
31 Aralık 2010 Cuma
YENİ YIL , YENİ UMUTLAR

Yılbaşı Öncesi Hazırlıkları
Bir kaç gece öncesinden yılbaşı ağacımızı süsledik. Defne de kendi elleriyle taktı süsleri ağaca. Sonra ağaca bir şey yapar mı dedim ama beni yalancı çıkarttı. Gözü gibi bakıyor şimdi. Gidip gidip ışıklarını yakıyor...
Fıstık, Erkan Amca, Sibel Abla ve Kuzey bebek :) ziyaret ( ler )i
Defne Pazara Gider..
30 Aralık 2010 Perşembe
Çocukça Bir Yılbaşı Partisi..
Geçen Cuma
Hızlı bir kantaron yağı tedavisiyle iyileşti yaralar bir hafta içinde. Şimdi sadece ufak bir nokta kaldı. Bir mucize gibi kantaron yağı. Annelerin kesinlikle başucunda olması gerekli diye düşünüyorum..
İçim sızladı onu öyle görünce. İnsan bitaneciğinin kılına zarar gelsin istemiyor hiç, ama çocuk bu, düşmeden de büyümüyor. Allah beterinden korusun...
24 Aralık 2010 Cuma
Afacanlık Peşinde..
Tuana - Defne
Defne’ nin Abla , Amca, Abileri..
Defne herkese abla , amca, abi diyor olunca, kimden bahsettiğini farklı şekilde ifade etme ihtiyacı hissetti kendince. İşte Defne’ nin abla, amca, abileri...
BORA : Aa ma (kendi amcası)
YELDA : Aa ma Aa ba : (amcasının eşi, yengesi yani :) , yenge de diyebiliyor ama abla demeyi tercih ediyor Yelda’ ya.)
BUKET: Annannem Aa ba ( Benim kuzenim, İstanbul da okuyor, çoğunulukla anneannesinde karşılaştıkları için adı “Annannem A ba” oldu )
DENİZ : Hişşt Aa ba :) ( çok yakın bir arkadaşımız, bir gün arabada beraber giderken “ Hişşt naber” dedi Defne’ ye , o günden beri adı Hiştt aba )
SERHAT : Hişşt Aba Ama : ( Serhat da bir başka yakın arkadaşımız. Geçen gün Deniz ile beraber geldiler bize , bu sebeple Serhat oldu Hişşt Aba Ama :) )
ARZU : Du Anne Aba ( Açıklıyorum, Tuana’ nın Annesi Abla :) ) Zaman zaman Adu Aba da diyor.
DOĞA: Annanem Abe ( Kuzenim, askerliğin yapmak üzere İstanbul’ a geldi. Geçen gün yine anneannesinde gördüğü için Doğa oldu Annanem Abe :) )
Defne’ nin Müzik Merakı
Çağla Abla
Anne babalar da çocukluğuna döndü o gece. 4 koca insan almışsız ufaklıkların halka oyuncaklarını birbirimize atarken bulduk kendimizi, onlar da şaşkın gözlerle bizi izliediler bu sırada.. :)
Gecenin sonunda Selçuk, “çok yoruldum ben” diyordu mutlu bir şekilde, çünkü bir Defne, bir Çağla Selçuk’ un kollarında uçtular havaya..
Daha sık bir araya getirmek gerekli bu güzellikleri..
2 Yaş...
Ben de varım, büyüdüm, istediğimi yaparım ı oldukça fazla hissettiriyor bize. İstedikleri olmadığı zaman da hırçınlaşıyor, zaman zaman kendini yere atıp yerleri yumruklamaya başlıyor. Böyle durumlardaki tepkim susmak ve tepki vermemek oluyor. Bir süre sonra kendiliğinden sakinleşiyor küçük hanım. Ancak bu söylediğim kadar kolay değil gerçekten. Ciddi bir sabır evresindeyiz şu ara.
Benzer sıkıntıları yaşayan anneler, tecrübelerinizi paylaşın ne olur, bu dönemki yönlendirme çok önemli ve yanlış bir şeyler yapmak istemiyorum açıkçası...