3 aylık uzun bir aranın ardından, geçen Cuma doktor kontrolüne gittik. Maşallah güzel kızıma herşey gayet yolunda. Artık herşeyden yiyebiliyoruz. Zaten son 1 aydır özellikle akşam yemeklerinde bizim yemeklerimizden veriyorduk Defne’ ye ( az tuzlu hatta mümkün olduğunca tuzsuz) . Menümüze süt, yumurta beyazı ve bal da eklendi.
Süt olarak günlük süt vermenin daha uygun olduğunu söyledi Affsane Hanım. Biz de hafta sonu ilk denememizi yaptık, pek beğenmedi tadını şimdilik, ama anne azimli :), küçük küçük denemelere devam. Eminim sütü çok sevecek güzel kızım, ben çok seviyorum ne de olsa :)
Upuzuun bir soru listesi ile gittik Affsane Hanım’ a. Sağolsun, büyük bir samimiyetle her bir sorumuza tek tek cevap verdi. En önemli konumuz, henüz yeni yürümeye başlamış olan küçük prenses için ayakkabı seçimi oldu. Tabanı, elimizle kıvırdığımızda ayakkabı ikiye katlanacak kadar yumuşak olmalı ayrıca bileği kavramalı şeklinde tavsiyeleri oldu doktorumuzun.
Defne’ ye henüz televizyon izletmiyoruz algıları zayıflattığı için. Ancak Akıllı Bebek CD setlerinin izlenebilirliğini sorduk doktorumuza. O da günde yarım saati geçmemesi kaydıyla izletebileceğimiz söyledi. Ancak ben hala endişeliyim açıkçası. Belki de hiç izletmem.
Diğer bir önemli konumuz ise Defne’ nin kakasını söylemesi idi. Defne bir süredir kaka yapmadan önce ağzı ile “brrr” yaparak, kaka yapacağını söylüyor bize. Bu durumda tuvalet eğitimine başlamanın ne kadar doğru olduğunu sordum. Benim bildiğim ve araştırdığım kadarıyla, bu aylarda henüz anal kasları yeteri kadar gelişmediği için tuvalet eğitimine başlamak çok da doğru değil. Doktorumuz da aynı şeyleri söyledi. Eğitim şeklinde olmasa da, sadece söylediği zamanlarda lazımlığa oturtabileceğimizi ama şu an için çok da gerekli olmadığını söyledi, çok sıcak bakmadı bu duruma yani...
Uyku, yemek düzeni ve aklımıza takılan diğer ufak tefek soruları Affsane Hanım yanıtlarken, Defne de ciciannesi ile birklikte muayenehanenin içinde tur attı, oyuncaklarla oynadı, duvardalara yapıştırılmış kedi resmine bakarak, miyav ( miyavvvvvvv ) demeyi öğrendi.
Oldukça rahat bir muayene geçirdik, ( aman maşallah benim kızıma, dilinizi ısırmanızı rica edeceğim okurken :) ) hiç sorun yaşatmadı taki aşı vurulana kadar ( kızamık, kızamıkçık, kabakulak karma aşısı, nadir de olsa görülen yan etkisi, 5-7 gün sonra vücutta bir iki döküntü, hafif soğuk algınlığı ve /veya bir gece süren ateş imiş. Bakalım yaşayacak mıyız bu yan etkileri , temennimiz hiç yaşamamak tabi, üst dişler de çıktı çıkacak, hepsi denk geldi yani.. ) aşı koluna girer girmez bastı yaygarayı, ama aşı çıkınca da hemen gülerek yine kedi resmini gösterdi doktor teyzesine “miyavvv” diyerek ( buradaki “a” ince çıkıyor ve dudaklar karşıya doğru uzuyor..)
Boyumuz 81 cm, kilomuz 10920 gr olmuş. Boy persantili 98’ de, kilo 90’ da ilerlemeye devam ediyor. Oldukça uzun gidiyor boyu, babası hep der, seni geçecek ama umarım beni geçmez diye. Yürekten katılıyorum bu dileğine :), şaka bir yana sağlığı yerinde olsun da boyu, kilosunun önemi yok. Doktor teyzesi, boyu bu hızla uzamaya devam ederse her ay ayakkabı değiştirmek zorunda kalabilirsiniz dedi ( Amman n’olur yine dilinizi ısırın, maşallah, maşallah :) )
Bir sonraki randevu 4-5 hafta sonra aşı yaptırmak için. Pnömokok aşısının 4. dozu vurulacak. Genel kontrol için yaptırmamız gereken kan- idrar tahlilini de bu kontrolde yaptıracağız sanırım ( İdrar için bu sefer de poşeti bağlayıp çıkmıştım evden ama küçük hanım kıpır kıpır olduğu için yine kaydırmış ) Kan tahlilini ise hiç yaptırmak gelmiyor içimden. Durduk yere çok canını yakacağız ama zaman ilerledikçe yaptırmak daha zor olacağından bir an önce halletmek gerekli.
Hastaneden , yine girişte olduğu gibi çevredeki herkese el sallayarak, öpücük göndererek ayrıldık...