; Defne : anne bak ben oyee süğdüm ( Oje sürdüm ) Aklıma gelen ilk soru şu oldu, “Başka yere de sürdün mü?! :) “ Neyseki aldığım cevap beni bir nebze rahatlattı : “Ado” Yani parmağına oldukça başarılı bir şekilde sürmüş ve Allah’ tan başka hiç bir yere süremeden ben yetişmişim...


- Yine bir sessizlik anı, ve mekan yine yatak odası :) Diyalog başlangıcı aynı tekrarlamayacağım, bu kez odaya gidip gördüğüm manzara ise şöyle : Defne bir koca bardak suyu yere boca etmiş ,ayağındaki çorapları da çıkarmış, suyun üzerinde zıplıyor şap şap. Her yer sırılsıklam. Anne çıldırmış ( bir yandan da gülmemek için zor tutuyor kendini ) ama manzarayı gören baba tahmin edin ne yapıyor : cevap veriyorum karnını tuta tuta kahkahalarla gülüyor. Ben gülme, güldükçe yüz buluyor deyince saklanmaya çalışıyor ama bizim cin kız kavrıyor hemen durumu. Ben gülmekle kızmak arası bir durum Defne’ yi yaptığının yanlış olduğuna iknaya çalışıyorum ( Ahh ah ne kadar zor benim işim )