18 Ocak 2011 Salı

Defne' den İnciler..

Defne yere yatar, baya baya yatar kapatır gözleri. Anne sorar;
Kızım sen hasta olmak istiyor musun?
Defne : Ado
Anne : İlaç içmek istiyor musun?
Defne : Ado
Anne : O zaman yerden kalkman lazım, yoksa hasta olabilir, ilaç içebilirsin
Defne yerden kalkar.

Ertesi gün;
Defne yine yere yatar. Anne sorar;
Kızım sen hasta olmak istiyor musun?
Defne : Yüzünde muzip bir gülümsemeyle : Ebeh (Evet ) !!!
Yani daha ilk soruda beni durdurdu, devamını biliyor ya, süreç nasıl işleyecek, daha ilk baştan devamının gelmesinin önüne geçti. Anne ise ne diyeceğini bilemez bir hale geldi.

-----

Anne, baba, Defne hep beraber yemekteyiz. Defne mama sandalyesinde oturuyor ancak kendini yemeğini bitirdiği için artık sıkılmış ve inmek istiyor. Mama sandalyesinin kemerini göstererek " Anne aç " diyor sürekli.
Anne : Ama Defne' cim bak baba ile benim yemeğimiz henüz bitmedi, hep beraber oturlaım biz de bitirelim yemeğimizi tamam mı annecim?"
Defne : ( Alkışlayarak ) Anne, baba mama bittiii, aferin aferin, haydi haydiii, tamammmm. ( Bİz ona her yemek bitirişinde aferin diyormuşuz onu farkettim )
-----

Anne, Hayriye abla, Defne arabadayız anneannelere gidiyoruz. Anne arabayı parkeder ve Hayriye ablaya sorar; Nasıl Hayriye abla iyi oldu herhalde değil mi?
Defne arkadan lafa karışır hemen : "iyi anne aferiiin, araba tamamm, haydi haydi annaneee, asker dedeeeee" Bu arada önce alkışlanıyor yani sonra ise haydi derken el bir öne bir arkaya sallanıyor"

----

Anneannelere gideriz. Apartman 5 katlı ve annemler 5. katta oturuyor. Asansöre bineriz ve Defne başlar;
Buuu biiiir, buuu ekeeeee( iki ), buuuu üççççç, buuu dooo ( dört ) , buuu beeeeeş annane deldikkkkkk, aferinnn ( yine alkışlar )

----

Eve gitmek üzere arabadayız ve siteye gireriz. Defne site güvenlikteki amcalarına el sallar; "A maa bay bağğğ, biz ev deldiiiik, Me ( ben ) meme ham ham haaam, aferinnnn. "

YARAMAZLIKTA SON BOMBA...

Sonunda bunu da yaptı küçük kuş, kahkahalarla gülmek geldi içimden duyduğum anda ama tuttum kendimi yüz bulmasın diye. Fazla merakta bırakmayayım, anlatıyorum hemen hikayeyi ...

Dün yine evdeler Hülya Hanım ile. Hülya Hanım bir ara balkona çıkmış bir şey koymaya, daha arkasını dönmeden hooop Defne balkon kapısını kapatıp kolu çevirmiş hemen içeriden. KİLİTLEMİŞ HÜLYA HANIM’ I BALKONA!!! Defne içeride mutfakta, Hülya Hanım dışarıda balkonda! Gülmüş bizim kız, Hülya Hanım da ne yapacağını bilememiş. Neyseki balkonda meyveler vardı, bir mandalina ile bir muz almış eline, Defne’ ye göstermiş yemek ister misin diye. O da yemek isteyince o zaman aç kapıyı demiş de açmış küçük canavar kapıyı.

Yoksa kalacak Hülya Hanım balkonda üstü kalın değil tabi ev hali. Hem üşüyüp hasta olma ihtimali var, hem Defne içeriye odalara gitse her türlü tehlike ile başbaşa ! Bize de ulaşamaz Hülya Hanım telefonu yok yanında ancak dışarıdan biri geçecek de Hülya Hanım seslenecek onlar da duyup kapıyı kıracakalar vs de !
Aman Allahım olabilecekleri düşündükçe ürperiyorum, ucuz atlattık gerçekten. Bu küçük canavar da yapabileceklerinin sınırı olmadığını bir kez daha gösterdi bize.
Dediğim gibi çok güldüm aslında bir yandan da ama tabi bu kısmı Defne hiiiç görmedi..


Bakalım daha nelerle karşılaşıcaz Defne Hanımla...

6 Ocak 2011 Perşembe

Uyku...

“Minik Defne’m uyusun da büyüsün
Minik Defne’m annesinin kollarında büyüsün
Bebeğim kollarında uyuyor
Annesi onu çok çok seviyor
Minik Defne’m uyusun da büyüsün
Minik Defne’m annesinin kollarında büyüsün
Bebeğimin uykusu mu gelmiş
Yummuş gözlerini uyuyor
E bebeğim e eee, e Defne e eee ee
Minik Defne doğdu
Herkes mutlu oldu
E bebeğim e eee, e Defne e eee ee”

Defne doğduğundan beri söylerim bu ninniyi kızıma. Ancak son zamanlardaki uyku seanslarında daha bir ister hale geldi bu ninniyi. Muhakkak her gece “anne nen nen neee” diyerek bu ninniyi söylememi istiyor, bana sımsıkı sarılıyor ve saçlarıyla oynamamı istiyor. Ben güzel kızımın saçlarını okşayıp ninni söylerken de yüzünde bir gülümseme ile mışıl mışıl bir uykuya dalıyor. Tabi bu seans öncesi bool bir meme seansı olmazsa olmaz :)

Şu aralar uyku seremonisindeki bir diğer önemli nokta da, belli bir süre emdikten ( tahmini 5-10 dk ) sonra babasından su istemesi :) Kaldırıyor kafayı tüm sesiyle bağırıyor içeriye “ Ba baaa Brrrrrrr”. Babası suyu getirdiğinde de nasıl mutlu oluyor anlatamam. 1 bardak suyu içiyor, babası ile tekrar bir öpüşme koklaşma faslı ve sonra tekrar meme ile devam ediyor süreç. Artık emmek istemediğinde ise yukarıdaki süreç başlıyor. Mis gibi kokusuyla bana sımsıkı sarılıp uyuma faslı..

5 Ocak 2011 Çarşamba

2011' e girerken..

Çok keyifliydi yılbaşı gecesi. Defne neşeyle bize eşlik etti, oyunlar oynadı, çook eğlendi.





Aldığı hediyelere çoook sevindi.





Ne şanslı, anneannesi ve babaannesi aynı şeyi düşünmüşler. Anneannesi kendi elleriyle bir pelerin dikmiş küçük kuşa. Babaannesi ise güzel beyaz bir peluş palto almış. İkisi de çook yakıştı benim prensesime..


Herkesi en duygulandıran hediye ise anne ve babanın aile bireyleri için yaptırdığı üzerinde Defne’ nin resminin olduğu duvar saati oldu. Düşündüm ki kalıcı ve anlamlı bir hediye olsun, herkes her baktığında Defne’ yi görsün. Tahmin ettiğim etkiyi de yarattı kesinlikle.

Gecenin sonlarına doğru pastalar kesildi. Tabi ki mumları Defne üfledi :)


Çok keyifli bir yılbaşı gecesi idi. Saat 00:05’ e kadar bize eşlik ettikten sonra tatlı bir uykuya daldı minik prensesim...